71.Mutlak Mutluluk mu? Cennetin Fragmanı mı! Bu fıkra, çağımızın en temel sorularından birine işaret ediyor: Gerçek mutluluk nedir ve nerede saklı? Herkesin güldüğü ama az kişinin gerçekten mutlu olduğu bir çağda, iç huzur ve sürekli mutluluk arayışı bir muammaya dönüşüyor. Acaba mutluluk sadece yüzümüzdeki bir ifade mi, yoksa ruhumuzun derinliklerinde …
Devamını Oku »72.”Allah Versin” Ama Sen de Tırman!
72.”Allah Versin” Ama Sen de Tırman! Modern zamanların en büyük imtihanlarından biri, zahmetsiz kazanç arzusu ve emek vermeden hak talep etme alışkanlığıdır. Her şeyin kısa yoldan, hızlıca ve kolayca elde edilebildiği bir çağda yaşıyoruz. “Çabalamadan sahip olma” isteği, artık yalnızca bireysel bir zaaf değil; toplumsal bir hastalığa dönüşmüş durumda. Bir …
Devamını Oku »73.Allah’tan Deyyusa Kadar
73.Allah’tan Deyyusa Kadar “Ve insan için ancak çalıştığı vardır.” (Necm Suresi, 39. Ayet) “Hiç kimse elinin emeğinden daha hayırlı bir lokma yememiştir.” (Buhari, Buyu 15) Ey cemaat-i gaflet, Dinlediklerinizle değil, sindirdiklerinizle sınanıyorsunuz. Okuduğunuz kitapla değil, yaşadığınız hayatla yargılanıyorsunuz. Bir yanda Allah’ın apaçık ayeti: “İnsan için ancak çalıştığı vardır”, …
Devamını Oku »74.Salomon’un 10 Dolarlık Felaketi
74.Salomon’un 10 Dolarlık Felaketi Tarih boyunca insanlar hep paranın peşinden koştu. Kimisi onunla huzur bulacağını sandı, kimisi kudret kazanacağını. Lakin para dediğin şey; cebine girince dostu çoğaltır, çıkınca aynaya bile yabancılaştırır. Ticaret yapanın gözü hep hesapta, yardım edenin bile gönlü bir teşekkürde olur bazen. İşte böyle zamanlarda, karakter ile …
Devamını Oku »75.Kervanın Özel İnsanları
75.Kervanın Özel İnsanları Bazen hiçbir şey olmak, her şeyin yükünü hafifletmektir. Dünya dediğin, uçsuz bucaksız bir çöle benzer demişler. Yolu belli, sonu belirsiz bir kervan yoludur. Vahalar olsa da çoğunlukla tehlikeler…sıkıntılar…. Bu çölde kimi zaman deve – eşek oluruz eşya taşırız, kimi zaman yük olur taşınırız. Kimi zaman anlam taşırız, …
Devamını Oku »76.Kralın Burnuna Gerçek Değdiğinde…
76.Kralın Burnuna Gerçek Değdiğinde… Toplumda bazı gerçekler vardır ki açık açık söylenemez. Çünkü hakikat, herkesin duymak istediği bir şey değildir. Hele söz konusu olan bir güç sahibiyse, ona hakikati söylemek bazen kelle istemek demektir. Konuşmak başlı başına cesaret ister. Buralarda susmak, hayatta kalmanın en temel stratejisidir. Tarihte nice krallar, …
Devamını Oku »77.Ehil Değilse Eziyet, Torpilse Felaket!
77.Ehil Değilse Eziyet, Torpilse Felaket Toplumların çöküşü, düşmanlardan önce, bir işe, ehil olmayanların koltuklara oturmasıyla başlar. Bir toplumda; üniversite diploması, mesleki yeterliliği ya da hayat tecrübesi olan nice insan ya işsiz ya da hak ettiği yerden çok uzakta bekletilirse, sadece “dayısı” ya da “torpili” olanlar sırığa sarılan fasulye gibi yükselirse …
Devamını Oku »78.Trabzonluyduk, Fener Gibi Gittik!
78.Trabzonluyduk, Fener Gibi Gittik! İnsanoğlunun aklı var, fikri var… ama bazı yerlerde mantığın fişi çekiliyor. Orda başlıyor fanatizmin hikâyesi. Fanatizm dediğin şey, zihnin kapıya “tatildeyim” notu asıp çekip gitmesidir. İnsanın gözünü kör, gönlünü dar eden bir hal. Düşünceyi zincire vuran, duyguyu sınırlandıran bir tür gönüllü tutsaklık da diyebiliriz. Önce ince …
Devamını Oku »79.Beklentiler Yükseldi, Gönüller Küçüldü
79.Beklentiler Yükseldi, Gönüller Küçüldü Eskiden evlilik, hayatın doğal akışında bir basamaktı. Biriyle göz göze gelmek, bir bardak çay içmek ve iki aile arasında birkaç tatlı söz, bir ömürlük birlikteliğe dönüşebilirdi. Bugünse insanlar göz göze gelmiyor, telefon ekranlarına bakıyor. Birbirini tanımak yerine birbirini takip ediyor, sevmek yerine “beğeni” bırakıyor. Eskiden evlenemeyen …
Devamını Oku »80.Eşini Değil, Rüyayı Boşayaydın!
80.Eşini Değil, Rüyayı Boşayaydın! Aile olmak, sadece aynı evi paylaşmak değil; aynı sorumluluğu, duyguyu ve hayali paylaşmaktır. Boşanma, bir sonuçtur — ama çoğu zaman konuşulmayan duyguların, ertelenen problemlerle birleşip büyümesidir. Bazen küçük bir olay, büyümüş bir hayal kırıklığının bahanesi olur. Oysa evlilikte sorunları çözmenin ilk adımı, suçlamak değil anlamaktır. “Ben …
Devamını Oku »
Metin KOCA