104.Evdeki Vatanın Altı Neden Islak? Sorgulamak Yaşatmaktır. Sorgulamayan birey zamanla unutulmaz, yalnızca yönlendirilir. Sorgulamayan toplum ise zamanla yönetilemez hâle gelir. Uyuyan toplumlar, tarih boyunca hep aynı şekilde uyandırılmıştır: acıyla. Zaten ölüler bir düdükle uyanıyorsa, yaşayanlar neden hâlâ uyumakta ısrar eder ki? Bu dünya aslında, uyuyanlarla uyananların savaş alanıdır. Ama dikkat …
Devamını Oku »101.Pisliğe Batmış Seçkinler Kulübü
101.Pisliğe Batmış Seçkinler Kulübü İnsan, garip bir çelişkinin varlığıdır. Hem anlam arar varlığında ve varlıklarda, hem de çoğu zaman görünüşün peşinden gider. Kendini haklı görmekte usta, eleştiriye kapalı, hatasını kabullenmekte ise epeyce zorlanır. Hele bir de azıcık konuşma yeteneği varsa, bilgiyle donanmış olmaya hiç gerek kalmaz. Laf cambazlığıyla her …
Devamını Oku »102.Posta Kutusundan Çıkan Karadeniz!
102.Posta Kutusundan Çıkan Karadeniz! İkinci Dünya Savaşı ( 1 Eylül 1939 – 2 Eylül 1945) , birçok ülke için yıkımın, acının ve çaresizliğin diğer adıydı. Türkiye, savaşın resmî bir tarafı olmamış olsa da, “her an olur” korkusuyla yıllarca teyakkuzda kaldı. Erkek nüfus silah altında, köyler kadın, yaşlı ve çocukların emeğiyle …
Devamını Oku »103.Eşeği Çizen Kazanır!
103. Eşeği Çizen Kazanır! Bazı coğrafyalar vardır; orada cehalet sadece bir hâl değil, aynı zamanda bir gelenektir. Bilgili olmak ayıplanır, sorgulamak suç sayılır, doğru söyleyenin değil, çok konuşanın itibarı vardır. O topraklarda halk, bilgiye değil büyüye inanır, âlime değil şarlatana kulak verir. Çünkü orada “ilim” meşakkatli bir yoldur; zahmetle …
Devamını Oku »105.Dünyanın Merkezi Neresidir Hocam!
105.Dünyanın Merkezi Neresidir Hocam? Gerçeğin Merkezine Yolculuk…. Modern insan, bilgi çağında yaşamasına rağmen hakikatten her zamankinden daha uzak…. Günümüzde gerçeklik, artık deneyimle değil; ekranla, görüntüyle, özellikle de reklamlarla inşa ediliyor. Ne düşüneceğimizi, neye hayran olacağımızı, hatta neyin iyi ve doğru olduğunu bile biz seçmeden önce reklamlar belirliyor. Sadece ürünleri değil, …
Devamını Oku »106.Sana,Hayat Kurtaran Üç Öğüdüm Var!
106.Sana, Hayat Kurtaran Üç Öğüdüm Var! İnsan bazen yalnızca sırtında taşıdığı yükle değil, zihninde taşıdığı yargılarla da ezilir. Çoğu zaman akıl yürütmek yerine akıllı görüneni dinlemeyi seçeriz. Çünkü sorgulamak cesaret ister; inanmaksa sadece bir onay. Bu yüzden nice insan, “öğüt” adı altında öyle laflar duyar ki, aslında sadece kafasına dolma …
Devamını Oku »107.Bir Papaz Fıkrası Kadar Gerçek!
107.Bir Papaz Fıkrası Kadar Gerçek! Muhalefet önemlidir. Farklı düşünceler de öyle. Herkes bizim gibi düşünmek zorunda değildir. Çünkü gelişmenin, ilerlemenin ve hakikatin yolu çoğu zaman sorgulamaktan, itirazdan ve farklı bakış açılarıyla yüzleşmekten geçer. Ne yazık ki, bazı insanlar bu gerçeği kabullenemez. “İlle de benim gibi düşüneceksin, beni onaylayacaksın, benim dediğimi …
Devamını Oku »108.Dikkat! Eşek Sesi Abdesti Bozar!
108.Dikkat! Eşek Sesi Abdesti Bozar! Bilmek ya da bilmemek… Sadece bir tercih değil, insanın varoluş serüvenidir bu. Bazen bir cümlenin peşine düşeriz; harflerin arasında kaybolur, anlamın labirentinde ömrümüzü tüketiriz. Farabi der ki: “Bildiğimizi sever, bilmediğimize düşman oluruz.”Sokrat’a göre bilgi, ruhun gıdasıdır; doğuştan getirdiğimiz bir yatkınlıkla doğruyu ararız. Ancak asıl soru …
Devamını Oku »109.Kazananlar, Kulağını Kapatandır
109.Kazananlar, Kulağını Kapatandır Hayat, çoğu zaman uçurumun kenarında durmak gibidir. Önümüzde belirsizlikler, ardımızda alışkanlıklar ve konfor alanı… Atlayıp atlamamak arasında gidip geliriz. Bazılarımız, kendi iç sesini dinleyip cesaretle ileri adım atar. Bazılarımız ise çevresinden gelen korku dolu seslere kulak verir ve yerinde sayar. Oysa yaşamın en büyük dönüm noktaları, korkunun …
Devamını Oku »110.Kabak Devri İçin Birkaç Kavak Dikeyim Bari!
110.Kabak Devri İçin Birkaç Kavak Dikeyim Bari! Eskiden bir laf vardı: “İşi ehline verin.” Şimdi bu laf, duvar süsü oldu. Yeni versiyonu şöyle: “İşi, akrabasına, dayısına, hemşehrisine, partilisinin oğluna, kızının damadına ver!” Ehil olmak mı? O artık CV’de şirin duran bir kelime sadece. Gerçekte aranan şey: tanınan, bilinen, yalakalıkta deneyimli, …
Devamını Oku »
Metin KOCA