161.Ormanlar Kıralı Tilki

161.Ormanlar Kıralı Tilki

Bir milletin kaderi, yalnızca yöneticilerle değil; onları seçen halkın aklı, vicdanı ve değer yargılarıyla belirlenir.

Demokrasi, halkın kendi yöneticisini seçmesini sağlayan bir erdemdir; ancak halkın seçim yaparken kullandığı ölçütler, sistemin ne kadar sağlıklı işlediğini gösterir.

Seçme hakkı bir özgürlük olduğu kadar bir sorumluluktur da. Çünkü seçilen, sadece kendini değil; bir ülkenin geleceğini temsil eder. Ve bazen, halk hayran kaldığı dış görüntülerin, süslü vaatlerin, albenili reklâmların peşinden giderek, içi boş ya da zararlı bir yönetime kapı aralayabilir.

Bu sebeple, demokrasilerde en büyük güvenlik duvarı halkın bilinç düzeyidir.

Eğer halk, liderlikten ne beklediğini bilmeden yalnızca şekle, şova ve söze göre oy verirse, bu durum en kurnaz tilkilerin krallığını doğurur. Böylece dışı parlayan ama içi çürük yönetimler doğar.

İşte bu fıkra, tam da bu durumu ormandaki hayvanlar üzerinden anlatan ibretlik bir temsildir.

Siyaset ve toplum ilişkisini bir fabl kıvamında, alaycı ama düşündürücü bir dille özetler. Süslenmiş yalanların, dürüst gerçekleri nasıl bastırabildiğini gösterir.

Ve bize şunu hatırlatır: Bir kralın parlak görünmesi önemli değildir; asıl önemli olan, halkını şeffaf ve adaletli yönetmesidir. Çünkü bazen boyayla değişen sadece renk değil, halkın kaderidir.

Zaman odur ki

Orman Ülkesi’nde hayvanlar artık Aslan’ın baskıcı yönetiminden usanmışlardı. Aralarında toplanıp yeni bir sistem kurmaya karar verdiler. Halkın oylarıyla yöneticisini seçmesi gerektiğine inanarak cumhuriyeti ilan ettiler. O günden sonra ülkeyi en çok oy alan yönetmeliydi. Her hayvan eşitti. Temsilciler toplandı, adaylar açıklandı: Aslan, Kaplan ve Fil. Güçlüler arasında bir seçim olacaktı.

Tam o sırada Tilki öne atıldı.

“Madem Cumhuriyet dediniz, herkes aday olabilir. O halde ben de adayım!” dedi, kuyruğunu havaya savurarak. Herkes şaşkındı ama kimse itiraz etmedi. Sonuçta seçimdi, isteyen aday olabilirdi. Tilki hemen çalışmalarına başladı. Bir dere kenarına gidip, baştan ayağa kendini farklı renklerle boyadı. Turuncusu biraz mora, biraz yeşile çaldı. Durgun suda kendini seyredince, “Maşallah!” dedi, “Ben bile kendime oy veririm!”

Ormanın dört bir yanını gezdi. Her hayvana umut sattı. “Uçanlar pilot olacak, yüzenler kaptan! Tüm tavşanlara havuç yardımı, tüm sincaplara ağaç tahsisi!” dedi. Gittiği her yerde hayranlıkla karşılandı. Sesi güzel, sözü tatlı, yüzü parlaktı. Güzellik, renk ve vaat… Halkın gönlü çabuk çelindi.

Diğer adaylar kendi hallerinde tanıtımlar yapadursun, Tilki’nin rüzgârı dinmedi.

Seçim günü geldi. Sandıklar kuruldu. Oylar atıldı, sayıldı.

Sonuç açıklandı: Ormanlar Krallığı’nın yeni lideri… TİLKİ!

Tebrikler, alkışlar, kutlamalar derken, ilk icraat günü geldi çattı. Tilki kürsüye çıktı ve ilk kanununu ilan etti:

— “Bu ülkede bundan böyle YAĞMURDAN, SUDAN ve BOYADAN bahsetmek kesinlikle yasaktır!”

Bütün hayvanlar başta anlamadı.

Ama yağmur yağdıkça, Tilki’nin boyaları akmaya başladı.

Gerçek ortaya çıktığında, artık çok geçti…

 

Fıkradan Anladıklarımız

  1. “Halk ne ise yönetici odur.” (İslam düşünce geleneği – genel kaide) — Toplumun seviyesi, başına gelen yöneticiyi belirler.
  2. “Aldanan aldanmak ister.” (Türk atasözü) — İnsan, çoğu zaman hoşuna giden yalana kendisi kapı açar.
  3. “Görünen köy kılavuz istemez.” (Türk atasözü) — Gerçekler ortadayken görmemek, bilinçli bir tercihtir.
  4. “Boyası çok olanın özü az olur.” (Yöresel Anadolu sözü) — Gösteriş arttıkça içerik zayıflar.
  5. “Tilkinin dönüp dolaşacağı yer kürkçü dükkânıdır.” (Türk atasözü) — Hileyle gelen başarı, eninde sonunda gerçeğe çarpar.
  6. “Yalanın ayağı yoktur.” (Türk atasözü) — Gerçek dışı vaatler uzun süre ayakta kalamaz.
  7. “Akılsız başın cezasını ayak çeker.” (Türk atasözü) — Yanlış seçimlerin bedelini bütün toplum öder.
  8. “Bal tutan parmağını yalar.” (Türk atasözü) — Gücü ele geçiren, onu kendi çıkarı için kullanmaya meyleder.
  9. “Gafil başa devlet olmaz.” (Osmanlı sözü) — Bilinçsiz toplumlarda sağlıklı yönetim kurulamaz.
  10. “Her parlayan altın değildir.” (Türk atasözü) — Albenili görüntüler, gerçek değeri gizleyebilir.
  11. “Kurt postuna bürünen tilki kurt olmaz.” (Orta Asya Türk sözü) — Görünüş değişse de karakter değişmez.
  12. “Yanlış hesap Bağdat’tan döner.” (Türk atasözü) — Hatalı sistemler eninde sonunda çöker.
  13. “Sözle iş yapılmaz, iş sözle ölçülmez.” (Anadolu sözü) — Vaatler değil, icraatlar önemlidir.
  14. “Karanlıkta göz kırpan kendine kırpar.” (Afrika atasözü – evrensel) — Gerçekleri gizleyen aslında kendini kandırır.
  15. “Çobansız sürü kurda yem olur.” (Türk atasözü) — Denetimsiz ve bilinçsiz toplum kolayca yönetilir.
  16. “İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır.” (Türk atasözü) — Toplum önce kendi sorumluluğunu sorgulamalıdır.
  17. “Sahte çiçek kokmaz.” (Azeri atasözü) — Yapay değerler, gerçek etki oluşturamaz.
  18. “Eğri oturan doğru hüküm veremez.” (Anadolu sözü) — Ahlaki zemini bozuk olan yönetim adaletli olamaz.
  19. “Körler ülkesinde tek gözlü kral olur.” (Evrensel atasözü) — Bilinç seviyesi düşük toplumlarda sıradan kişiler liderleşir.
  20. “Su testisi su yolunda kırılır.” (Türk atasözü) — Hile ve sahtekârlık üzerine kurulan düzen kendi sonunu hazırlar.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

2 Yorumlar

  1. Hesapların sorulacağı gün yaptıklarını tilkiye sorarlar .Bilmiyor muydu ? Çok iyi biliyordu lakin menfaat yaşamak ahlak yaşatmak ister .Tilki de ahlak yoktu

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir