69.Karı Tavlama Taktiği ve Taktiksiz Aşkın Zaferi

69.Karı Tavlama Taktiği ve Taktiksiz Aşkın Zaferi Evlilik, insanın hem en çok anlaşıldığını sandığı hem de en çok anlaşılmadığını hissettiği tuhaf bir birlikteliktir. Kadınla erkeğin aynı çatı altında yaşayıp farklı gezegenlerde soluduğu bir atmosferdir çoğu zaman. Evet, evlilik iki kişinin bir olması değil, birbirini çözmeye çalışırken kabullenişidir. Ama her ne …

Devamını Oku »

70. Hıyarın Kimliği

70.Hıyarın Kimliği Kimi insanlar vardır, güneş gibi doğar; ısıtır, aydınlatır, yol gösterir. Kimi insanlar da vardır, o güneşe bakamaz; gözleri kamaşır, içleri yanar. Kendi gölgesine bile tahammülü olmayan bu ruhlar, başkasının ışığını söndürerek parlamaya çalışır. Kıskanır, küçümser, kötü sözle saldırır… çünkü kendini yüceltmenin tek yolunu başkasını alçaltmakta sanır. Kıskançlık, sessiz …

Devamını Oku »

71. Mutlak Mutluluk mu ! Cennetin Fragmanı mı!

71.Mutlak Mutluluk mu? Cennetin Fragmanı mı! Bu  fıkra, çağımızın en temel sorularından birine işaret ediyor: Gerçek mutluluk nedir ve nerede saklı? Herkesin güldüğü ama az kişinin gerçekten mutlu olduğu bir çağda, iç huzur ve sürekli mutluluk arayışı bir muammaya dönüşüyor. Acaba mutluluk sadece yüzümüzdeki bir ifade mi, yoksa ruhumuzun derinliklerinde …

Devamını Oku »

72.”Allah Versin” Ama Sen de Tırman!

72.”Allah Versin” Ama Sen de Tırman! Modern zamanların en büyük imtihanlarından biri, zahmetsiz kazanç arzusu ve emek vermeden hak talep etme alışkanlığıdır. Her şeyin kısa yoldan, hızlıca ve kolayca elde edilebildiği bir çağda yaşıyoruz. “Çabalamadan sahip olma” isteği, artık yalnızca bireysel bir zaaf değil; toplumsal bir hastalığa dönüşmüş durumda. Bir …

Devamını Oku »

73.Allah’tan Deyyusa Kadar

73.Allah’tan Deyyusa Kadar “Ve insan için ancak çalıştığı vardır.”      (Necm Suresi, 39. Ayet) “Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir.”   (Buhari, Buyu 15) Ey cemaat-i gaflet, Dinlediklerinizle değil, sindirdiklerinizle sınanıyorsunuz. Okuduğunuz kitapla değil, yaşadığınız hayatla yargılanıyorsunuz. Bir yanda Allah’ın apaçık ayeti: “İnsan için ancak çalıştığı vardır”, …

Devamını Oku »

74.Salomon’un 10 Dolarlık Felaketi

  74.Salomon’un 10 Dolarlık Felaketi Tarih boyunca insanlar hep paranın peşinden koştu. Kimisi onunla huzur bulacağını sandı, kimisi kudret kazanacağını. Lakin para dediğin şey; cebine girince dostu çoğaltır, çıkınca aynaya bile yabancılaştırır. Ticaret yapanın gözü hep hesapta, yardım edenin bile gönlü bir teşekkürde olur bazen. İşte böyle zamanlarda, karakter ile …

Devamını Oku »

75.Kervanın Özel İnsanları

75.Kervanın Özel İnsanları Bazen hiçbir şey olmak, her şeyin yükünü hafifletmektir. Dünya dediğin, uçsuz bucaksız bir çöle benzer demişler. Yolu belli, sonu belirsiz bir kervan yoludur. Vahalar olsa da çoğunlukla tehlikeler…sıkıntılar…. Bu çölde kimi zaman deve – eşek  oluruz eşya taşırız, kimi zaman yük olur taşınırız. Kimi zaman anlam taşırız, …

Devamını Oku »

76.Kralın Burnuna Gerçek Değdiğinde…

76.Kralın Burnuna Gerçek Değdiğinde…   Toplumda bazı gerçekler vardır ki açık açık söylenemez. Çünkü hakikat, herkesin duymak istediği bir şey değildir. Hele söz konusu olan bir güç sahibiyse, ona hakikati söylemek bazen kelle istemek demektir. Konuşmak başlı başına cesaret ister.  Buralarda susmak, hayatta kalmanın en temel stratejisidir. Tarihte nice krallar, …

Devamını Oku »

77.Ehil Değilse Eziyet, Torpilse Felaket!

77.Ehil Değilse Eziyet, Torpilse Felaket Toplumların çöküşü, düşmanlardan önce, bir işe, ehil olmayanların koltuklara oturmasıyla başlar. Bir toplumda; üniversite diploması, mesleki yeterliliği ya da hayat tecrübesi olan nice insan ya işsiz ya da hak ettiği yerden çok uzakta bekletilirse, sadece “dayısı” ya da “torpili” olanlar  sırığa sarılan  fasulye gibi yükselirse …

Devamını Oku »

78.Trabzonluyduk, Fener Gibi Gittik!

78.Trabzonluyduk, Fener Gibi Gittik! İnsanoğlunun aklı var, fikri var… ama bazı yerlerde mantığın fişi çekiliyor. Orda başlıyor fanatizmin hikâyesi. Fanatizm dediğin şey, zihnin kapıya “tatildeyim” notu asıp çekip gitmesidir.  İnsanın gözünü kör, gönlünü dar eden bir hal. Düşünceyi zincire vuran, duyguyu sınırlandıran bir tür gönüllü tutsaklık da diyebiliriz. Önce ince …

Devamını Oku »