160.Bana Anlatma! Yaşayarak Göster!

160.Bana Anlatma! Yaşayarak Göster!

Sevmek ve sevilmek- anlamak ve anlatmak için önyargısız  olmak yeterlidir. İçten, doğal, gösterişsiz ifade edebilmek duygu ve düşünceleri ne kadar güzeldir. Süslü ifadeler amaçtan uzaklaştırır insanı çoğu zaman. Dinleyicilerde de çekiciliğini kaybeder. Bazı insanlar işte böyle anlatır. Verilmesi gereken fikre ve düşünceye verir kendini. Hedefi şekilcilik değildir.

Günlerden Cuma. Camiye gelen kalabalığı görünce coşmuş Trakyalı Vaiz. Öyle içten konuşuyor ki, insanın içindeki yağları eritiyor sanki.

Zaman Odur ki:

– Pek Çok Değerli Muhterem Cemaatçiğim!

Peygamberimiz üüle cömert, üüle oşş görülüydü ki;  kimin ihtiyaçcığı olsa, gelir Una açıverir derdini sıkıntısını. Ununla paylaşırdı her şeyini. bir gün,O güzel insan oturuyordu camide. İşte o anda, bir sahabecik geldi yanına. Zavallı iki büklüm ve halsiz ve dermansız. Çünkü sahabeciğin   ( peygamberin arkadaşlarına sahabe derlerdi)   karıncığı aç. Paracığı yok ki bir şey alıp yesin. Doysun gözleri açılsın. Açlıktan yapışmış karıncığını açtı ve göstererek U güzel insana seslendi:

Abe Muhammed!

Yok mudur biraz paracık alayım bir ekmek, doyurayım karnımı. Veya bir parça yiyecekte olur. Gurbanın ulayım! Ölivereceğim açlıktan.

O Mübarek baktı Una hüzünle.  Açtı kendi  karıncığını, bağlayıverdiği iki taşcığı gösterdi U sahabeciğe. Meğer O mübarek daha fazla açmış. Açlık hissetmeyeyim diye bağlamış karnına taşları.

Boynunu büktü sahabecik, çaresizlikten… ne oldu sunra bilmem…..

İşte ,Unlar büüyleydi cematçiğim.

Üyle üyle çalıştılar, çabaladılar bu dini, bu toprakları bize bıraktılar.

Ya sen ne yaparsın sevgili cemaatçiğim. Elindeki paracıkları, altıncıkları, karıncıklar ve kızancıklara harcar eğlenir duruverirsin gece gündüz. Sunrada dersin,  dinimiz uyle diyor, büüyle diyor.

 

Fıkradan Anladıklarımız:

  1. “Lafla peynir gemisi yürümez.” (Türk atasözü) — Sözün değer kazanması için davranışla desteklenmesi gerekir.
  2. “Hâl dili, kâl dilinden üstündür.” (Tasavvuf geleneği) — İnsan üzerinde en güçlü etkiyi söz değil, yaşanmış örneklik bırakır.
  3. “Söz ağızdan, örnek gönülden çıkar.” (Anadolu sözü) — Samimi davranış, kuru nasihatten daha kalıcıdır.
  4. “Ne söylersen söyle, nasıl yaşadığın duyulur.” (Yöresel Anadolu sözü) — İnsanlar sözden çok hayat tarzına bakar.
  5. “Işık kendini yakmadan etrafı aydınlatmaz.” (Türk dünyası sözü) — Başkalarına yol göstermek isteyen önce kendi nefsinde bunu yaşamalıdır.
  6. “Öğüt veren çok, örnek olan azdır.” (Anadolu sözü) — Toplumun asıl ihtiyacı söz değil, yaşayan rol modellerdir.
  7. “Açın halinden tok anlamaz.” (Türk atasözü) — Empati, insanı gerçek anlayışa götüren en önemli yoldur.
  8. “Çekmeyen bilmez.” (Karadeniz yöresi) — Yaşanmamış acı ve tecrübe üzerine yapılan konuşmalar eksik kalır.
  9. “Bir mum, bin söze bedeldir.” (Balkan Türkleri sözü) — Tek bir doğru davranış, uzun nutuklardan daha etkili olabilir.
  10. “İnsan sözünden değil, izinden tanınır.” (Türkmen sözü) — Gerçek karakter, geride bıraktığı davranışlarla anlaşılır.
  11. “Söz rüzgâr, amel köktür.” (Tasavvufi özdeyiş) — Kalıcı olan konuşma değil, yapılan iştir.
  12. “Dinleyen kulak değil, gören göz inanır.” (Anadolu sözü) — İnsanlar çoğu zaman anlatılana değil, gördüğüne güvenir.
  13. “Kuru öğüt karın doyurmaz.” (Yöresel atasözü) — Fayda üretmeyen sözler, ihtiyaç içindeki insana çözüm olmaz.
  14. “Eğri otur, doğru konuş; doğru yaşa daha iyidir.” (Türk atasözüne uyarlanan yöresel söz) — Dürüst yaşam, doğru sözden daha güçlü bir etkidir.
  15. “Geçmişini bilmeyen yolunu şaşırır.” (Türk atasözü) — Tarihi ve büyük şahsiyetleri tanımak bugünü anlamaya yardımcı olur.
  16. “Örnek insan sessiz öğretmendir.” (Anadolu sözü) — Bazı insanlar konuşmadan bile çevresine ders verir.
  17. “Nasihat kulağa, örnek kalbe gider.” (Yörük sözü) — Kalıcı değişim, duyguda iz bırakan örnek davranışla oluşur.
  18. “Söz bir gün, hâl bir ömür kalır.” (Azeri sözü) — Söylenen unutulur, yaşanan ise hafızada yer eder.
  19. “Dert paylaşılınca hafifler.” (Türk atasözü) — İnsan ilişkilerinde en kıymetli şey samimi dinleyebilme becerisidir.
  20. “Yaşayan öğüt, en büyük kitaptır.” (Türk-İslam irfan geleneği) — En etkili eğitim, insanın kendi hayatıyla verdiği derstir.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir