82.Biriniz Ayvayı Yiyecek, Ama Kim?
İklim değişikliği mi daha serttir, evladın geçim kaygısı mı?
Babanın yaşı ilerlemiş, gönlü ise hâlâ hayatın cilvelerine akmaya devam etmektedir. Bir yanda yıllarını verdiği ilim, bir yanda torun sevmeye çalışan ihtiyar bir yürek… Ama baba olunca bu kalp sadece sevmeye değil, anlamaya ,yardımcı olmaya daha fazla yoğunlaşır. evlatların halleri nasıldır sorusu kafasını kurcalar durur gece gündüz..
İşte BABA bu sorunun cevabını ararken, dört evladıyla bir sofrada buluşur.
Lakin bu sofra bildiğiniz sofra değil; her tabakta başka bir mevsim, her kaşıkta başka bir dua var. Her bakışta başka bir dünya var…
Biri bulut çağırıyor, biri güneşi kovuyor, biri rüzgârla ev geçindiriyor, biri de kuraklıkta servet umuyor…Bütün sorunların yanında, BABA sadece bir şey istiyor:
Yağmur yağarsa güneş açılsın, rüzgâr esse sıcak olsun… Yoksa yüreğini rüzgar üşütecek, güneş kavuracak…
Nasıl olacak bütün bunlar…
YA NASİİP….
Zaman Odur ki
Baba oturmuş, misafirliğe gelen kızlarıyla oğullarını karşısına almış. Hal hatırdan sonra çaylar içilmiş, lokmalar yutulmuş. Baba bakmış konular uzuyor ama kafasındaki meseleye gelinmemiş, sormuş doğrudan:
— Yavrularım…!
Bu ekonomi çetin ceviz.
İklim desen, nazlı gelin. Geçinebiliyor musunuz?
Ne işle iştigal ediyorsunuz şimdi?
İlk konuşan, büyük kızı Emine olmuş:
— Baba, biz hâlâ çiftçiyiz. Bu sene toprağa buğday, arpa, nohut, mercimek… her şeyi ektik. Bi’ güzel yağmur yağarsa vallahi samanıyla bile geçiniriz!
— İnşallah kızım, Allah bereketini versin.
İkinci kızı Fadime girmiş araya:
— Baba biz çiftçiliği bıraktık. Kiremit işi yapıyoruz. Fırınımız yok ama hava sıcak giderse güneşte kurutuyoruz. Güneş açıksa para basıyoruz resmen.
— Allah güneşi eksik etmesin yavrum, inşallah…
Baba, tam “Elhamdülillah” diyecekken oğlanlar da söze karışmış.
Büyük oğlu Salih:
— Baba biz de yel değirmeni kurduk. Rüzgâr olursa un öğütüyoruz. Rüzgâr ne zaman esecek diye göğe bakmaktan boynum tutuldu!
Küçük oğlu Ertuğrul atlamış:
— Biz de güneş paneli işi yaptık. Hava açık olursa elektriği şakır şakır satıyoruz. Ama üç gün bulut kapatsa evde telefon bile şarj edemiyoruz!
Baba, önce bir “Maşallah” demiş… Sonra durur… Derin bir iç çeker… Gözlerini hafif kısmış, eliyle alnını ovuşturmuş.
— Ne oldu baba? — der hepsi bir ağızdan.
— Neden böyle oldun?
Baba, başını sallar, kısık sesle konuşur:
— Üzülmem mi evladım…!
Biriniz yağmur istiyor, biriniz güneş…
Öbürü rüzgârla ekmek derdinde…
Diğeri gölgeye bile tahammül edemiyor!
Sonra elini dizine vurur, konuşur:
— Valla bu sene biriniz kesin ayvayı yiyecek! Ama hanginiz?
Fıkradan Anladıklarımız
- Her gönlün havası ayrıdır. (Karadeniz halk sözü) Aynı aile içinde bile herkesin beklentisi ve çıkarı farklı olabilir.
- Bir damın altında dört mevsim yaşanır. (Anadolu köy deyişi) Aile, farklı düşünce ve ihtiyaçların bir arada tutulduğu sosyal bir yapıdır.
- Birinin yağmuru, ötekinin çamurudur. (Rumeli Türkleri halk sözü) Toplumda bir kesimin kazancı bazen başka bir kesimin kaybına dönüşebilir.
- Gök aynı, dua ayrı. (Türkmen halk sözü) İnsanlar aynı şartlarda yaşasa da beklentileri ve umutları farklı yönlere akar.
- Rüzgâr herkese aynı esmez. (Kafkas halk sözü) Hayat şartları herkesi eşit etkilemez; aynı olay farklı sonuçlar doğurur.
- Baba evin gölgesidir. (Yörük halk sözü) Aile içinde dengeyi koruyan kişi çoğu zaman ebeveyn figürüdür.
- Toprak başka, çatı başka konuşur. (Anadolu halk sözü) Meslek farklılıkları aile içi beklentileri de çeşitlendirir.
- Bir kazanç ötekinin duasını bozar. (Karadeniz taşlaması) Ekonomik çıkarlar ortak huzuru bazen zedeler.
- Göğe bakan çok, birbirine bakan azdır. (Balkan Türkleri halk sözü) İnsanlar çoğu zaman kendi derdine odaklanırken empatiyi ihmal eder.
- Kendi bulutunu seven güneşi suçlar. (Kırım halk sözü) İnsan psikolojisi çoğu zaman yalnız kendi çıkarı üzerinden değerlendirme yapar.
- Ev büyükse dert de büyür. (Anadolu köy sözü) Aile genişledikçe farklı beklentilerin yönetimi zorlaşır.
- Aynı sofrada farklı açlıklar olur. (Türkmen halk sözü) Her bireyin ihtiyacı maddi ve manevi olarak farklıdır.
- Akıl ortak olmazsa dua da dağılır. (Kafkas halk deyişi) Kriz anlarında ortak düşünce eksikliği çatışmayı artırır.
- Güneş herkesi aynı ısıtmaz. (Türkistan halk sözü) Toplumsal olayların etkisi kişilerin yaşam biçimine göre değişir.
- Baba yüreği dört yana çekilir. (Karadeniz halk sözü) Ebeveyn olmak çoğu zaman herkesi memnun etmeye çalışırken kendi huzurundan vazgeçmektir.
- Çatı sağlam değilse yağmur suçlanır. (Anadolu atasözü tadında halk sözü) Sistemsel eksikler çoğu zaman kader veya doğa üzerinden açıklanır.
- Bir evin huzuru anlayışla kurulur. (Rumeli halk sözü) Fikir ayrılıklarını dengeleyen en önemli unsur empati ve iletişimdir.
- Dert ortak değilse çözüm de ortak olmaz. (Yörük halk sözü) Toplumda ve ailede dayanışma ancak ortak bilinçle mümkündür.
- Mevsim değişir, gönül hesabı değişmez. (Türkmen halk sözü) İnsan çoğu zaman kendi çıkarını şartlar ne olursa olsun öncelikli görür.
- Aile aynı gökyüzüne bakıp farklı hava beklemektir. (Karadeniz anonim halk deyişi) Birlikte yaşamak, farklı beklentiler arasında denge kurabilme sanatıdır.
Metin KOCA
