107.Bir Papaz Fıkrası Kadar Gerçek!

107.Bir Papaz Fıkrası Kadar Gerçek!

Muhalefet önemlidir.

Farklı düşünceler de öyle. Herkes bizim gibi düşünmek zorunda değildir.  Çünkü gelişmenin, ilerlemenin ve hakikatin yolu çoğu zaman sorgulamaktan, itirazdan ve farklı bakış açılarıyla yüzleşmekten geçer.

Ne yazık ki, bazı insanlar bu gerçeği kabullenemez. “İlle de benim gibi düşüneceksin, beni onaylayacaksın, benim dediğimi yapacaksın,” der. Oysa düşünce dediğin şey, empoze edilince değerini kaybeder; özgür olunca anlam kazanır.

Yaratan herkese akıl vermişse, neden herkes tek bir kişinin doğrularını kabul etmek zorunda olsun ki? Belki o kişi yanlıştır da sen doğrusundur. Belki herkesin doğrusu biraz eksik, biraz fazla, ama birlikte anlamlıdır.

İnsan, bazen sert bir kaya gibi inatçı, bazen de zarif bir su gibi esnektir ama çoğu zaman bencildir. Kendisine benzemeyene “muhalif” der, “dış mihrak” damgasını yapıştırır. Halbuki toplumları büyüten, yükselten şey; işte o dışlanan, aykırı görülen fikirlerdir.

Farklılıklar bir tehdit değil, zenginliktir.

Aynı bilgilere sahip olmayan insanlar, farklı kaynaklardan beslenir. Farklı sonuçlara varır. O yüzden her fikir, düşünceye açılan bir pencere olabilir.

Muhalefet; düşmanlık değil, bir fikrin test edilmesidir. İyi düşünceler karşısında daha da güçlenir, yanlışlar ise böylelikle ayıklanır.

İşte bu gerçeği bize asırlar önce yaşamış bir halk bilgesi, bir deli kılığına girip padişaha ders vererek anlatmış. Buyurun, tarihin ibret dolu satırlarına…

Zaman Odur ki

Yıldırım Bayezid bir gün çok öfkelenmiş. “Bu ne iştir?” demiş, “Alimler, hocalar, mollalar hep konuşuyor, eleştiriyor. Kanunlara, dine aykırı konuşuyorlar!”

Siniri dinmemiş. Tam sekiz yüz bilginin zindana atılmasını emretmiş. Yetmemiş, “Üç gün üç gece yemek yok! Sonra da hepsi idam edilsin!” diye ferman buyurmuş.

Padişahtan korkanlar susmuş. Kimse ses çıkaramamış. “O bir padişah, vardır elbet bir bildiği,” diye kendi kendilerini avutmuşlar. Ama gönüller de rahat değilmiş.

Bu olayları duyan gönül erlerinden biri, “Kör Hasan” diye bilinen bir zat, ilginç bir yol seçmiş. Deli kıyafetini giymiş, üstüne de komik bir şapka takmış, doğruca padişahın huzuruna çıkmış.

Padişah, Kör Hasan’ı görünce kahkahalara boğulmuş:
— Bu ne hal böyle Hasan!

Kör Hasan eğilmiş, ciddi bir tavırla konuşmuş:
— Sultanım, İstanbul’a, ( yani o zamanın Kostantiniyye’sine)  gideceğim. Dedim ki, yola çıkmadan önce padişahımıza da bir sorayım: Bir arzusu, isteği var mıdır?

Padişah şaşkınlıkla sormuş:
— Hayırdır, niye gidiyorsun İstanbul’a?

Kör Hasan gayet sakin bir şekilde cevaplamış:
— Duydum ki sekiz yüz kadar hocayı, alimi zindana atmışsınız, idam edilecekmişler. Dedim ki, bizde doğruyu gösterecek kimse kalmayacak. Belki oradan 40-50 papaz getiririm. Biz yine Rum diyârı oluruz, ama en azından farklı düşüneni hapse atmazlar. Yeni alimler yetişene kadar bu papazlar bize biraz yardımcı olurlar.

Söz padişahın yüreğine dokunmuş. Bir an susmuş. Sonra,
— Haklısın Kör Hasan! demiş.

Ve o gün ferman değişmiş. Alimler affedilmiş. Rivayet odur ki, ondan sonra Osmanlı’da muhalif düşünen, sorgulayan insanlar, isyan etmedikleri sürece cezalandırılmamış.

Fıkradan Anladıklarımız

1. “Akıl akıldan üstündür.” (Türk atasözü) Farklı fikirler bir araya geldiğinde hakikate daha sağlam ulaşılır.

2. “Bir elin nesi var, iki elin sesi var.” (Anadolu atasözü) Tek ses yerine çok seslilik toplumu güçlendirir.

3. “Doğru söz acı gelir.” (Anadolu atasözü) Eleştiri çoğu zaman rahatsız eder ama gelişimin kapısını açar.

4. “Aynayı kıran yüzünü değiştiremez.” (hikmet sözü) Muhalefeti susturmak hataları ortadan kaldırmaz.

5. “Akıllı düşman, akılsız dosttan iyidir.” (Türk atasözü) Eleştiren kişi bazen körü körüne onaylayandan daha faydalıdır.

6. “Sözün doğrusunu deli söyler.” (Anadolu halk sözü) Hakikat bazen beklenmedik ağızlardan çıkar.

7. “Çok bilen değil, çok dinleyen kazanır.” (hikmet sözü) Yönetimde farklı seslere kulak vermek esastır.

8. “Tek ses yankıdır, çok ses hayattır.” (modern hikmet sözü) Toplumsal ilerleme düşünce çeşitliliğiyle mümkündür.

9. “Düşünceye zincir vurulmaz.” (hikmet sözü) Fikirler baskıyla yok olmaz, sadece yer değiştirir.

10. “İtiraz eden düşman değildir.” (hikmet sözü) Muhalefet çoğu zaman düzeltici bir güçtür.

11. “Susturulan söz büyür.” (Anadolu halk sözü) Bastırılan fikirler zamanla daha güçlü şekilde geri döner.

12. “Padişahın kulağı halka açık olmalı.” (Osmanlı hikmet sözü) Yöneten kişi yalnız övgüye değil eleştiriye de ihtiyaç duyar.

13. “Farklı ses rahmettir.” (Türk-İslam hikmet geleneği) Düşünce çeşitliliği toplumsal zenginliktir.

14. “Korku aklı susturur.” (hikmet sözü) Baskı ortamı insanların doğruyu söylemesini engeller.

15. “Delinin taşı kuyuya atılır, akıllı çıkarır.” (Anadolu atasözü) Cesur sorular bazen toplumun uyanmasına vesile olur.

16. “Söz kesilirse fikir körelir.” (eğitim temalı hikmet sözü) Tartışma ortamı olmayan yerde düşünce gelişmez.

17. “Her itiraz bir imtihandır.” (hikmet sözü) Sağlam fikirler eleştiriyle güçlenir.

18. “Kılıçla değil, akılla yönet.” (Osmanlı nasihat sözü) Kalıcı yönetim baskıyla değil hikmetle sağlanır.

19. “Bilge bazen deli görünür.” (halk hikmeti) Dış görünüşe bakarak fikirlerin değerini küçümsememek gerekir.

20. “Hakikat alkışla değil, tartışmayla parlar.” (hikmet sözü) Gerçek düşünce özgür ortamda ortaya çıkar.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir