147.Gönlü Tok Kadın: Anne!

147.Gönlü Tok Kadın: Anne!

Anneler Günü…Bazılarının neşeyle çiçek aldığı, bazılarının da sessizce pencere kenarına oturduğu gün.

Anneler Günü, çiçekçilerle kuyumcuların bayramı değildir. O gün, bir kadının “evlat” kelimesini ağzına aldığında gözlerinin dolduğu gündür.

Bir ömrü uykusuzlukla, fedakârlıkla, dualarla geçmiş bir annenin, çocuklarının varlığına yeniden sarıldığı gündür.

Kimileri bu günde annesini arayıp “Canım annem, iyi ki varsın” derken…

Kimileri, annesini bir yılın özrü gibi, sadece bu günde hatırlar.

Ama bir de hiç aranıp sorulmayanlar var…

Kapısı çalınmayan, telefonu hiç çalmayan, hatırlanmayan anneler…

Elini öpmek şöyle dursun, yüzüne bakılmayan…

Sadece doğurmuş olmakla kalmış; sonra hayatın bir köşesine itilmiş, evlatsız kalmış anneler.

Zamanında bir çocuğun ilk gülüşüne, ilk yürüyüşüne şahit olmuş;

Yarasında öpücük olmuş, ateşinde nöbet tutmuş,

Tırnağı kırıldığında canı yanmış bir kadının,

Yıllar sonra kapısında sessizlik nöbet tutması ne ağırdır bilir misin?

Bazıları için Anneler Günü, çocuklarının resimlerine bakarak geçirilen bir gündür.

Bazıları için de huzurevinde “Bugün kimse gelir mi acaba?” diye beklemektir.

Ve bazı anneler, alışveriş merkezlerinde başka annelerin çiçek aldığına şahit olurken;

Kendi ellerine ne çiçek, ne bir telefon dokunur.

Kimi anne, mezar taşına sarılır kaybettiği evladı için…

Kimi ise canlı canlı kaybedilmiştir evlatları tarafından.

Anneler Günü’nü kutlamayan anneler de vardır yani;

Kutlanmayı değil, hatırlanmayı bekleyenler…

Ve işte böylesi bir dünyada, hediyenin anlamı çoktan değişmiştir.

Bir öpücük, bir “Nasılsın anneciğim?” cümlesi, en lüks paketten değerlidir artık.

Çünkü anneler için en büyük hediye; çocuğunun sesidir, varlığıdır, bir de hatırlanması…

Ve şimdi… hikâye üç zengin evladın hediyesiyle başlıyor.

Ama bazı hediyeler vardır ki, sandığın gibi gitmez…

Bazı anneler ise gelen hediyeye değil, giden evladına hasrettir.

Zaman Odur ki

Üç eski dost, ticarete atılmış, işleri büyütmüşler, cepler şişmiş.

Aradan yıllar geçmiş, derken Anneler Gününü hatırlamışlar… ve kutlamışlar haliyle….

Bir akşam oturup annelerine ne aldıklarını konuşmaya başlamışlar hava ata ata…:

Bilal:

– Ben anneme müstakil bir villa aldım. Hayatında hiç büyük evde oturmamış. Eee bir evi temizleyene kadar bir ömür geçer…

Baha:

– Ben de anneme son model araba aldım. Şoförü de cabası! Kadıncağız artık minibüs durağında beklemeyecek!

Hüseyin ise gülümseyerek:

– Sizin hediyeler güzel ama benimki başka!

Annem Kur’an okumayı çok sever ama gözleri zayıfladı. Ben de ona, Kur’an’ı ezberden okuyan bir papağan aldım. Hem Arapça, hem Türkçe okuyabiliyor!

Tam 10 hafız, 10 yıl bu kuşu eğitmiş. Fiyatı mı çok yüksek? Yirmi milyon verdim!

Ama anam için helâl olsun!

Gururla hediyeler paketlenmiş, tapular hazırlanmış resmi işler yapılmış yollanmış. Malum uzaktalar. İşleri çok. Ve dünya onlara göre para pul yeri…

Bir ay sonra mektuplar düşmüş posta kutularına…

Bilal’in annesinden gelen mektup:

“Canım oğlum, ev çok büyük. Beni oda oda gezdiriyorlar. Kapıdan girene kadar soluk soluğa kalıyorum. Zaten bana bir oda yeterdi. Ama beni düşündüğün için teşekkür ederim. Şeey…sadece…..sen olaydın…neden yanıma gelmedin?”

Baha’nın annesi yazmış:

“Oğlum, araba göz kamaştırıyor ama ben bu yaşta sadece geçmişe yolculuk yapıyorum. Şoför desen, bana ‘teyze’ dediği her seferde içim buruluyor. Kırk yılda bir karşılaştığımızda, sarılsaydın bana daha çok değerdi. Özledim kokunu….”

Hüseyin’in annesi ise şöyle demiş:

“Canım oğlum, senin gibi evlat dünyaya zor gelir. Gönderdiğin tavuğun eti enfesti! Ellerime sağlık diyemedim, çünkü o pişti, ben yedim. Eti damağımda kaldı vallahi. Seneye gene böyle bir sürpriz yaparsan, pilavını da gönder.  Hatta sen getir. Senin işlerin çoktur. Bırakır hediyeni dönersin hemen…O daha fazla sevaptır.”

Fıkradan Anladıklarımız

1. “Ana gibi yar, Bağdat gibi diyar olmaz.” (Türk atasözü, Anadolu geneli) — Annenin yerini hiçbir şey dolduramaz.

2. “Ana hakkı ödenmez.” (Türk atasözü) — Maddi hediyeler annenin emeğinin karşılığı olamaz.

3. “Ananın bastığı yavru incinmez.” (Türk atasözü) — Anne sevgisi bazen sert görünse de şefkat taşır.

4. “Anaya hizmet Hakk’a hizmettir.” (Anadolu irfan geleneği, tasavvuf sözü) — Anneye gösterilen vefa manevi değerdir.

5. “Ana duası dağ deler.” (Türk halk sözü, Anadolu geneli) — Annenin duası evlat için en büyük destektir.

6. “Ana kapısı cennet kapısıdır.” (İslam irfan geleneği halk sözü) — Anneye hürmet manevi kurtuluş kapısıdır.

7. “Evlat kokusu annenin ömrünü uzatır.” (Karadeniz halk sözü, Ordu yöresi) — Annenin asıl ihtiyacı evladın varlığıdır.

8. “Anasız ev, ocağı sönük evdir.” (Anadolu halk sözü, Sivas yöresi) — Anne evin manevi direğidir.

9. “Ana yüreği dağdan büyüktür.” (Türk dünyası sözü, Azerbaycan) — Anne sevgisi ölçülemez.

10. “Ana ağlarsa ev ağlar.” (Türk atasözü, Anadolu geneli) — Annenin hüznü bütün aileyi etkiler.

11. “Ana eli değen aş şifa olur.” (Kayseri yöresi halk sözü) — Anne sevgisi küçük şeyleri büyük mutluluğa çevirir.

12. “Ana var ev var.” (Trakya halk sözü, Edirne) — Evin huzuru çoğu zaman anneyle vardır.

13. “Evlat uzaksa göz kapıda kalır.” (Karadeniz halk sözü, Trabzon) — Anne bekleyişi bitmez.

14. “Ananın gözü yolda, gönlü evlattadır.” (Anadolu halk sözü, Konya) — Anne her zaman çocuğunu düşünür.

15. “Ana duası alan yolda kalmaz.” (Türk halk sözü) — Manevi destek hayat boyu korur.

16. “Bir fincan çay, bin lira hediyeden kıymetlidir.” (Anadolu hikmet sözü) — Sevgi ve zaman maddi şeylerden üstündür.

17. “Anayı unutan, kökünü kurutur.” (Balkan Türkleri halk sözü) — Vefasızlık insanın özünü zedeler.

18. “Ana gönlü tok, evlat gönlü yoksa eksiktir.” (Anadolu irfan sözü) — Asıl ihtiyaç ilgi ve sevgidir.

19. “Ana bir kez çağırır, ömür boyu bekler.” (Erzurum halk sözü) — Anne sevgisi süreklidir.

20. “Cennet anaların ayakları altındadır.” (Hadis-i şerif, İslam irfan geleneği) — Anneye saygı en büyük ahlaki sorumluluklardandır.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

2 Yorumlar

  1. Yine ve yine harika hocam👏

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir