92.İbretlik Uçuş: Kabin Basıncı Değil, Beyin Basıncı Düşüktü!

92.İbretlik Uçuş: Kabin Basıncı Değil, Beyin Basıncı Düşüktü!

Toplumlar; bireylerin davranışları, değerleri ve birbirine etkileriyle şekillenir.

Herkesin kendi aklıyla değil de başkalarının yönlendirmesiyle hareket ettiği bir düzende, yanlışlar çabuk bulaşır, sonuçlarıysa genellikle ağır olur.

Öyle insanlarla karşılaşırız ki, her biri kendi başına bazen bir deryadır, bazıları da felakettir.

Bu felaket insanlarına mizah gözüyle bakmaz isek, bize bol bol ağrı kesiciler yutturacağından emin olabilirsiniz.

Körü körüne taklitçi, inatçı tipler, korkaklar, kendini akıllı zanneden düzenbazlar…

Başı belaya girince saf numarası yapanlar….

Zorda kalınca, oradan buradan yardım arayan, nemden fırtına çıkarmaya çalışanlar…

Zeki ama kibirli, rahatsız edici, zekasını kullanamayanlar…

Ortalığı karıştıranlar, sorunların çözümünde sorumluluk almayıp kendi menfaatine bakanlar…

Zaman Odur ki

Bir uçak yolculuğu düşün… Yan yana oturan üç tuhaf yolcu: Eşek, papağan ve köpek.

Şimdi “uçakta eşek ne arar?” diye sorma. Bu eşek bildiğin çiftlik eşeği değil. Düşünmeyen, herkesin dediğini yapan, “ben de, ben dee!” diyen,  sürü psikolojisindeki bir cinsinden.

Kuş dediysek de öyle masum serçe değil, çene düşüğü, hazırcevap, menfaatçi, şımarık  biraz da zengin velet tipli, yaramaz bir papağan.

Köpek ise mahalle delikanlısı gibi; biraz ürkek, biraz saf , korkak ama hep iyi niyetli.

Neyse, uçak havalanır. Yolculuk başlar.

Papağan boş durur mu? Gözü yukarıdaki çağrı düğmesine takılır. Basar!

Hostes fırlayıp gelir:

— Buyurun, bir şey mi oldu?

Papağan sırıtıyor:

— Heheh… Bi’ şey yok ya, çalışıyor mu diye denedim!

Hostes içinden “la havle” çekerek gider. Hostesin yüzündeki ifadeyi görseniz, “Kâbe’yi tavaf etsem bu günahı temizleyemem” der gibidir.

Aradan biraz geçer, papağan yine basar. Bu defa:

— Bu sefer de canım öyle istedi, kıllık olsun diye bastım.

Tabii eşek hemen gaza gelir. Papağan dürter:

— Hadi sen de bassana! Korktun mu yoksa, cesaretin yok senin…

Eşek:

— Kim, ben mi korkacağım?!

Basıverir düğmeye. Hostes yine gelir. Bu defa da köpeğe gaz verilir:

— Hadi koçum sıra sende!

Köpek önce biraz tedirgin olur ama “sürü psikolojisi” sonuçta… O da basar.

Hostes her seferinde gelir, ama cevaplar da iyice şenliktir:

— Yanlışlıkla bastım.

— Sıkıldık da ondan bastık.

— Kıllık olsun diye bastım.

— Ben de köpeklik ettim, bastım.

–   Başka işin mi var! Gelsen n’olacak…

Artık hostesin sabrı taşar. Kabin ekibi üçlüyü toplar.

Papağan pişkin pişkin omzunu silker:

— Özür mözür dilemem, ne yaparsanız yapın !

Eşek hala anırıyor:

— Aaaaiğğ AAAaaaiğğ! Anırmalara devam ediyor! Mantıklı cevap ta yok. Savunma da…

Köpek ise gözyaşları içinde:

— Vallahi bir daha yapmam… Dayım şurada kapıcı, emmim burada bekçi, teyzem falancı yerde bulaşıkçı, halamın da şu bürokratla resmi var….bütün torpillerini sayar. Büyük adamım havasını verir havlarken…..ben böyle kötü biri değilim! Arkadaşlara uydum! …diyerek tamamlar sözünü.

Sonunda karar verilir: Papağan ve eşek uçaktan atılacak! (Tamam, havada böyle bir şey olmaz, ama fıkradayız, unutma bu bir fıkra.)

İkisini alırlar, kapı açılır… Ve hooop! Atılırlar!

Eşek döne döne düşerken panikler:

A dostum! Ben kesin gebericem! Napıcam şimdi?!

Papağan gökyüzünde süzülerek cevap verir:

Evet, muhtemelen öleceksin. Ama asıl soru şu:

  • Uçmayı bilmiyorsan, niye havada eşeklik yapıyorsun birader ?! “

Fıkradan Anladıklarımız

  1. “Üzüm üzüme baka baka kararır.” (Türk atasözü) İnsan, birlikte vakit geçirdiği kişilerin huylarından etkilenir.
  2. “Aklı olmayan, sürünün tozunu yutar.” (Türkmen atasözü) Körü körüne taklit bireyi felakete sürükler.
  3. “Başkasının kanadıyla uçan, yere çabuk iner.” (Azeri atasözü) Kendi yeteneğini bilmeden başkasını taklit etmek tehlikelidir.
  4. “Her şaka yerini bulmaz.” (Ankara yöresi halk sözü) Davranışın zamanı ve yeri önemlidir.
  5. “Kılavuzu karga olanın burnu pislikten çıkmaz.” (Türk atasözü) Yanlış kişileri örnek almak kötü sonuç doğurur.
  6. “Kuş gördüğünü yapar, insan düşündüğünü.” (İran / Fars atasözü) İnsanı diğer canlılardan ayıran şey muhakemedir.
  7. “Korkak köpek çok havlar.” (Özbek atasözü) Bazı insanlar cesaret yerine mazeret üretir.
  8. “İnat eşeği uçurmaz.” (Anadolu halk sözü) İnat, bilgi ve becerinin yerini tutmaz.
  9. “Yanlış düğmeye basan, doğru kapıyı bulamaz.” (Kayseri esnaf sözü) Küçük görünen hatalar büyük sonuçlar doğurabilir.
  10. “Özür, hatanın ilacıdır.” (Türk atasözü tadında halk sözü) Hata sonrası sorumluluk almak erdemdir.
  11. “Sürüyle koşan, uçurumu geç fark eder.” (Kırgız atasözü) Sürü psikolojisi bireysel düşünceyi köreltir.
  12. “Dil kuştan hızlı, akıl ondan yavaştır.” (Arap atasözü) Düşünmeden konuşmak ve hareket etmek risklidir.
  13. “Başkasının oyununda kendi rolünü unutma.” (Hint atasözü) Her ortamda bireysel muhakeme korunmalıdır.
  14. “Torpil gölge verir, akıl yol verir.” (Anadolu halk sözü) Geçici destekler kalıcı çözüm sağlamaz.
  15. “Arkadaşın huyu yolun sonunu gösterir.” (Karadeniz halk sözü) Dost seçimi insanın kaderini etkiler.
  16. “Şımarık kuş, fırtınayı oyun sanır.” (Azeri atasözü) Kibir tehlikeyi küçümsemeye yol açar.
  17. “Akıl düşmeden önce çalışmalı.” (Türk atasözü) Önleyici düşünce sonradan pişmanlıktan iyidir.
  18. “Havada şaka yapan, yerde ağlar.” (Modern Anadolu taşlaması) Her davranışın sonucu vardır.
  19. “Liderin aklı yoksa sürü dağılır.” (Türkmen atasözü) Rehberlik eden kişilerin sorumluluğu büyüktür.
  20. “Uçmayı bilmeyen, kanat sesine aldanır.” (İran atasözü) Başarı için önce yeterlilik gerekir.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

 5.Gül, Geç!

 5.Gül, Geç! Zamane insanı, hele hele zamane ergenleri, sanki dünyaya “acil koduyla” gönderilmiş gibi yaşıyor. …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir