132.Tuvalet Kağıdını Napacan ! Martı Uçtu Gitti!

132.Tuvalet Kağıdını Napacan ! Martı Uçtu Gitti!

Deniz ve göl etraflarının farklı bir cazibesi vardır. İnsanları, dinlendirir ruhen ve bedenen. Sağlıktır suyun hareketli olanı. Hareketsiz su da tehlikedir, hastalıktır.

Atalarımız deniz ve göl kenarlarını hatta akar su kenarlarını o kadar değerli görmüşlerdir ki buraları halkın ortak malı kabul etmişler  ve yapılaşmaya ve oraların kirlenmesine müsaade etmemişlerdir.

Tarihi kaynaklar araştırıldığında bunları görmek mümkündür. Yine eski resimlere bakıldığında buraların sakin olduğu ve ortak kullanıma bırakıldığını görürüz. Buraların doğallığı da bozulmamıştır.

Ancak insanoğlu kendini modern ve zengin görmeye başladığında durum değişmiştir. Sahiller göl ve ırmak kenarları bir avuç zenginlere mekan olurken, fakirlerin ulaşmasına engel olunmuştur. Zenginler için otel ve mekanlar ve de villalar buraların etrafını garabet gibi çevrelemiştir. Seçkin (!!!) insanlar tepkileri azaltmak ve dikkat çekmemek için halk plajları yaparak, sadece ‘’kızgın’’ olmanın gazını almıştır.

‘’Su hayattır’’ derken atalarımız suyun ve dalgaların dinlendirme özelliğine de dikkat çekmişlerdi. Her güzelliğin bir kusuru olduğu gibi sahillerimizin yapay kusurlarından ziyade doğal bir kusuru (!!)  vardır. Bu da martı pisliklerinin üzerimize gelmesi diyebiliriz. Halk bunlara hiç kusur olarak bakmamakla beraber bir ‘’enstantane’’ ( tatlı bir an) gözüyle de bakmıştır.

Zaman odur ki

Fadime ve Temel evliliklerinin cicim aylarında olduğu için kavga ve kıyamete ve de küsmelere başlamamışlar ve sahilde yürümeye çıkmışlardır. Henüz aralarına aileler ve çevredekiler girmediği için gayet mutludurlar. Neşeli neşeli yürürler. Aksilik bu ya ! Gökyüzünde süzülen martı GDO ‘lu ve katkılı gıdaları yediği için ishal olmuş, denize ulaşamadan Temel’in başına bırakıvermiş içindekileri. Durum böyle olunca karı-kocanın arasında şunlar geçmiştir:

-Fadimee! Acil git bana tuvalet kağıdı veya peçete gibi bir şeyler bul!

Bu sözler üzerine  Fadime, eşine bakar, bir de gökyüzünde uçan martıya ve der:

Temelciim! Tuvalet kağıdını napacan . Onunkini silemeyiz. Martı uçtu gitti!

-Fadimeciim ! O zaman hırkanın içiyle başımı siler misin!

Fıkradan Anladıklarımız.

  1. “Her işte bir hayır vardır.” (Türk atasözü) Beklenmedik aksilikler bile hayata tebessümle bakmayı öğretebilir.
  2. “Gülme komşuna, gelir başına.” (Türk atasözü) Hayatta küçük aksilikler herkesin başına gelebilir.
  3. “Her güzelin bir kusuru vardır.” (Türk atasözü) En güzel anların içinde bile küçük eksiklikler bulunabilir.
  4. “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.” (Türk atasözü) Zor anları yumuşatan şey çoğu zaman iletişim ve mizah olur.
  5. “Geçti Bor’un pazarı, sür eşeği Niğde’ye.” (Türk atasözü) Bazı fırsatlar ve anlar geri gelmez, zamanında değerlendirilmelidir.
  6. “Kötü haber tez yayılır.” (Türk atasözü) Olumsuzluklar çoğu zaman güzel anların önüne geçer.
  7. “Su akar yolunu bulur.” (Türk atasözü) Hayatın akışı içinde küçük sorunlar büyütülmeden aşılmalıdır.
  8. “Tatlı söz can azığıdır.” (Türk atasözü) İnsan ilişkilerinde huzuru koruyan anlayışlı yaklaşımdır.
  9. “Dertler paylaştıkça azalır.” (Türk atasözü) Zor anlarda birlikte gülmek yükü hafifletir.
  10. “Güle oynaya gitmek.” (Türk deyimi) Hayatın küçük kusurları neşeyi bozmamalıdır.
  11. “Pislik üstü örtülse de kokusu çıkar.” (Türk atasözü) Yapay ve yanlış uygulamalar zamanla zararını gösterir.
  12. “Her işin bir zamanı vardır.” (Türk atasözü) Geciken çözüm çoğu zaman fırsatı kaçırır.
  13. “Sabır acıdır, meyvesi tatlıdır.” (Türk atasözü) Küçük aksilikler geçicidir, güzel anlar kalıcıdır.
  14. “İnsan sevdiğinin kusurunu görmez.” (Türk atasözü) Sevgi, kusurları büyütmek yerine anlayış üretir.
  15. “Kusur görmek kolay, hoş görmek erdemdir.” (Türk atasözü) İnsan ilişkilerinde anlayış huzuru artırır.
  16. “Azıcık yağmurdan sel olmaz.” (Türk atasözü) Küçük sorunları felaket gibi görmek gereksizdir.
  17. “Gülen yüz ömrü uzatır.” (Türk atasözü) Mizah, ruh sağlığının önemli bir ilacıdır.
  18. “Doğa ile inatlaşılmaz.” (Türk atasözü) İnsan, çevrenin ve doğanın gerçeklerini kabul etmelidir.
  19. “Her şey geçer, anı kalır.” (Türk hikmet sözü) Güzel anlar küçük aksiliklerden daha değerlidir.
  20. “Bir tebessüm bin dert unutturur.” (Türk atasözü) Hayata mizahla bakmak iç huzuru güçlendirir.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

2 Yorumlar

  1. Aslında sevmek kusurları görmemek değil, aksine sevdiğinden emin olup kusurlarıyla sevmektir. Sevginin bahanesi veya nedenleri olmaz…
    Ama seven isterse bin türlü sebep bulur…
    Kaleminize sağlık hocam😊 Gayet başarılı bir hikaye olmuş.
    👏👏👏

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir