172.Semer Değil, Eşeklik Acıtıyor!

Eşeklerin Kabul Olan Duası!
Eşeklerin Kabul Olan Duası!

172.Semer Değil, Eşeklik Acıtıyor!

Toplumların kaderi, yalnızca yöneticilerin kimliğine bağlı değildir; esas olan, yöneticilerin arkasındaki halkın ve bireylerin karakteridir.

Çoğu zaman insanlar, dış dünyalarındaki değişimleri ve sorunları içsel dünyalarına bakmadan değiştirmeye çalışırlar.

Halbuki insan, önce kendisini değiştirmeden çevresini değiştirmeyi umut ederse, bu bir tür yanılsamadır. Bir insanı ya da toplumu değiştirmek için, önce bireylerin içsel dünyalarında bir dönüşüm yaşaması gerekir. Bu dönüşüm, kaliteli bir eğitim, disiplinli bir düşünme biçimi ve en önemlisi bireyin sorumluluk alma bilinciyle mümkündür.

Bu fıkra, bir kasabada yaşayan eşekler üzerinden, toplumdaki bireylerin ve yöneticilerin değişim sürecini, mizahi bir dille anlatan derin bir hikayeye dönüşüyor.

Eşeklerin sırtında taşınan yük, aslında toplumların üzerinde taşımaya zorlandığı sosyal, psikolojik ve kültürel yükleri simgeliyor. Fıkra, sadece güldürmekle kalmıyor, aynı zamanda toplumsal sorunlara dikkat çekiyor. Zira, bazı değişiklikler var ki, semerciler değişse de, eşeklerin sırtındaki yük azalmayacaktır. Ve burada asıl soru, “Eşeklikten ne zaman kurtulacağız?” sorusudur.

Günümüz insanı da zaman zaman bu fıkradaki eşekler gibi, sorunlarına çare ararken yanlış çözümleri peşinden sürüklenir.

Toplumdaki kötülükleri dışarıda ararken, aslında kendisinin değişmeye en çok ihtiyaç duyduğunun farkına varmaz.

Fakat her şeyde olduğu gibi, insanın kendi gelişimi ve dönüşümü, dışarıdaki değişimin ön koşuludur. Bu fıkra, bir değişim için dua etmeyi değil, insanın kendi eşekliğinden kurtulmayı öğütlüyor.

Çünkü belki de semer değiştiği zaman, sorunun çözülmeyeceğini anlatan en güzel örnektir.

Zaman odur ki;

Kasabanın birinde yıllardır semercilik yapan yaşlı bir usta vardı. Eline, gözüne, gönlüne hâkim biriydi. Eşeklerin sırt ölçüsünü ezberden bilir, bol keçe kullanır, bir semer yaptı mı eşek bile şükrederdi. Eşekler semerinden memnun, sırtlar yara bere olmadan yüklerini taşır, homurdanmadan çalışırlardı.

Lakin zaman bu ya, semerci vefat etti. Yerine genç bir semerci geldi, ama ne geliş! Ölçüsüz, dikkatsiz, acemi biriydi. Eline çekici alan, eşeklerin sırtına adeta işkence ediyordu. Semer mi, dikenli taç mı belli değildi. Eşeklerin sırtı yara bere içinde kaldı. Yük ağırdı, ama semerin acısı daha betti.

Eşekler bir araya gelip çare aramaya başladılar. Ne yapsınlar, eşektir ama çaresiz kalınca dua da eder. Gözlerinden yaşlar akarak göğe baktılar:

— “Allah’ım, ne olur şu semerciyi başımızdan al!”

Ve Allah duaları kabul etti. Semerci bir kazada öldü. Eşekler bayram etti. Ama sevinçleri kısa sürdü. Çünkü yerine gelen yeni semerci, öncekinden de beter çıktı. Bu sefer eşeklerin sırtı değil, ruhu da acımaya başladı.

Yine toplandılar. Çaresizlik içinde beyin fırtınası yaparken, yaşlı ve tecrübeli bir eşek öne çıktı. Sırtındaki eski yaralara dokunarak söze başladı:

— “Arkadaşlar! Biz her seferinde semerciyi değiştiriyoruz ama değişen bir şey olmuyor. Çünkü biz hep aynı eşek kalıyoruz. Gelin duamızı değiştirelim.”

Diğerleri kulak kesildi:

— “Ne diyelim peki?”

Yaşlı eşek derin bir iç çekti ve dedi ki:

— “Allah’ım, artık yeni semerci istemiyoruz. Bizi bu eşeklikten kurtar!”

Fıkradan Anladıklarımız

1. “Eğri ağaç düz gölge vermez.” (Anadolu sözü) — Temeli bozuk toplumdan sağlıklı yönetim beklenmez.

2. “Su bulanıksa balık değil, göl sorgulanır.” (Türk dünyası sözü) — Sorunun kaynağı çoğu zaman görünen kişi değil sistemdir.

3. “Çamur ayaktan değil, yürüyüşten bulaşır.” (yöresel söz) — İnsan yaşadığı sorunlarda kendi payını da görmelidir.

4. “Aynı taşa iki kez takılan yolunu düşünmeli.” (irfan sözü) — Tekrarlanan hatalar dışarıdan çok iç muhasebe ister.

5. “Kırık değirmen suyu suçlar.” (Anadolu sözü) — Başarısızlıkta yalnız dış şartları suçlamak kolaycılıktır.

6. “Kör düğüm makasla değil akılla çözülür.” (Türk halk sözü) — Sorunlar yalnız tepkiyle değil bilinçle aşılır.

7. “Yük ağırsa omuz güçlenmeli.” (Türk dünyası sözü) — Hayatın zorlukları kişisel gelişimle aşılır.

8. “Bozuk maya her hamuru ekşitir.” (Anadolu sözü) — Eğitimsiz bireyler toplumun genel yapısını bozar.

9. “Rüzgâr değirmeni döndürür, aklı olmayanı savurur.” (yöresel söz) — Bilinçsiz toplumlar her değişimde savrulur.

10. “Semer değişse de yol aynıysa yara büyür.” (özdeyiş) — Görünüşteki değişim, zihniyet dönüşmeden çözüm olmaz.

11. “Aynı kuyuya her gün düşülmez.” (Türk halk sözü) — Acıdan ders almak bilgeliktir.

12. “Kırık testi hep aynı yerden sızdırır.” (Anadolu sözü) — Çözülmeyen karakter sorunları sürekli tekrar eder.

13. “Dış kapıyı süpüren, iç odayı da görmeli.” (irfan sözü) — Toplumu düzeltmek isteyen önce kendine bakmalıdır.

14. “Yarası olan sırtını değil, yükünü sorgular.” (yöresel söz) — İnsan yaşadığı acının nedenini anlamalıdır.

15. “Kuru dal göğe değil, köke bakar.” (Türk dünyası sözü) — Değişim tepede değil temelde başlar.

16. “Suyu taşıyan testi önce kendini doldurur.” (tasavvuf sözü) — Başkalarını değiştirmek isteyen önce kendini geliştirmelidir.

17. “Kötü nal atı değil, bineni de düşürür.” (Anadolu sözü) — Yanlış sistem herkesi etkiler.

18. “Akıl uyursa yük artar.” (eski halk sözü) — Sorgulamayan toplum daha çok acı çeker.

19. “İnat yarayı kabuk bağlatır, akıl iyileştirir.” (yöresel söz) — Sorunları çözmek için tepki değil muhakeme gerekir.

20. “Eşekliği yük değil, alışkanlık ağırlaştırır.” (özdeyiş) — Asıl sorun dış koşullar değil, değişime direnen zihniyettir.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

2 Yorumlar

  1. Çok güzel.. esprili ama ibretli de👍

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir