148.Sırt Sırta Vereni Kurt Yemez!

oküzler

148.Sırt Sırta Vereni Kurt Yemez!

Kimi zaman bir milletin sonunu bir savaş getirir, kimi zaman bir cümle… Ama çoğunlukla kavganın kendisi getirir.

Hem de içerden geleni. Dışarıdan düşman gelir de birliği, beraberliği görürse tırsar. Ama içeride biri öbürünün üstüne basarak yükselmeye çalışırsa; kurtlar da gelir, çakallar da, hepsi sırtını sıvazlar. Çünkü bilirler ki bu toplum zaten kendi kendini yer, bize zahmet düşmez.

Bizim memleketin de en büyük derdi bu: Kendiyle barışık olmayan adam, başkasıyla hiç barışamaz.

Aynı mahallenin çocukları, aynı sabaha uyanan insanlar, aynı çayın başında kahvaltı yapan komşular; bir bakmışsın birbirine düşman olmuş. Neden? Çünkü biri televizyondan izlediğini, öbürü internetten duyduğunu gerçek zannetmiş. Biri “benim doğrum” demiş, öteki “senin doğrun yanlış” diye tepki göstermiş.

Halbuki bu dünya bir saban…

Hepimiz aynı tarlayı sürüyoruz. Rengimiz ayrı olabilir, dilimiz ayrı olabilir, ama saban tek. Sürmezsek aç kalırız. O yüzden bazen geriye dönüp şöyle düşünmek gerekir: Biz kimin kavgasını yapıyoruz? Kimin gazına geldik? Birbirimizi yerken, bizi kimler alkışlıyor?

Bu sorulara cevap vermekte zorlananlar için, gelin size bir fıkra anlatayım. Hem de öyle böyle değil, öküz gibi hakikat dolu bir fıkra…

Zaman odur ki

Zamanın birinde, ha şimdi değil ha dün de değil, epey bir evvel, traktörler yokken köy işlerini öküzler yapardı.

Herkesin hayali bir öküzü olmasıydı. Ama Ali Emmi’nin hem bir sarı öküzü vardı, hem bir siyah öküzü! Vay anasını… O zamanın Mercedes-BMW’si!

Ama gel gör ki bu iki öküz, ahırda gül gibi geçinmek yerine her gün birbirine tos vuruyordu. Biri öbürüne ters baktı mı, sabaha kadar kafa tokuşturma sesleri geliyordu. Ali Emmi de çaresiz, ikisinin ipini kısa tutmuştu. Ama öküz milleti bakışla da kavga eder.

Şimdi esas mesele burada başlıyor…

Geceleri kurt geliyor pencereye, sarı öküze diyormuş:

– Ula sen aslansın, arslansın! Bu siyah seni ezmeye çalışır. Kendini ezdirme!

Aynı gece çakal da siyah öküze fısıldıyor:

– Sen ondan güçlüsün. Yat kalk bu sarıyı biç! Kader seni lider yapmış!

Bu ikisi sabaha kadar birbirini yiye yiye, birbirine düşman olmuş. Ali Emmi her sabah şöyle nasihat ediyor:

– Ula hayvan olasızlar! Aynı yemliği yiyorsunuz, aynı sabanı çekiyorsunuz. Bi durun da kafanızı kaldırıp dışarı bakın! Kurtlar fink atıyo yahu!

Ama nafile… Sarı öküz kendini filozof sanıyor, siyah öküz de stratejist. Her biri ötekinin eksik aklını tartışıyor.

Bir gün sabah sabah bunlar ipi koparmış, dağları tepeleri aşıp düz ovaya çıkmış. Orda tam kapışmışlar, kafalar tokuşmuş, toynaklar patlamış. Akşam olmuş, yorulmuşlar. Derken… çevrelerini kurtlar sarmış.

Sarı öküz homurdanmış:

– Ula biz bir birimizi dövüceğimize kurtlara döner olduk…

Siyah öküz gözlerini kısmış:

– Asıl düşman dışardaymış be kardeşim… Gel sırt sırta verelim…

O gece sırt sırta verdiler, uyumadılar, kurtlara pabuç bırakmadılar. Sabaha karşı Ali Emmi geldi. Bunları öyle görünce bi gülümsedi, bi de hafiften kıkırdadı.

– Ula dedi, siz kavga ediyordunuz ama bakın işin sonunu anladınız… Helal size!

O günden sonra köyde bir kural oldu. Biri biriyle kavga mı etti, hemen Ali Emmi örneği verilir:

– Yapmayın uşaklar… Bizim öküzler bile anladı bu işi!

Öteki cevaplar hemen hazır olurdu:

– Yaa sen kim oluyon da karışıyon bizim kavgamıza?

– Ben kim miyim? Ben Ali Emmi’yim be! Bizim öküzler bile anladı da, siz hâlâ anlamadınız mı yalaşuklar?

Fıkradan Anladıklarımız

  1. “Sürüden ayrılan kuzuyu kurt kapar.” (Anadolu atasözü) Ayrışma savunmasızlık doğurur.
  2. “Taş taşa değmeden duvar olmaz.” (Türk atasözü) Farklılıklar çatışmadan değil, uyumdan güç üretir.
  3. “Ayrı düşen ocağın külü çabuk söner.” (Karadeniz halk sözü) Birlik bozulursa güç azalır.
  4. “Düşmanın ekmeği nifaktır.” (Türk hikmet sözü) Dış etkiler çoğu zaman iç çatışmayı besler.
  5. “Köprü yıkılırsa iki yaka da yalnız kalır.” (Anadolu sözü) İlişkilerin kopması herkesi etkiler.
  6. “Kurt puslu geceyi sever.” (Doğu Anadolu atasözü) Belirsizlik ve kavga fırsat doğurur.
  7. “Yol arkadaşı yolda belli olur.” (Türk atasözü) Zor zamanda yanında kalan değerlidir.
  8. “Çatışan boynuzlar otu ezer.” (Türk halk sözü) Kavganın zararı çoğu zaman çevreye olur.
  9. “Dostluk demir kapıdır, kırılırsa ses çıkarır.” (Yöresel söz) Yakınlar arasındaki kırgınlık daha derin hissedilir.
  10. “Aynı kazanda kaynayan taşmaz.” (Türk halk sözü) Ortak amaç birliği güçlendirir.
  11. “Kendi evini yıkan yağmuru suçlar.” (Türk hikmet sözü) İç sorunların sebebi dışarıda aranmaz.
  12. “Çakal sürüye içeriden yol bulur.” (Anadolu sözü) En büyük tehlike iç zafiyettir.
  13. “Bir çivi bir nalı, bir nal bir atı kurtarır.” (Türk atasözü) Küçük destek büyük sonuç doğurur.
  14. “Omuz omuza veren yükü hafif taşır.” (Türk halk sözü) Dayanışma zorluğu azaltır.
  15. “Küskün tarla ürün vermez.” (Karadeniz halk sözü) Husumet ortak emeği boşa çıkarır.
  16. “Yel esince saman ayrılır.” (Türk atasözü) Kriz anında gerçekler ortaya çıkar.
  17. “İki dağ arasında ses yankı yapar.” (Türk hikmet sözü) Sert sözler geri dönüp sahibini de etkiler.
  18. “Kardeş kavgasını el alkışlar.” (Anadolu sözü) İç çekişme dışarıdakileri sevindirir.
  19. “Aynı ipin lifleri koparsa halat çözülür.” (Türk halk sözü) Toplumu ayakta tutan birliktir.
  20. “Sırt sırta verenin gölgesi bile büyür.” (Yöresel hikmet sözü) Birlik sadece savunma değil güç de üretir.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir