41.Köpek mi Sorun, İnsan mı? 21. yüzyılda şehirler göğe yükseldi ama insan içten çöktü. Beton yükseldikçe vicdan alçaldı; asfalt / beton döküldükçe doğa yok oldu. Eskiden köy meydanında birlikte yaşadığımız sokak köpekleri, şimdi şehirlerin arka sokaklarında, çöplüklerin gölgesinde hayatta kalma savaşı veriyor. Sorun büyük: Kontrolsüz şekilde artan sokak hayvanları nüfusu, …
Devamını Oku »42.Gaymakam Begiim, Bu Sıpa Sizi Okutur!
42.Gaymakam Begiim, Bu Sıpa Sizi Okutur! Yöneticilik… Kulağa ne kadar ciddi geliyor değil mi? Üstü ütülü kelimelerle konuşan, ceketi omuzlarından büyük adamlara yakıştırılan, çoğu zaman halktan daha çok halk hakkında fikir üreten bir meslek hâline geldi artık. …ve yöneticiler…. Gravatlı, takım elbiseli adamlar…. Az gülen çok konuşan ve her zaman …
Devamını Oku »43.Sürpriz Değil, Bildiğimiz Hayat!
43.Sürpriz Değil, Bildiğimiz Hayat! Süpriz nedir deseler, bir anda bizi değişime sokan, şaşırtan, sevinçli veya üzücü hallere deriz derim. Hayat, sandığımız kadar “sürprizlerle dolu” bir yer değildir aslında. Bu cümleye itiraz eden çok olur, ama çoğu da zaten şark kültürünün büyülü sisinde yaşamaya alışmışlardır. “Hayat bu, belli mi olur?” deriz …
Devamını Oku »44.Yalanın Rengi Olur mu!
44.Yalanın Rengi Olur mu! Bazı kelimeler vardır ki, zamanla anlamını yitirir… Ve bazı yalanlar vardır ki, zamanla toplumun gerçeği olur…. O kadar çok yalan konuşuluyor ki… Artık yalan söylemek, toplumda bir “iletişim stratejisi” olarak kabul görüyor. Eskiden çocuklar yalan söylediğinde “Ayıp!” denirdi. Şimdi “Akıllı çocuk ha, işi çözmüş” deniyor. Canım …
Devamını Oku »45.Oku ki Yıldızların Olsun!
45.Oku ki Yıldızların Olsun! Bilmek ne güzel. Kendini bilmek…. İnsanı bilmek….. İç dünyayı ve dış dünyayı….. Aşkın ve içkin duyguları bilebilmek…. İnsan, doğar doğmaz bilmez elbette ama sorar, arar, öğrenirse bilir. Çünkü bilgi doğuştan gelmez; kitapla gelir, tecrübeyle yoğrulur, sorgulamayla şekillenir. Okumayanın bilgisi, görmeyen gözlüğe benzer: şekli var ama işlevi …
Devamını Oku »46.İnek Mezar Otunu Yerse…
46.İnek Mezar Otunu Yerse… Türkiye’de bazı kavramlar vardır ki, herkesin dilindedir ama kimsenin yüreğinde değildir. Sürekli konuşulur, övülür, kutsanır… Ama icraata gelince ortada ne sadakat kalır ne samimiyet. Mesela arkadaşlık… Herkesin bir “kankası” vardır ama cenazede omuz verecek dost bulmak zordur. Herkes bir fotoğraf karesinde yanınızdadır ama zor günlerde herkes …
Devamını Oku »47.Koltuk Takımı Altında Kalan Hayatlar!
47.Koltuk Takımı Altında Kalan Hayatlar! Tecrübe denince çoğumuzun aklına yaş gelir, ama aslında yaş sadece rakamdır; asıl mesele, o rakamın kaç tanesinin tokat gibi geldiğidir. Yani mesele kırışıklıkta değil, o kırışıklığın hangi faciaların mimarı olduğundadır.Tecrübe, zamanın ateşinde kavrulmuş bir bilgeliktir; hataların süzülüp imbikten geçirilmiş halidir. Ama öyle süslü bir kavanozda …
Devamını Oku »48.Raporlar ve Makyajlı Gerçekler!
48.Raporlar ve Makyajlı Gerçekler! Bir karar verilir,Beş elden geçer,Sonuç aynı olur…AmaYük hep halkın sırtına biner…. Yönetmek zordur. Yönetilecekleri tanımadan, sadece danışmanın tebessümünden / poh pohlamalarından, rapor denilen süslü kağıtlardan medet umarak hüküm vermek, en tehlikeli yönetim biçimidir. Çünkü yöneticinin gözü pencerede, kulağı hoparlör seslerinde , kalbi koltuğunda olur; halk ise …
Devamını Oku »49.Konuşmak Ayıptır, Bazen de Ayı’dır!
49.Konuşmak Ayıptır, Bazen de Ayı’dır! Bazı şeyler vardır ki, hatırlatılması ayıptır. Kimileri ise hiç hatırlatılmamalı, bu bir erdemdir. İnsan kalbine saplanan en keskin bıçak, bazen farkında olmadan, bir anlık gafletle söylenen bir kelimedir. Çünkü dil, sadece konuşmak için değil, aynı zamanda susmak için de vardır. Her doğru, her yerde söylenmez; …
Devamını Oku »50.Cömertin Sofrasında Öküz Oldum, Cimrinin Evinde Hayal Gördüm!
50.Cömertin Sofrasında Öküz Oldum, Cimrinin Evinde Hayal Gördüm! Anadolu’da misafirlik, bir alışkanlıktan öte; bir gönül terbiyesidir. Kapılar zillerle değil, dualarla çalınır; evler, anahtarla değil, sevgiyle açılır. Bu topraklarda misafir, “Tanrı misafiri”dir—gelişiyle rahmet iner, gidişiyle bereket kalır. Misafirlik yalnız karın doyurmak değil; yürek ısıtmaktır, hatır sormaktır, geçmişin kalbinde yer etmiş kadim …
Devamını Oku »
Metin KOCA