164.Ben Sandım, Meğer Senmişsin

maskeler

164.Ben Sandım, Meğer Senmişsin

Benzemek ile en olmak arasında süregelen bir kavga…bir süreç..

Hayat, göze görünenle gerçekte olan arasındaki farkı fark edebilme sanatı gibidir.

İnsanlar çoğu zaman başkalarını kendi gibi sanır. Yüzler benzer, sözler tanıdık gelir, kılık kıyafet bizden izler taşır… ama ruh başka bir yerdedir. Asıl mesele, dışarıdan bize benzeyenlerin, gerçekten bize benzer olup olmadığını anlayabilmektir. Bu da zaman ve tecrübe ister.

İnsan; gördüğüne aldanır, duyduğuna inanır, hissettiğine bağlanır. Lakin bütün bu kabukların altında neyin yattığını bilebilmek, yalnızca dikkatle ve basiretle mümkün olur. Her benzer, özdeş değildir. Her dostça yaklaşan da dost değildir. Aradaki farkı fark edebilen, hataya düşmeden yol alabilir.

İşte bu anlamlı fıkra, hem güldürür hem düşündürür; insanları tanımada dikkatli olmanın, samimiyetin dozunu bilmenin ne kadar hayati olduğunu hicivli bir dille anlatır. Hoca’nın diliyle, bize şu gerçeği fısıldar: “Sana benzeyen herkes sen değildir.”

Zaman Odur ki,

Zamanın birinde, Hoca, Serenti’nin yanındaki eski kestane kütüklerine oturmuş, günün yorgunluğunu atarken bir adam yanına yaklaşır. Selam verir, Hoca selamını alır. Söz lafı açar, sohbet koyulaşır. Oradakiler, bu sıcak muhabbeti görünce adamı Hocanın eski bir dostu sanırlar.

Bir süre sonra Hoca, hafifçe arkasına yaslanır, yüzünde hafif bir tebessümle adama döner:

– Sorması ayıp olmasın evladım, biz ne zamandır tanışıyoruz? Siz kimsiniz, kimlerdensiniz? Ne iş yaparsınız, fikriniz nedir, zikriniz nedir? Kusura bakma ama seni bir türlü çıkaramadım. Tanıyamadım doğrusu…

Adam şaşırır, bozulur:

– Aman Hocam! Neredeyse bir saattir konuşup gülüyoruz. Beni tanımadıysanız, neden baştan bu kadar samimi konuştunuz? En başta sormanız gerekmez miydi?

Hoca sakince cevap verir:

– Sarığın sarığıma, kaftanın kaftanıma, sakalın sakalıma öyle benziyordu ki seni kendim zannettim! Onun için konuştum. Meğer sen ben değilmişsin, ben de sen değilmişim…

Fıkradan Anladıklarımız:

  1. “Her sakallıyı deden sanma.” (Türk atasözü) — Dış görünüşe bakarak insanlar hakkında kesin hüküm verilmez.
  2. “Her gördüğün yüz dost yüzü değildir.” (Anadolu sözü) — Samimi görünen herkes iyi niyetli olmayabilir.
  3. “Görünen dağın ardı da vardır.” (Yöresel Anadolu sözü) — İnsanların görünen tarafının ötesinde başka bir gerçeklik bulunur.
  4. “El elin aynası değildir.” (Türkmen sözü) — Başkasını kendin gibi sanmak çoğu zaman yanlıştır.
  5. “Her parlayan taş elmas değildir.” (Türk atasözü) — Görüntü aldatıcı olabilir.
  6. “Kişi kıyafetiyle değil, sözüyle tanınır.” (Anadolu sözü) — Gerçek karakter konuşma ve davranışla ortaya çıkar.
  7. “Yüz güler, gönül gizler.” (Karadeniz yöresi) — Dışarıdaki tebessüm, iç dünyayı her zaman yansıtmaz.
  8. “Dost kara günde belli olur.” (Türk atasözü) — Gerçek yakınlık zor zamanlarda anlaşılır.
  9. “Aynı suya bakan iki yüz aynı değildir.” (Azeri sözü) — Benzer görüntüler, farklı niyetler taşıyabilir.
  10. “İnsanı elbisesi değil, ahlakı taşır.” (Türk-İslam irfan geleneği) — Değer görünüşte değil özdedir.
  11. “Söz kişinin aynasıdır.” (Türk atasözü) — İnsan, kim olduğunu diliyle ele verir.
  12. “Güle bakan dikenini de görmelidir.” (Anadolu sözü) — İnsanları değerlendirirken sadece güzel taraflarına odaklanmamak gerekir.
  13. “Benzer benzeri çeker, ama aynı olmaz.” (Yöresel söz) — Yakınlık, tam bir özdeşlik anlamına gelmez.
  14. “İlk bakış son hüküm değildir.” (Modern Anadolu sözü) — İlk izlenimler yanıltıcı olabilir.
  15. “Kurt postuna giren koyun olmaz.” (Türk atasözü) — Görünüş değişse de öz değişmeyebilir.
  16. “Yavaş tanı, sağlam dost ol.” (Türkmen atasözü) — Sağlıklı ilişkiler zamanla oluşur.
  17. “Sakin sorulan soru kapalı kapıyı açar.” (Anadolu sözü) — Nazik sorgulama gerçekleri ortaya çıkarır.
  18. “Her gölge insan değildir.” (Tasavvufi söz) — Görünüşün arkasındaki hakikati görmek gerekir.
  19. “Yakın duran uzak olabilir.” (Yörük sözü) — Fiziksel yakınlık, gönül yakınlığı demek değildir.
  20. “Dostluk surette değil, sirette aranır.” (Klasik Türk-İslam hikmet sözü) — Gerçek dostluk dış görünüşle değil, iç dünyadaki benzerlikle kurulur.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

2 Yorumlar

  1. İyi insanların,buna kendimde dahil, hayatta kaybetme sebeplerinden en önemli sebebplerinden biri de bu sanırım. Herkesi kendimiz gibi zannetme fikri. Aslında bu bi fikirden çok kişinin huyuda ysda mizacıda olabiliyor. Her defasında kendisi gibi sanıp aldanması huyundan oluyor. Can çıkar huy çıkmaz demişler sonuçta.

Emine için bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir