145.Hayatımızdaki Çukurlar

çukur

145.Hayatımızdaki Çukurlar

Hayat, dümdüz bir yol değildir. Herkesin önüne, zamanı geldiğinde bir çukur çıkar. Kimi bu çukura düşer, kimi son anda fark edip kenarından döner, kimi de düşenlere bakar ve kendi yoluna devam eder. Ama en tehlikelisi, çukura düşenlerin orada kalmayı kabullenmesidir. İşte toplumların felaketi de tam burada başlar.

Çukurlar sadece sokaklarda, yollarda olmaz. Zihinlerde, kalplerde, sistemlerde, eğitimde, yönetimde, medyada, hatta ailemizde ve dostluklarımızda bile görünmeyen çukurlar vardır. Bazı çukurlar düşünmeyi engeller, bazıları konuşmayı… Bazıları ise sadece “sus” der. İşte bu yüzden çukurlar, sadece bir çukur değildir.

Bir ülkenin gelişmişliği, yollarındaki asfalt kalitesiyle değil, düşünce çukurlarını nasıl onardığıyla ölçülür. Çünkü bazı çukurlar öyle derindir ki düşenin yalnız ayağı değil, umudu da kırılır. Hatta zamanla öyle bir hal alır ki, bu çukurlara düşenlerin yardım çağrıları “rahatsızlık” olarak algılanır. Oysa bir çığlık, bir sistemin aynasıdır.

Ve her çukurda çözüm, ya düşünceyle ya da düzensizlikle bulunur. Kimi üstünü kapatır, kimi yanına bir tabela diker, kimi de orada bir iş modeli kurar.

İşte şimdi size bir şehirdeki çukurun hikâyesini anlatacağım. Ama dikkat edin; belki bu çukur, sizin mahallenizde değil ama sizin aklınızda ya da ruhunuzdadır.

Zaman Odur ki

Bir zamanlar gelişmiş olduğu iddia edilen bir ülkede, halk eğitimli, yöneticiler de oldukça “seçkin” idi. Ancak bu “seçkinlik” her sorunu çözmeye yetmiyordu.

Ülkenin önemli bir şehrinde, tam da kalabalığın geçtiği bir noktada, yıllardır bir çukur vardı. Gören uyarı şeridine rağmen düşüyor, uyarı levhalarına rağmen yaralanıyordu. Halk çare aradı. Toplantılar yapıldı, uzmanlar çağrıldı, paneller düzenlendi.

Derken çözüm önerileri gelmeye başladı.

Şehrin en önemli üçüncü kişisi, büyük bir araç firmasının sahibiydi. Önerdi:

“Çukurun başına bir ambulans koyalım. 7/24 orada dursun. Düşenleri hemen hastaneye yetiştiririz. Ölüm oranı da düşer, halk hizmetten memnun olur.”

Şehrin ikinci önemli kişisi, inşaat sektöründe sayılı zenginlerdendi. Gülümseyerek ekledi:

“Çukurun yanına hastane kuralım. Ambulansa da gerek kalmaz. Üstelik bu proje, ekonomiye katkı sağlar. Halkımız refah içinde olur.”

İkisi de alkışlandı.

Ancak herkesin beklediği an geldi. Şehrin en önemli kişisi, hem zengin hem de “çok sevilen” bir yöneticiydi. Söz ona verildiğinde, gözler parladı.

Sakince konuştu:

“Arkadaşlar, sizin çözüm önerileriniz güzel ama fazla masraflı. Biz halkın parasını düşünmek zorundayız. Benim önerim daha pratik:

Bu çukuru kapatalım. Onun yerine hastanenin yanına yeni çukurlar kazalım. Böylece ne yeni hastane gerekir, ne yeni ambulans. Ekonomik, hızlı ve sürdürülebilir bir çözüm!”

Alkış tufanı koptu.

Medya günlerce bu “dahiyane fikir”le övgü yaptı. Çukuru kapatmak yerine sistemleştiren bu akla, halk da alıştı. Ve sonra her yerde yeni çukurlar açıldı.

Fıkradan Anladıklarımız

  1. “Su akar, çukurunu bulur.” (Türk atasözü) Sorunlar genellikle zayıf noktaları ortaya çıkarır.
  2. “Balık baştan kokar.” (Türk atasözü) Sistem bozuksa sorun tabana hızla yayılır.
  3. “Bir delik bin yamayla kapanmaz.” (Türk atasözü) Geçici çözümler kalıcı sorunları büyütür.
  4. “Yamayı büyük yapınca sökük görünmez sanma.” (Türk halk sözü) Sorunu örtmek çözmek değildir.
  5. “Çukur kazanın kendi ayağı takılır.” (Türk atasözü) Yanlış düzen bir gün sahibini de etkiler.
  6. “Akıl var izan var.” (Türk atasözü) Çözüm üretirken temel mantık unutulmamalıdır.
  7. “Aklı uyuyan toplum çukura düşer.” (Türk hikmet sözü) Sorgulama yoksa hata çoğalır.
  8. “Bir yanlış bin doğruyu gölgeler.” (Türk atasözü) Küçük görünen hatalar büyük sonuç doğurabilir.
  9. “Göz göre göre kuyuya düşülmez.” (Türk atasözü) Aynı hataları tekrarlamak bilinç eksikliğidir.
  10. “Kör alışınca değneğini bırakmaz.” (Türk atasözü) İnsan zamanla yanlış düzene alışabilir.
  11. “Dert saklanınca büyür.” (Türk atasözü) Sorun konuşulmadığında derinleşir.
  12. “Bir musibet bin nasihatten iyidir.” (Türk atasözü) Yaşanan zarar bazen en güçlü öğretmendir.
  13. “Ağacı kurt içinden yer.” (Türk atasözü) Toplumları asıl iç bozukluklar yıpratır.
  14. “Doğru söz acı gelir.” (Türk atasözü) Sorunu açıkça söylemek cesaret ister.
  15. “Yanlış hesap er geç döner.” (Türk atasözü) Popüler çözümler kalıcı başarı sağlamaz.
  16. “Yara sarılmazsa iltihap tutar.” (Türk atasözü) Sorun zamanında çözülmezse yayılır.
  17. “Göze perde inerse yol görünmez.” (Türk hikmet sözü) Bilinçsiz alkış yanlışı güçlendirir.
  18. “Kuyu derinse ip sağlam olmalı.” (Türk atasözü) Büyük sorunlar güçlü düşünce ister.
  19. “Taş yerinde ağırdır.” (Türk atasözü) Her problemin asıl kaynağına inmek gerekir.
  20. “Çukuru kader sanan yol bulamaz.” (Türk hikmet sözü) İnsan kendini sorgulamazsa çıkış göremez.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

 5.Gül, Geç!

 5.Gül, Geç! Zamane insanı, hele hele zamane ergenleri, sanki dünyaya “acil koduyla” gönderilmiş gibi yaşıyor. …

4 Yorumlar

  1. Biz neden o çukuru kapatıp yeniden başka yerde çukur açıyoruz? İhtiyacımiz mi var? Bize ne gibi olanaklar sağlıyor neyi kolaylaştırıyor? Hayatta ne işimize yarayacak?

  2. Beyin bir donanımdır herkeste vardır.Akıl bir yazılmdır herkeste yoktur.Ama akıllı olanlarda ahlak da olmalıdır. ki durum böyle olmasın.. Vesselam

Yıldız için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir