121.Kaç Etmesini İstersiniz Efendim?

121.Kaç Etmesini İstersiniz Efendim?

Matematik asla yalan söylemez… değil mi?

1+1 her zaman 2 eder; sayılar nettir, objektiftir, tartışmaya kapalıdır. Hatta bazen insanlardan daha güvenilirdir.

İnsanlar aldatabilir, kandırabilir, çarpıtabilir ama sayılar…

Ah o tertemiz, masum rakamlar! Onlar bizi asla yanıltmaz. Tabii bu, onları kullanan kişinin niyeti iyiyse geçerli. Yoksa mesele rakam değil, rakamı kimin, ne için kullandığıdır. Çünkü doğru ellerde 2+2 gerçekten 4 eder, ama bazı “özel” durumlarda 3 de olabilir, 5 de, hatta hiç olmamış gibi davranılabilir.

Bir düşünün: Bir siyasetçi çıkıp kürsüde birkaç grafik gösterdiğinde herkes ikna olur. Bir ekonomist “istatistiklere göre işler yolunda” dediğinde içimiz rahatlar. Bir öğretmen “matematik hayatın kendisidir” dediğinde başımızı sallarız.

Ama gelin görün ki hayat, çoğu zaman matematikten çok mizaha yakındır. Sayılarla oynayanlar, sahneyi o kadar ustalıkla kurar ki, siz daha ne olduğunu anlayamadan 1 sayısı 3 olur, 2 ay 10 aya çıkar, hatta kediler bile toplama işlemine katılır.

Bu fıkra da tam olarak bunu anlatıyor: Matematiksel doğrular, gündelik hayatın karmaşıklığında, siyasetin kıvraklığında, paranın cazibesinde ve kişisel çıkarların gölgesinde nasıl şekil değiştirebiliyor?

Öğretmenin idealleri ile öğrencinin gerçekçi sorgulaması arasındaki fark, tam da bugünün dünyasını yansıtıyor. Çünkü artık herkes biliyor ki: Gerçekler sabit değildir; soruyu kime sorduğunuza ve cevabın ne kadar işinize geldiğine göre değişir.

Ne diyelim… Sayılar yalan söylemezmiş. Eh, o zaman onları konuşturmasaydınız!

Zaman Odur ki

Hoca sınıfta anlatıyordu:

“Sayılar yalan söylemez çocuklarım. Onları hayatınızda bol bol kullanın. Çünkü sayılar inandırıcılığı artırır. Matematik hayatın ta kendisidir.

Mesela:

  • 1 + 1 = 2 eder.

  • 2 elma + 1 elma = 3 elma eder.

  • Ankara–İstanbul arası 450 km’dir; İstanbul–Ankara da aynı şekilde.

  • Bir traktör bir tarlayı 10 günde sürüyorsa, 10 traktör 1 günde sürer…”

Öğretmen o kadar kaptırmıştı ki kendini, her alandan örnek veriyordu.

Ama bugünün çocukları öyle her söylenene inanacak çocuklar değil. Az okusalar da çok sorguluyorlar. Özgüvenleri yüksek ve teslimiyetçi değiller. Ön sırada oturan Temel parmak kaldırdı:

“Size katılmıyorum öğretmenim. Sayılar da bence yalan söyleyebilir. Her şey bakış açısına bağlı.”

Sınıfta bir sessizlik oldu. Temel devam etti:

“Bir odaya bir solucan, bir kuş ve bir kedi koyun. Kağıt üstünde 3 eder ama gerçekte sonuç 1 olur; çünkü kedi hepsini yer.”

“Ramazan Bayramı ile Kurban Bayramı arası 2 ay. Ama Kurban Bayramı ile Ramazan Bayramı arası 10 ay. Aynı iki gün arasında hem 2 hem 10 ay olur mu?”

“Bizim kedi tek başınaydı. 2 yavrusu oldu; şimdi 3 oldular. 1, birden 3 oldu.”

“Dişi ve erkek hayvan birleşince de 3 eder: Dişi, erkek ve yavru.”

“Hele bir de muhasebeciye sorarsanız ‘2+2 kaç eder?’ diye… Size ‘Kaç çıkmasını istersiniz efendim?’ diye sorar.”

Öğretmen gülerek:

“Yavrum, böyle şey olmaz.”

Temel sözünü sürdürdü:

“Amcam siyasetçi. Yanına muhasebeci alacaktı. Mülakatta herkese aynı soruyu sordu: ‘2+2 kaç eder?’ Herkes ‘4’ dedi, ama kimseyi beğenmedi. 17. kişi geldiğinde, aynı soruya şöyle cevap verdi: ‘Kaç etmesini istersiniz efendim?’ Amcam onu işe aldı. 8 yıldır birlikte çalışıyorlar ve çok zengin oldular, öğretmenim.”

Fıkradan Anladıklarımız

  1. “Eğri cetvelden doğru çizgi çıkmaz.” (İç Anadolu halk sözü) Ölçü sağlam görünse de niyet bozuksa sonuç şaşar.
  2. “Hesabı temiz olan defterden korkmaz.” (Anadolu esnaf sözü) Dürüst insan sorgulanmaktan çekinmez.
  3. “Kalem oynarsa kader oynar.” (Osmanlı halk taşlaması) Rakamlarla yapılan küçük değişiklikler büyük sonuçlar doğurur.
  4. “Akıl sayar, vicdan karar verir.” (Tasavvuf geleneği) Her hesap doğru görünse de ahlaki olmayabilir.
  5. “Çocuk sorarsa büyük susar.” (Karadeniz yöresi) Saf sorgulama çoğu zaman gizli çelişkileri açığa çıkarır.
  6. “Defter başka, hayat başka.” (Anadolu geneli) Teori ile günlük hayat her zaman aynı sonucu vermez.
  7. “Her yazılan doğru olmaz.” (Doğu Anadolu sözü) Yazılı olan her bilgi hakikati tam yansıtmaz.
  8. “Menfaat hesabı şaşırtır.” (Ege esnaf sözü) Çıkar ilişkileri gerçeği eğip büker.
  9. “Terazi tutan el temiz olmalı.” (Türk–İslam hikmeti) Ölçüyü koyan kişinin dürüstlüğü esastır.
  10. “Rakam susar, niyet konuşur.” (Anadolu halk sözü) Sayıların anlamını onları kullanan kişi belirler.
  11. “Kâğıttaki dört, hayatta beş olur.” (Karadeniz taşlaması) Hayat bazen teorik doğruları değiştirir.
  12. “Ezber aklı susturur.” (Anadolu eğitim sözü) Öğrenmenin özü sorgulamak ve düşünmektir.
  13. “Sayı doğru, yorum eğri.” (İç Ege sözü) Sorun rakamda değil, onu yorumlayandadır.
  14. “Kazanan her zaman haklı değildir.” (Anadolu geneli) Güç ve zenginlik doğruluğun ölçüsü değildir.
  15. “Soruyu soran kadar cevabı veren de önemlidir.” (Türkmen halk sözü) Sonuç çoğu zaman cevabı verenin niyetiyle şekillenir.
  16. “Her yüzde gerçeği göstermez.” (Marmara halk sözü) İstatistikler bazen yanıltıcı olabilir.
  17. “Sözün süsü çoksa işin özü azdır.” (Rumeli halk sözü) Grafikler ve rakamlar gerçeği gizlemek için de kullanılabilir.
  18. “Gülen söz acı gerçeği gösterir.” (Türk halk anlatı geleneği) Mizah toplumsal eleştiriyi görünür kılar.
  19. “Doğruyu soran aldanmaz.” (Orta Anadolu sözü) Sorgulayan zihin manipülasyona daha az düşer.
  20. “İki kere iki bazen makam eder.” (Karadeniz mizah sözü) Çıkarın olduğu yerde doğrular bile değiştirilebilir.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir