91.Atlı Yatırım Turu: Ova, Arsa, Hüsran! Hayat, kurnazlıkla değil, akılla ilerler. Kimi zaman başkasının başarı formülünü alıp kendi hayatına uygulamak istersin ama unuttuğun bir şey vardır: Her reçete, her hastaya iyi gelmez ki dostum! Getirisi yüksek diye, balon vaatlere kanan, aldanan, aldatılan yatırımcılar… “Hocam” diye peşinden gidilen ama aslında çıkar …
Devamını Oku »92.İbretlik Uçuş: Kabin Basıncı Değil, Beyin Basıncı Düşüktü!
92.İbretlik Uçuş: Kabin Basıncı Değil, Beyin Basıncı Düşüktü! Toplumlar; bireylerin davranışları, değerleri ve birbirine etkileriyle şekillenir. Herkesin kendi aklıyla değil de başkalarının yönlendirmesiyle hareket ettiği bir düzende, yanlışlar çabuk bulaşır, sonuçlarıysa genellikle ağır olur. Öyle insanlarla karşılaşırız ki, her biri kendi başına bazen bir deryadır, bazıları da felakettir. Bu felaket …
Devamını Oku »93.Duymadan Dinleyenler, Anlamadan Sevenler
93.Duymadan Dinleyenler, Anlamadan Sevenler İletişim sadece konuşmak mıdır? İnsan duymanın yanında anlamak, hissetmek istemez mi? İnsan çok bencil! Kendi dünyasında, kendi ezberinde yaşar. Birçok insanla diyalog kurar. Konuşur, sorular sorar, yanıtlar alır, ama, kimseyi gerçekten dinlemez, kimseyi duymaz. Çünkü çoğu insan karşısındakinde kendi istediklerini arar sadece. O da bir insandır …
Devamını Oku »94.Konuşan Kazandı, Düşünen Kaldı!
94.Konuşan Kazandı, Düşünen Kaldı! Eskiden derlerdi ki; “Söz gümüşse, sükut altındır.” Şimdi öyle mi? Şimdi öyle bir devirdeyiz ki; kim çok konuşuyorsa o haklı, kim daha çok bağırıyorsa o bilgili sanılıyor. İçeriğin mi var? Derinliğin mi var? Eh, kusura bakma, pek rağbet görmezsin bu devirde. Çünkü bu çağ, sesi yankı …
Devamını Oku »95.Ali’nin Boyu, Sehpanın Suçu!
95.Ali’nin Boyu, Sehpanın Suçu! El adlü esasül mülk Adalet mülkün temelidir. Bu temel sarsılırsa, üstüne ne inşa edersen et, bir gün çatır çutur yıkılır. Yaşayan herkes, er veya geç o yıkıntının altında kalır… Zaman Odur ki Zamanı evvelde, Zengin bir adam, incelikli mi incelikli, saray yavrusu bir ev yaptırmış. Öyle …
Devamını Oku »96.Rize’den Çıktım Yola, Hakikat Olmuş Tabela!
96.Rize’den Çıktım Yola, Hakikat Olmuş Tabela! Bazı insanlar soruyu duymazdan gelir, bazılarıysa duyup başka yerden cevaplar. Bir de vardır ki lafı döndürür, dolaştırır, seni yorar. En sonunda “asıl mesele neydi?” diye kendi kendine kalırsın. Bu yöntem, sadece bireysel ilişkilerde değil; siyaset, medya, eğitim ve toplum yönetiminde de sıkça karşımıza …
Devamını Oku »97.Canım Sıkıldı! Kimi / Neyi Pazarlayalım!
97.Canım Sıkıldı! Kimi / Neyi Pazarlayalım! Dünyanın en güzel çalışması nedir? deseler pazarlama stratejilerinin oluşturulması derim. Siz buna davet çalışması da diyebilirsiniz. Satış sitemi de diyebilirsiniz. Eğer bir duygu veya ideolojik hedefiniz varsa. Siyaset / politika, reklam sistemi de diyebilirsiniz. İnsan satma stratejisi de diyebilirsiniz…. İnsanoğlu duygularını, düşüncelerini, ürettiklerini, bakış açılarını, …
Devamını Oku »98.Kurtarıcı Çok Sorgulayan Yok!
98.Kurtarıcı Çok Sorgulayan Yok! İsimler, sıfatlar, unvanlar… Birçoğumuz için bunlar oldukça önemli. Ama bazen o kadar yüceltiriz ki, sıfatları ve unvanları, asıl meseleye odaklanmamız zorlaşır. İsimler ve sıfatlar, konunun özünü kavramamıza engel olabilir. Tıpkı hastalıkların doğru teşhis edilmesi gerektiği gibi, sıfatların da doğru anlaşılması gerekir. Yanlış tanımlamalar, yanlış teşhisler gibidir: …
Devamını Oku »99.Özgürlük, Hava Almak mı, Yoksa Pislikte Dans mı?
99.Özgürlük, Hava Almak mı, Yoksa Pislikte Dans mı? İnsan, biricik ve özel bir varlık olarak dünyaya gelir. Ancak, çevresindeki insanlar gibi düşünmeye, onların hislerine uymaya başladığında, yavaşça kendini kaybetmiş olur. Ne yazık ki, bu durum insanı taklitçi ve edilgen bir hale getirir. Edilgen insanlar, düşüncelerini ve duygularını kolayca başkalarına kaptırırlar. …
Devamını Oku »100.Cennet Yolu Burası mı? Yoksa Yanlış Sokağa Mı Saptık?
100.Cennet Yolu Burası mı? Yoksa Yanlış Sokağa Mı Saptık? Yollar… Ömür dediğimiz, hayat dediğimiz yollar. Bazen yollar, bizlerde izler bırakır; bazen de biz, yollara iz bırakırız. İzlerden anlaşılır, yolcunun güzelliği ve yolun düzenliliği. Her zaman “yolun sonu cennet, güzellik!” diye yola çıkarız, yol, gidildikçe ne olduğunu gösterir. Yolların sonu cennete …
Devamını Oku »
Metin KOCA