83.Taburede Şekillendik, Fındıkla Çayla Kodlandık!
Modern zaman insanı, kökünü toprağından değil, tüpten arar oldu.
Soyunu satır satır çözmek isterken, kendini satırlarda kaybetti çoğu.
Bir damla DNA’da geçmişi okur, bir testle kaderini sorgular şimdi.
Oysa insanı şekillendiren, laboratuvar değil yalnızca…
Bir taburede sustuğu çocukluk, horonun ortasında dönen yürek, mısır haşlarken anlatılan hikâye daha çok şey yazar gen haritasına.
Gen kodu vardır belki, ama bir de “gülüş kodu” vardır ki, onu ne analiz çözer, ne algoritma tanır.
Karadeniz insanı işte tam da budur: Hem geçmişin çocuğu, hem fıkraların bugünü, hem gırgırla yoğrulmuş bir kimlik haritası.
Zaman Odur ki
Temel bir gün Amerika’da üniversitede okuyan torunu Dursun’u ziyarete gitmiş. Dursun, dedesinie şehri gezdiriyor; teknolojik müzeler, dijital deneyim merkezleri… Robotlar, yapay zeka modellemeleri….Temel’in gözleri fal taşı gibi açılmış:
— Ula Dursun, bu kadar ekranın arasında bi yayla havası koyaydılar bari, başım döndü!
Derken, bir robota rastlıyorlar. Robot insan yüzü tanıyor, sesle konuşuyor, yapay zekâlı:
— Merhaba, siz insan mısınız?
Temel kaşlarını kaldırıyor, kendinden emin:
— Yok daa, ben fındık toplarken şarj kablosuna basmış bi yapay zekâyım!
Robot kısa devreye giriyor gibi bir duraksıyor, sonra kendine gelip konuyu değştiriyor soruyor:
— Genetik analiz yapabilirim. Soyunuzu öğrenmek ister misiniz?
Temel bir anda dikiliyor:
— Soyumuz bellidir uşağım, aslım Rize, neslimde ha bu torunum Dursun… dese de DNA örneğini verir.
Robot örneğini inceliyor, sonuç geliyor:
— Atalarınızın bir kısmı Kafkasya, bir kısmı Balkanlar, %2 de Viking!
Temel elini cebine atıyor, fındıklı çikolata çıkarıp gösteriyor:
— Bak şimdi Dursun… Aslı aslına, nesli nesline dönse de… Şu çikolatanın içinde hâlâ fındık var mı? Var. Demek ki biz değişmiş gibi dururuz ama hâlâ Temel’iz. Bizim asıl kod fındıktır caydir uşağum! Ha bunlara da çok inanma!
O sırada yanlarından geçen iki Karadenizliyi, Amerikan profesörün dikkatini çekiyor. Tanışıyorlar, kaynaşıyorlar ve sorular:
— Temel Bey, sizce insanı ne şekillendirir? Genler mi, çevre mi?
Temel kaşları kaldırıyor, hafiften yana kayıyor:
— Vallahi hocam, bizde insanı en çok şekillendiren şey… tabure!
— Nasıl yani?
— Küçükken tabureye oturturlar, “sus, büyükler konuşuyo” derler. Büyüyünce yine taburede, “çay koy” derler. Emekli olunca da kahvede tabureye oturup hayatı sorgulatıyorlar! Koltuklar ve sandalyeler hep doludur bizde.O koltuklardakiler taburedekileri şekillendiriyor. Buna göre şekillendik durduk!
Profesör gülerek devam ediyor:
— Ama karakterinizin, tabureden değil, genlerinizden gelmesi gerekir!
Temel derin bir iç çekiyor:
— Hocam… Aslı aslına, nesli nesline çeker de… Bizim sülalede var ya… Gen değil, direk cin var! Yeter ki bi kızışalım, mısır gibi zıplarız! Tavanın kapağı açıksa, her yere sıçrarız! Hangi genden bahseder durursun!
Dursun hemen atlıyor:
— Dedem doğru diyor hocam, bizdeki gen değil “gırgır geni!” Her şeyi “tiii”ye alırız biz, güler geçeriz.
Hele bi aç kalak… ya “mısır haşlayalım” deriz ya da “turşu kavuralım! Yap bi çay oncesinden gelir zaten….”
Profesör not alırken başını sallar:
— İlginç…Çook ilginç… Sizin genetik yapı komple organik zekâ!
Fıkradan Anladıklarımız
- İnsan kökünü toprağında bulur. (Karadeniz halk sözü) Kimlik yalnız genetik bilgiyle değil, yetiştiği kültür ve yaşadığı çevreyle şekillenir.
- Ağaç kökünden su içer. (Türkmen halk sözü) Bireyin karakteri çocuklukta aldığı kültürel besinle güçlenir.
- Taburede büyüyen söz, ömre yayılır. (Karadeniz anonim halk deyişi) Çocuklukta duyulan sözler ve yaşanan deneyimler kişiliğin temelini oluşturur.
- Gülüş de mirastır. (Rumeli Türkleri halk sözü) Kültürel hafıza yalnız davranışlarla değil, mizah anlayışıyla da kuşaktan kuşağa aktarılır.
- Gen yol gösterir, çevre yön verir. (Kafkas halk deyişi) İnsan kişiliğinde biyolojik miras kadar sosyal ortam da belirleyicidir.
- Kahkaha yorgun gönlü tamir eder. (Karadeniz halk sözü) Mizah, psikolojik dayanıklılığı artıran doğal bir savunma mekanizmasıdır.
- Kültür, evin duvarına siner. (Anadolu köy deyişi) Aile ortamı ve gündelik yaşam alışkanlıkları bireyin düşünce yapısını belirler.
- Horon bilen gönül kolay yıkılmaz. (Karadeniz halk sözü) Ortak kültürel ritüeller toplumsal aidiyeti güçlendirir.
- Söz soydan önce gelir. (Yörük halk sözü) İnsan kimliğini bazen soyundan çok aldığı terbiye belirler.
- Kahve dumanı kadar sohbet de işler. (Balkan Türkleri halk sözü) Sosyal çevre, laboratuvardan daha güçlü bir eğitim alanı olabilir.
- Çocuk susturulursa soru da susar. (Anadolu halk deyişi) Eğitim, merakı bastırmak yerine geliştirmelidir.
- Gülerek anlatılan söz kalpte kalır. (Türkmen halk sözü) Mizah yoluyla verilen bilgi daha kalıcı olur.
- Kökünü unutan dal çabuk kırılır. (Kırım halk sözü) Modernleşme sürecinde kültürel aidiyetin korunması önemlidir.
- Halkın dili kahvehanede çözülür. (Karadeniz taşlaması) Toplumsal gerçeklik çoğu zaman akademik dilden çok halk sohbetlerinde anlaşılır.
- Cin gibi zihin oyunda belli olur. (Karadeniz anonim sözü) Mizah ve pratik zeka, halk kültürünün önemli parçalarıdır.
- Bir fincan çay, bin satır soy ağacından değerlidir. (Karadeniz halk sözü) Kültürel bağ bazen genetik bilgiden daha güçlü kimlik hissi verir.
- Mısır haşlayan evde neşe eksik olmaz. (Karadeniz halk deyişi) Aile içi gündelik ritüeller toplumsal hafızanın taşıyıcısıdır.
- Gırgır da bilgidir. (Rumeli anonim halk sözü) Mizah yalnız eğlence değil, aynı zamanda düşünsel bir direnç biçimidir.
- Sandalye dolarsa tabure konuşur. (Karadeniz taşlaması) Toplumda dışlanan kesimler çoğu zaman mizah üzerinden kendini ifade eder.
- Asıl soy, yaşanan hayattır. (Türkistan halk sözü) İnsan kimliğini en çok yaşam tecrübesi ve kültürel çevre şekillendirir.
Metin KOCA
