Aile Albümü: Her Sayfası Skandal!

aşıklar

Aile Albümü: Her Sayfası Skandal!

Bir milletin çöküşünü görmek istiyorsan önce aile albümüne bak, sonra da evin içindeki yalanlara kulak ver. Bazı evlerde duvarlar kulak değil; resmen canlı yayın anteni gibidir: Herkesin sırrı, başkasının duvarında yankı yapar.

Güven dediğin şey, duvar saatine benzer. Tıkır tıkır çalışır, ama pili bitti mi durur; sen fark etmezsen, geç kaldığın hayatın sorumlusu da o olur.

Bugün toplumun en çok kaybettiği şey paradan, akıldan, medyadan önce güvendir. Çünkü artık herkes bir diğerinin sakladığı sırrı değil, sakladığını sandığı gerçeği biliyor. Ve işin komik yanı, bunu herkes biliyor ama kimse bilmiyormuş gibi davranıyor.

Güvenin bittiği evlerde aşk, tıraş köpüğü gibi: Şık başlar, traşsız biter.

Sevgi denen şey, delikli kaşıkla çorba içmeye benzer. Çorba vardır ama sen içemezsin. Anne susar, baba bahane üretir, çocuk ya filozof olur ya da psikologlara taş çıkarır.

Bizim delikanlı da işte bu sistemin mağduru değil, kurbanı. Hani öyle bir aşık olmuş ki, aşkı yasak meyve değil; aile ormanında kaçak kesilmiş meşe gibi!

Sevdiği her kadın kardeşi çıkınca, artık duygular değil, soy ağacı çalışmaya başlamış. Şecere tutana değil, şaka yapana dönmüş ortalık.

Fıkranın sonunda gelen “Senin baban o değil” cümlesi ise sadece kahkaha değil, ülkenin sosyal yapısına da tokat gibi iniyor. Çünkü artık babalık, soyadı değil; yalanları taşıma ehliyetine dönüşmüş.

Zaman odur ki

Zamanın birinde genç bir delikanlı, köyün en güzel kızına âşık olmuş. Aşkı da öyle böyle değil; sahurda dolma bulamamak gibi, iftarda hurmayı düşürmek gibi bir eksiklik… Onsuz hayatı limon sıkılmamış çaya benzetmiş. İçince boğazına takılıyor.

Baba, bir sabah oğluna bakmış. Çocuk tıpkı bir kamu spotu gibi: Renk soluk, enerji düşük, umut yitik.

— Oğlum senin surat cuma ezanı gibi; ciddi, ağır ve uzun. Hayırdır?

Genç başını eğmiş, hüzünlü:

— Baba, ben Ayşegül’e âşık oldum. Evlenmek istiyorum.

Babanın surat bir anda Arap sabunu gibi kayganlaşmış, bakmış ki oğlan ciddi:

— Oğlum, o kız senin kardeşin. olmaazz!

Genç, sevdiği kızı bir anda soy kütüğüne yazdırmış, aşk mezara gömülmüş. Ama gönül bu ya, bir süre sonra başka bir kıza tutulmuş. Baba yine aynı:

— Evlenemezsin oğlum. O da senin kardeşin!

Delikanlı üçüncü kıza gönül verince, artık olaylar Türk filmi olmaktan çıkıp genetik bilimine dönmüş. Baba bir kez daha “O da kardeşin” deyince çocuk patlamış:

— Baba! Bu ne biçim iş! Sen bana soy ağacı mı bıraktın yoksa tarla mı?

Ama baba hep aynı: “Aman ha! Annen duymasın!”

Genç artık psikolojiyi bırakmış, annesine koşmuş:

— Anne! Baba kimi sevsem kardeşim diyor. Ben düğün yerine soy bağışına mı hazırlanıyorum? Bu ne rezillik? Ben kiminle evlenecem. bana yazık değil mi?

Anne, tam da Çaykur reklamındaki gibi çayından bir yudum almış, koltukta uzanırken oğluna dönmüş, gayet rahat…ve der:

— Oğlum rahat ol. Kiminle istersen evlen. Çünkü…Senin baban o değil.

Fıkradan Anladıklarımız

  1. Aile içi sırlar, zamanla toplumsal yaralara dönüşür.

  2. Güven kaybı, bireyi değil, nesli çürütür.

  3. Yalanla kurulan düzen, bir fıkrada yıkılır.

  4. Aile içi çarpıklık, soy ağacında değil, karakterde başlar.

  5. Kutsal olan aile değil, dürüst olandır.

  6. Gerçek sevgi, yalanla sınanmaz.

  7. Her “söyleme” uyarısı, yeni bir yıkımın habercisidir.

  8. Toplumlar DNA testine değil, ahlak testine muhtaçtır.

  9. Güldüren şey bazen acı olan gerçeğin maskesidir.

  10. Gizlenen her sır, gelecekte bir travma olur.

  11. Bir çocuğun en büyük yarası, yalanlarla örülen evde büyümektir.

  12. Kardeşlik kanla değil, doğrulukla olur.

  13. Ahlaki çürüme genetik çürümeyi doğurur.

  14. Güven kırıldığında, sessizlik bile yalanlaşır.

  15. Anne her şeyi bilir ama bazen zamana bırakır.

  16. Erkek hata yapar, kadın zamanı geldiğinde gösterir.

  17. Toplumu değiştirmek istiyorsan önce aileyi onar.

  18. Her mizah, bir acının gözyaşıyla yazılmış olabilir.

  19. İnsanı insan yapan, doğurmak değil, doğrulukla büyütmektir.

  20. “Senin baban o değil” cümlesi, sadece bir fıkra sonu değil; bir toplum gerçeğidir.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

Mideyi Bastır, Kafayı Sustur

Mideyi Bastır, Kafayı Sustur Dünya tarihi boyunca sistem değişti, yönetimler değişti, ama değişmeyen tek şey …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir