184.Medeniyetin Bakiye Hesabı

Hesap Ödeme Zamanı

184.Medeniyetin Bakiye Hesabı

Bugün aldığımız her nefes, yarının havasına ipotek olabilir. Bugün attığımız her plastik, yarının toprağında bir fidana mezar kazabilir.

Bugün “bize ne” diyerek sustuğumuz her haksızlık, yarın çocuklarımızın sesi kısılmış vicdanına dönüp saplanabilir. İnsan, sadece bugünü yaşamakla kalmaz; geçmişin mirasçısı, geleceğin miras bırakıcısıdır.

Bizler, değerleri bize emanet edilmiş bir nesiliz. Atalarımızın bize bıraktığı kültürel ve manevi zenginlik, çevresel denge ve toplumsal hafıza bugün bizim ellerimizde çürüyor ya da çiçek açıyor. Her kayıtsızlığımız, her ahlaki çözülme, her sahte tebessüm, yalnızca bizi değil, henüz doğmamış torunlarımızı da etkiliyor. Üstelik sadece ekonomik anlamda değil: kültürel, ahlaki, duygusal ve hatta ruhsal bir enkaz bırakıyoruz arkada.

Modern çağda zekâ, birini aldatabilme kabiliyetiyle ölçülmeye başlandı. Oysa asıl zekâ, torunlarımızın yüzüne bakabilecek kadar temiz kalabilmektir.

Sözde gelişmişlik içinde küçülen kalpler, büyüyen egolar ve kirlenen fikirler arasında yürürken; bir neslin bedelini diğerine ödetiyoruz.

Ve ne acıdır ki, bunu çoğu zaman fark etmiyoruz bile.

İşte bu toplumsal ve bireysel çürümeyi anlatan; gülümsetirken sarsan, düşündürürken tokat gibi çarpan bir fıkraya kulak verin.

Mizah, bazen en acı hakikati saklayan şekerli bir ilaçtır.

Buyurun…

Zaman Odur ki

Kırsaldan şehre göç etmiş, hayatı boyunca tarlada ter dökmüş Temel Efendi, ilk kez bir büyük şehir lokantasının önünden geçiyordu. Camda koskocaman bir afiş:

“Yemeği siz yiyin, hesabı torununuz ödesin!”

Temel gülümsedi, “Allah razı olsun şehir halkından, hâlâ vefa ölmemiş,” dedi kendi kendine.

İçeri girdi, çorbasından tatlısına, kebabından meyvesine kadar ne varsa yedi. Karnı doyunca göbeği sıvazladı, kalktı ve çıkmak üzereyken garson elinde hesapla geldi.

— İki yüz dolar efendim.

Temel gözlerini açtı:

— O ne demek uşağum? Camda yazıyo işte! Yemeği biz yicez, hesabı torun ödeyecek. Benim torun şimdik anaokulunda, kredi kartı da yok!

Garson hiç istifini bozmadan cevapladı:

— Efendim, o hesabınız değil. Bu dedenizin 1953’te yediği yemeğin faturası. Size o zaman yazılmış.

Bugün geldiniz, denk geldiniz. Şimdi ödeme sırası sizde. Ayrıca sizinkini de not ettik, torununuz geldiğinde ona veririz. Döngü böyle işliyor…

Temel kafasını kaşıdı, dışarı çıkarken mırıldandı:

— Demek ki dedem kuzu çevirmesini iyi götürmüş ha…

Fıkradan Anladıklarımız

1. “Ne ekersen onu biçersin.” (Türk atasözü, Anadolu geneli) — Bugünün davranışları yarının sonucunu belirler.

2. “Babadan kalır, oğla geçer.” (Anadolu halk sözü, Yozgat yöresi) — Her nesil bir öncekinin yükünü ve mirasını taşır.

3. “Ağaç meyvesinden, insan eserinden belli olur.” (Türk atasözü, Anadolu geneli) — Geleceğe bıraktığımız iz asıl kimliğimizi gösterir.

4. “Dereyi kirleten, suyu torununa içirir.” (Karadeniz halk sözü, Ordu yöresi) — Çevreye verilen zarar gelecek kuşaklara döner.

5. “Borç yiğidin kamçısıdır.” (Türk atasözü) — Maddi ve manevi borç mutlaka bir gün karşılık bulur.

6. “Eski hesap yeni güne kalır.” (Trakya halk sözü, Kırklareli) — Geçmişin bedeli gelecek nesle taşınır.

7. “Ağaç kesenin gölgesi olmaz.” (Anadolu halk sözü, Konya yöresi) — Doğayı tahrip eden gelecekten mahrum kalır.

8. “Su uyur, hesap uyumaz.” (Türk atasözü) — Yapılan hiçbir şey karşılıksız kalmaz.

9. “Atanın malı toruna kalır.” (Türk atasözü) — Miras sadece mal değil, sorumluluktur.

10. “Yel eken fırtına biçer.” (Türk atasözü) — Bugünkü ihmal yarın büyük kriz doğurur.

11. “Ocak tüterse soy sürer.” (Anadolu halk sözü, Sivas yöresi) — Nesiller arası süreklilik korunmalıdır.

12. “Toprağa ne verirsen sana onu verir.” (Türk dünyası sözü, Türkmen halk sözü) — Çevre ve toplum aynı şekilde karşılık verir.

13. “Atın ölümü arpadan olsun.” (Türk atasözü) — Aşırı tüketim sonunda zarar getirir.

14. “Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz.” (Türk atasözü) — Geleceği başkasına bırakamayız.

15. “Kırılan testi suyu toruna akıtır.” (Anadolu halk sözü, Erzurum) — Bugünün kusuru yarını etkiler.

16. “Yuva yapan kuş, yavrusunu düşünür.” (Türk halk sözü, Marmara bölgesi) — Gelecek nesil için sorumluluk şarttır.

17. “Eski borç yeni kapı çalar.” (Balkan Türkleri halk sözü) — Hesap er ya da geç karşımıza çıkar.

18. “Tarlaya taş atan harmanda yorulur.” (Anadolu halk sözü, Kayseri) — Yanlışın bedeli mutlaka ödenir.

19. “Kök kurursa dal yeşermez.” (Türk atasözü) — Kültürel ve ahlaki miras korunmalıdır.

20. “Dünya atadan miras değil, evlada emanettir.” (Anadolu irfan geleneği) — Gelecek kuşaklara temiz bir dünya bırakmak sorumluluktur.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

 5.Gül, Geç!

 5.Gül, Geç! Zamane insanı, hele hele zamane ergenleri, sanki dünyaya “acil koduyla” gönderilmiş gibi yaşıyor. …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir