138.Gayserilinin İlacı Yok Satıyor!

kül ve ateş
kül ve ateş

138.Gayserilinin İlacı Yok Satıyor!

Zaman öyle bir hale geldi ki, insanlar kolay para kazanma yoluna düştü. Bunun yanında Para harcayanlar da reklamların olumsuz etkilerinden, doğrudan ve dolaylı etkilenerek, maddi ve manevi kayıplar yaşamaktadır.

İnsanları kandıranlar, gerekli cezayı almamakta. Bu ise daha büyük mağduriyetleri beraberinde getirmektedir.

Hak ve hukuk sömürgeciliği, İnanç ve ahlak sömürgeciliği almış başını gitmektedir.  Mağdurlar sorgulamadan  korkmakta veya çekinmektedir. Çünkü kendini güvende hissetmemekte ve  ve haklarını alabileceği düşünmemektedir. Çünkü Sorgulayıcı ve denetçilere güvenmemektedir. Bu durum ise ne yazık ki, Para için her şeyi mübah gören bir zümrenin çığırtkanlıklarını artırmaktadır.

Zaman Odur ki

Parasız kalınca, halkın cahilliğinden de faydalanan  Patagonyadaki Gayserili, Ocaktaki odun küllerini peynir suyu ile yıkamış ve onlara toz boya karıştırıp, küçük paketlerle satışa sunar.

Halk pazarında:

-Fare ilacııı!

-Farelere sooon!

– Haşerelere ölüüümm! diyerek bağıra bağıra satıyor. Yeminler ediyor. Kesin çözümler sunarak satışını artırmaya başlamıştır bile. Fiyatını da oldukça yüksek tutar.  Kurnaz satıcı her gün farklı bir yerde  iyi satışlar yapar.

Halk reklamlardan çok etkilendiği için, konuşmalara, yeminlere de inanır. ”Kaliteli ki pahalı” mantığını reklamlardan ve şeherlilerden öğrenmiştir zaten. Halk bir zaman sonra bunun etkisinin olmadığını anlasa da çözüm arayışında bulunmadığı gibi şikayet de etmez.  Şikayetçi olsa da sonucun değişmeyeceğini bilir çünkü.

Aldığı küllerden memnun olmayan bir  vatandaş, Satıcıyı bir pazarda  bulur ve yakasına yapışır.  O yine aynı külleri satmaktadır. Satıcıya:

-Sen yalancısın! Bu ilaçları kullandım. Evimde bir fare vardı. şimdi kaç fare olduğunu bile sayamıyorum. Fareler çirit atıyor evin her yerinde.. Sen bizi kandırdııın! ….deyince satıcı gayet sakin:

-Hoş geldiniz! Buyrun!  Oturunuz!  der ve  sandalyeyi uzatır. Kibar ve nazik bir dille  hal hatırını sorar. Karnının aç olup olmadığını da sorar.  Kenarda hazır olan çay bardağını eline tutuşturur ve g ayet haklısınız beyefendi. Senin mağduriyetini gayet iyi anlıyorum. Kusura bakmayınız. Ben ilacı satarken size, nasıl kullanılacağını anlatmamıştım.

-Nasıl kullanılacaktı!

-Gayet kolay. İki türlü kullanımı var:

Birincisi: Fareyi görünce bu tozları gözlerine atacaksın. Onun gözleri kör olur ve onu yakalarsın. Böylece ondan kurtulmuş olursun.

İkinci Yol ise: Bu ilaçları bir yere koy. üzerine döşek koy. Bir kedi al ve kediyi döşeğin üzerinde uyumasını sağla. Böylece kedi evinde kalmış olacak ve  küllere gelen fareyi yakalamış olacaktır. Sen de farelerden kurtulmuş olacaksın!

Fıkradan Anlayacaklarımız.

  1. “Her parlayan altın değildir.” (Türk atasözü) Çok övülen her ürün ya da fikir gerçekten değerli olmayabilir.
  2. “Ucuz etin yahnisi yavan olur.” (Türk atasözü) Kolay ve hızlı çözüm vaat eden şeyler çoğu zaman beklentiyi karşılamaz.
  3. “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.” (Türk atasözü) Güzel söz bazen gerçeği gizlemek için de kullanılabilir.
  4. “Söz gümüşse sükût altındır.” (Türk atasözü) Çok konuşan değil, işe yarayan değerlidir.
  5. “Ağzı olan konuşur.” (Türk atasözü) Her iddia doğru bilgi anlamına gelmez.
  6. “Pahalı mal iyidir diye kaide yoktur.” (Türk atasözü) Fiyat kalite garantisi değildir.
  7. “Kuru laf karın doyurmaz.” (Türk atasözü) Söz değil sonuç önemlidir.
  8. “Göz boyamak.” (Türk deyimi) Reklam ve gösteriş çoğu zaman algıyı yönlendirmek içindir.
  9. “Akıl paradan üstündür.” (Türk atasözü) İnsan harcamadan önce sorgulamalıdır.
  10. “Bir musibet bin nasihatten iyidir.” (Türk atasözü) Yaşanan zararlar insanı daha dikkatli olmaya yöneltir.
  11. “Kandırılan değil, kandıran utanmalı.” (Türk hikmet sözü) Ahlaki sorumluluk aldatanda büyüktür.
  12. “Acele işe şeytan karışır.” (Türk atasözü) Hızlı kararlar mağduriyet doğurabilir.
  13. “İşin aslı sonradan belli olur.” (Türk atasözü) Gerçek kalite kullanımda anlaşılır.
  14. “Doğru mal satıcıyı utandırmaz.” (Türk atasözü) Güven veren ürün ve hizmet açıklamaya ihtiyaç duymaz.
  15. “Helal kazanç bereket getirir.” (Türk atasözü) Dürüst ticaret uzun vadede kazandırır.
  16. “Komşu külüne muhtaçtır.” (Türk atasözü) Doğal ve basit çözümler bazen daha etkilidir.
  17. “Hile ile iş gören, gün gelir kendi düşer.” (Türk atasözü) Aldatma üzerine kurulu kazanç kalıcı olmaz.
  18. “İnanmak güzel, sorgulamak daha güzeldir.” (Türk hikmet sözü) Güven ile denetim birlikte olmalıdır.
  19. “Her sözün bir hesabı vardır.” (Türk atasözü) Yanlış vaatler toplumsal güveni zedeler.
  20. “Akıl kılavuz, reklam misafirdir.” (Türk hikmet sözü) Kararı insanın kendi değerlendirmesi vermelidir.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

Bir Yorum

  1. Dolaylı yoldan ise yarıyor ama :))

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir