80.Eşini Değil, Rüyayı Boşayaydın!

80.Eşini Değil, Rüyayı Boşayaydın!

Aile olmak, sadece aynı evi paylaşmak değil; aynı sorumluluğu, duyguyu ve hayali paylaşmaktır. Boşanma, bir sonuçtur — ama çoğu zaman konuşulmayan duyguların, ertelenen problemlerle birleşip büyümesidir.

Bazen küçük bir olay, büyümüş bir hayal kırıklığının bahanesi olur. Oysa evlilikte sorunları çözmenin ilk adımı, suçlamak değil anlamaktır. “Ben ne yaşıyorum?” kadar, “O ne hissediyor?” sorusu da önemlidir.

İletişim, bir evi ayakta tutan en güçlü temeldir.

Eşler birbirine dert anlatabildiği, kırılmadan içini dökebildiği sürece sorunlar çözülür, yaralar sarılır. Ama konuşulmazsa, sessizlik büyür, küskünlük çığ olur. Konuşmayanlara dışarıdan konuşanlar dost olur.

Boşanmak bazen en doğru karar olabilir — ama “öfkeyle değil, ölçüyle” verildiğinde…

Her evlilikte fırtına olur. Ama o fırtınalarda birbirine şemsiye tutabilenler, gerçekten “aile” olurlar.

Zaman Odur ki

İdris koşarak geliyor. Yüzü pancar gibi kızarmış, nefes nefese, ateş görmüş mısır gibi zıplıyor.

Köyün bilgesi, gün görmüş Temel hoca çayını yudumlarken başını kaldırır:

— “Hayırdır uşağum, ne bu hal? Ayıya mı rastladun, kadere mi?”

— “Hocam bu karıyı boşayacam!  Vallahi bu sefer kesin.  Bi akıl ver, ne yapayum ben?”

Temel hoca bir yudum çay alır, bardakla göz hizasına bakar:

— “Evvela bi otur da çayını iç. Boşanma kolay. İki imza, üç gözyaşı, dört komşu dedikodusu…. Anlat hele ne oldi?”

İdris derin bir nefes alır:

— “Dün işten geldim, eve girecem. Kadın dedi ‘temizlik var, girmee! . Ben de gittim samanlığa. Yorgundum, bi uzandım… Otların üstünde rüyaya daldım. Rüyamda ne göreyim hocam? Bi küp altın buldum! Küpü sırtladım, zengin oluyorum… Tam evin yolunu tutmuşum ki… Eşim geldi beni uyandırdı! Ben mahvoldum. Zengin olacaktım elimden aldı! Böyle kadından hayır gelmez!  Boşayacam!”

Temel hoca çayını koyar, bir gülümseme belirir yüzünde. Sakin bir edayla konuşur:

  • Sen daha rüyadan uyanamadan boşanmayı düşünüyorsan, fantastik film yaşamışsın. Sana bi mesel anlatacam. Dinle de sonra yine boşayacağım dersen, başım gözüm üstüne…

Vaktiyle bir adam, bir kuş yakalamış. Kuş dile gelmiş, demiş ki:

— “Beni yesen, dişinin kovuğunu doldurmam. Ama izin ver, sana üç nasihat vereyim. Belki bu sözler altından kıymetlidir. Belki de bir derdine derman olur.”

Adam düşünmüş, olabilir demiş. Altın lafını duyunca:

— “Zaten küçücük kuşsun, hadi ver öğütlerini.”

Kuş ta demiş:

— “Ama her nasihati ayrı yerde veririm. Birincisini elimdeyken, ikincisini şu ağaç dalında, üçüncüsünü de karşı tepede.”

Adam kabul etmiş.

Birinci öğüt:

— “Elinden çıkanın ardından yanıp dövünme.”

Kuş pırrr diye uçar, ağaca konar.

İkinci öğüt:

— “Olmayacak hayallere kapılma. Akıllı ol. Benim kursağımda 100 gram altın vardı. Beni kesseydin zengin olurdun.”

Adam feryat figan:

— “Aman Allah’ım,  kuşu serbest bırakmakla n’ettim ben! Çok salağım ben. Kuş kadar da aklım yokmuş.”

— “Üçüncü öğüdümü de dinle bari,” der kuş, karşı tepeden seslenir:

— “Elinden gidene üzülme dedim, sen hâlâ üzülüyorsun. Akıllı ol, mantıklı düşün dedim, benim gibi kuşta 100 gram altın olur mu hiç? Ne hayale kapıldın! Üçüncü öğüdüm de sana ve senin gibilere şu olsun: ‘Aptala nasihat kar etmez! Aç gözlülük insanı öyle sağır eder ki, gerçekleri duyamaz.’”

Temel Hoca Geri Döner

— “Şimdi İdris, bu anlattığımdan ne anladun?”

İdris kaşını kaşır, hafif öne eğilir:

— “Anladım ki hocam… bu karıyı boşayacam!”

Temel hoca başını sallar , sinirli sinirli konuşur:

— “Ula evladum… Sen şimdi evine git, hanımına de ki:

Benim gibi bir salağa yıllardır sabrettuğun için teşekkür ederum. Bana katlanduğun için hakkını helal et! Ve beni bu evden at!

Fıkradan anladıklarımız

  1. Düş ile değirmen dönmez. (Türkmen halk sözü) Hayat, hayalle değil gerçek emek ve sorumlulukla yürür; aile de bunun üzerine kurulur.
  2. Öfke ile kalkan, ziyan ile oturur. (Anadolu atasözü) Ani kararlar özellikle evlilikte kalıcı kırgınlıklar ve pişmanlıklar doğurur.
  3. Ev direği sabırdır. (Yörük halk sözü) Aile kurumunu ayakta tutan en büyük güç sabır, anlayış ve fedakârlıktır.
  4. Kendi kusurunu görmeyen aynayı suçlar. (Rumeli Türkleri halk sözü) İnsan psikolojik olarak çoğu zaman kendi eksiklerini görmek yerine suçu karşı tarafa yükler.
  5. Yuva altınla değil anlayışla parlar. (Karadeniz halk sözü) Evlilikte asıl zenginlik maddi kazanç değil, huzur ve güven duygusudur.
  6. Ham hayal ile harman dönmez. (Orta Anadolu halk sözü) Gerçek dışı beklentiler bireyin ruh sağlığını ve aile içi dengeyi bozar.
  7. Gönül evi bir sözle yapılır, bir sözle yıkılır. (Balkan Türkleri halk sözü) İletişimde kullanılan dil, ilişkinin geleceğini belirler.
  8. Nasihat kulağa değil, akla girerse fayda eder. (Kafkas Türkleri halk sözü) Eğitim ve bilgelik ancak anlamaya açık zihinde karşılık bulur.
  9. Dumanı olmayan ateş olmaz. (Türk dünyası ortak sözü) Her öfkenin ve kırgınlığın altında birikmiş duygusal sebepler vardır.
  10. Akıl sonradan gelirse tecrübe derler. (Anadolu halk sözü) İnsan çoğu zaman hatalarından sonra olgunlaşır.
  11. Söz yarası geç iyileşir. (Kırım Türkleri halk sözü) Aile içinde kırıcı sözler psikolojik iz bırakır.
  12. Her işin başı akıldır. (Azerbaycan Türkleri atasözü) Hayatta karar verirken duygu kadar mantık da gereklidir.
  13. Sabreden derviş muradına ermiş. (Anadolu atasözü) Zorluklar karşısında sabırlı davranmak uzun vadede huzur getirir.
  14. Birlikten kuvvet doğar. (Türk dünyası ortak atasözü) Aile içindeki dayanışma sorunların çözümünü kolaylaştırır.
  15. Ayağını yorganına göre uzat. (Anadolu halk sözü) Ekonomik ve duygusal beklentiler gerçeklerle uyumlu olmalıdır.
  16. İşleyen demir pas tutmaz. (Türk atasözü) Sorunları çözmek için aktif çaba göstermek gerekir.
  17. Acele işe şeytan karışır. (Anadolu atasözü) Özellikle boşanma gibi kritik kararlarda acele edilmemelidir.
  18. Taş yerinde ağırdır. (Orta Asya Türkleri halk sözü) İnsan, değerini ve huzurunu çoğu zaman sahip olduğu ortamda fark eder.
  19. Gülme komşuna gelir başına. (Anadolu atasözü) Başkasının aile sorunlarını küçümsemek, aynı hatalara düşmeyi engellemez.
  20. Akıl akıldan üstündür. (Türk dünyası ortak sözü) Zor zamanlarda bilge kişilerin rehberliği hayatı kolaylaştırır.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

2 Yorumlar

  1. 22. yi de ben yazayım. Kendi köyünün pasaklısını beğenmeyen komşu köyün o…suna kalır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir