61.Elin Eşeğini Ararken, Kendi Eşeğini Kaybetme! Yıllardır süregelen bir hakikat var ki, o da şudur: Devlet, kendi malını kaybedince yer yerinden oynar. Ama vatandaşın canı kaybolsa, kimseden “geçmiş olsun” bile duymaz. Kamunun malı kutsaldır; çünkü sahibinin dev bir eli vardır. Ama vatandaşın derdi küçük görülür; çünkü sesi duyulmaz. Devletin …
Devamını Oku »62.Şeytanın Arabayla Melek Araması
62.Şeytanın Arabayla Melek Araması Hayat bir yolculuksa, tabelalarla dolu bir otobandır aslında…. Ama biz tabelalara bakmayız. “Dur” yazan levhaya basar geçeriz, “Viraj” işareti görünce hız yaparız. Sonra kaza yaptığımızda da hayata küseriz. Yahu kardeşim, hayat sana zaten 3 kilometre önceden bağırmış: “Yavaşla, bak uçurum var! Viraj var. Dikkatli git.” Ama …
Devamını Oku »63.Hoş Geldin Panik !
63.Hoş Geldin Panik ! Misafirlik Nereye Gidiyor?… Eskiden bir evin sesi olurdu. Çaydanlığın tıslayan buharında sabır, kapı tokmağında sürpriz bir sevinç, tabakların çarpışmasında paylaşmanın coşkusu gizliydi. Misafir gelince sadece kapılar değil, gönüller de açılırdı. Ev halkının yüzü güler, yüreklerde bayram başlardı. Şimdi zile basılınca çalan ilk şey: Panik alarmı. Evde …
Devamını Oku »64.Dosya Değil, Dayı Önemli
64.Dosya Değil, Dayı Önemli Her toplum, devlet düzenini insan kalitesine göre şekillendirir. Ama bir gün gelir de insanın yerini “bağlantılar”, liyakatin yerini “sadakat” alırsa, işte o gün kurumlar sessizce çürümeye başlar. Türkiye’de yıllardır konuşulan ama bir türlü düzeltilemeyen kadim bir yara vardır:“Vatandaş memura işini yaptıramaz, memur amire laf geçiremez.” Çünkü …
Devamını Oku »65.İki Yatak Arası İki İklim
65.İki Yatak Arası İki İklim Türk toplumunda gelin–kaynana ilişkisi, sanıldığı gibi basit bir aile içi mesele değildir. Bu, adeta yıllardır süregelen bir “kadınlar arası soğuk savaşın Anadolu versiyonu” gibidir. Ne NATO vardır ne barış gücü… Sadece kırgınlıklar, çay bardakları ve “Ben senin yerinde olsaydım…” diye başlayan stratejik cümleler dolaşır ortalıkta. …
Devamını Oku »66.Bu İşe Bu Peynir Fazla Değil mi!
66.Bu İşe Bu Peynir Fazla Değil mi! İnanmak kolaydır. Güvenmek ise bir sınavdır. Bazen bir çift göz, bir kalbi inandırmaya yeter. Bazen tatlı bir söz, güzel bir iltifat insanı kolayca kandırabilir. Çünkü inanmak, kalbin aceleyle verdiği duygusal bir tepkidir. Özellikle uzun süredir yalnızsan ya da bir arayış içindeysen, birinin ilgisi …
Devamını Oku »67.Görücü Geldi, Kızlar Susturuldu
67.Görücü Geldi, Kızlar Susturuldu Evlilik bir cümleyle anlatılsaydı şöyle denebilirdi: “İki insanın, toplumun gürültüsünü arkasında bırakıp, birbirini duymaya karar vermesidir.” Ama ne yazık ki bizde evlilik; iki insanın değil, iki ailenin, iki mahallenin, iki akraba ordusunun ve üç kaynananın ortak yatırımıdır. Aşk değil, ticaret işi gibi yürütülür. Eskiden bu daha …
Devamını Oku »68.Şair Susturulursa Devlet Sağırlaşır
68. Şair Susturulursa Devlet Sağırlaşır Tarih boyunca devletler, yöneticileriyle halk arasındaki köprü sağlam olduğunda ayakta kalmıştır. Devletin temeli adalet, milletin nefesi sanattır. Eğer yönetici halkını tanımazsa; yasalar kalemle değil, kibirle yazılır. Halkı duymayan kulağın vicdanla bağı kopar. Yönetici, sadece makam takvimine göre değil; çarşının nabzına, fırıncının ununa, çobanın dağdaki yalnızlığına …
Devamını Oku »69.Karı Tavlama Taktiği ve Taktiksiz Aşkın Zaferi
69.Karı Tavlama Taktiği ve Taktiksiz Aşkın Zaferi Evlilik, insanın hem en çok anlaşıldığını sandığı hem de en çok anlaşılmadığını hissettiği tuhaf bir birlikteliktir. Kadınla erkeğin aynı çatı altında yaşayıp farklı gezegenlerde soluduğu bir atmosferdir çoğu zaman. Evet, evlilik iki kişinin bir olması değil, birbirini çözmeye çalışırken kabullenişidir. Ama her ne …
Devamını Oku »70. Hıyarın Kimliği
70.Hıyarın Kimliği Kimi insanlar vardır, güneş gibi doğar; ısıtır, aydınlatır, yol gösterir. Kimi insanlar da vardır, o güneşe bakamaz; gözleri kamaşır, içleri yanar. Kendi gölgesine bile tahammülü olmayan bu ruhlar, başkasının ışığını söndürerek parlamaya çalışır. Kıskanır, küçümser, kötü sözle saldırır… çünkü kendini yüceltmenin tek yolunu başkasını alçaltmakta sanır. Kıskançlık, sessiz …
Devamını Oku »
Metin KOCA