128.Suç Aletleri Yanında. Sen Suçlusun !

128.Suç Aletleri Yanında. Sen Suçlusun !

Mutluluk adaleti sağlamaktır. Mutsuzluk adil olmamaktır. Eflatun böyle söyler. İnsan haklı  ile haksızı ayırırsa, aslında önce kendisi mutlu olur.

Vicdan gözüyle bakmak sana mutluluğun yolunu gösterecektir. Oysa hepimiz mutluluğa aşığız. Neden o zaman, her zaman, ben (biz) haklıyız deriz ki!

Eğer hak ve hukuk kavramı yerine oturmaz ise ; haksızlıklar çoğalır. Toplum da mutsuz olur.

İnsanların yönetildiği, kurumlarla kendini gösteren devlet, ne olursa olsun adaleti sağlamalıdır. Çünkü ‘’Adalet’’ toplumun oksijenidir. Aksi halde o toplum nefes alamaz. Huzursuzluklar artar. Psikolojik bunalımlar çoğalır ve bu bumerang gibi hepimizi sarar. Burada, her koyun kendi bacağından asılır diyemeyiz. O koyunun leşi seni de beni de rahatsız eder.

Bir ülkede Toplumun çoğunluğu adalete güvenmiyorsa veya adalet deyince kafasında sorular oluşuyorsa, kulelerde oturanlar bunlardan rahatsız olmalıdır.  Dünyamız feodal beyliklerin, krallıkların yıkılmasının temel sebebi olarak hep hak hukuk ve adaletin olmadığını bilir. Kitaplardaki bilgiler beyinlerde harekete dönüşebilir.

Siyasal kaygılar, seçim kazanma arzuları, toplumların adalet kaygısını yükselten en büyük sebeplerden sadece birisidir. Oysa baki olan, asıl olan devletin kendisi olmalıdır. Hükümet ile devletin farklı olduğunu bilmemiz gerekir.

Yine tutarsızlıkların olması, bugünkü suç olmayan unsurun yarın suç olması….yanlıştır

Bugünkü yeşilin yarın adı değişerek kırmızı olması ve yeşil diyenlerin suçlanması hak hukuk unsuruyla bağdaşmaz. Bu durumlar toplumun birbirine kinlenmesini ve sınıfların oluşmasını tetikler. Toplumsal ayrılıklar siyasal iktidarların işine gelse de Devlet için iyi olmadığını bilmemiz gerekir.

Zaman Odur ki

Karı- koca evde bunalmış, oltasını alıp bir göl kenarına gitmişler. Nostaljik bir anı olsun, romantik anlar yaşansın mantığı taşırlar. Huzur ve mutluluk için illede pahalı şeylerin alınması gerekmez. İkisi de bu bilinçtedirler.

Kurmuşlar sistemlerini, termostaki çaylarını yudumlarken, lüx arabayla bir memur gelmiş yanlarına:

-Burada balık tutamak yasak.

Kadın:

-Ama ilerideki otelin müşterileri orada tutuyor.

Memur:

-Orası turistik alan. Onlar tutabilir. Ama burada tutamazsınız. Ceza yazmak zorundayım.

Karı koca birbirine bakar, sonra lüx arabadaki üniformalı memurlara. Laf anlatamayacaklarını anlamışlardır.

Okumuş ve zeki insanlardır karı koca. Kadın, gayet saki bir şekilde farklı konuşmaya başlar.

-Beyefendi biz burada balık yakalamıyoruz. Sadece kendi aramızda eğleniyoruz.

Memur:

-Devletin memuruyla dalga mı geçiyorsunuz!  Elinizde olta. Ucunda kamış. Kamışın ucunda kanca. Kancada sallanan solucan. Sisteminiz hazır ve balık tutmuyoruz diyorsunuz. Bütün suç aletleri yanınızda.

İyice kızan memur arabadan faturayı çıkarır. Kimliklere ceza yazacak iken kadın:

-Sizi bana tecavüz etmekle suçlarım. Sarkıntılık yaptı derim. Mahkemeye veririm. Zaten 6284 kanunu var. Zaten kadının beyanı esastır.  Delil de gerektirmez. Zaten Bakanlık iki tane avukatla beni savunur. Hapisten kendinizi kurtaramazsınız.

Sözler karşısında, memur:

-Ben suç işlemedim ve bir şey yapmadım. Bu  bir iftira olur.

Kadın :

-Ama suç işleyebilecek bütün aletler yanınızda.

 

Fıkradan Anladıklarımız

  1. “Bir çiçekle bahar olmaz.” (Türk atasözü) Tek bir belirtiyle kesin hüküm vermek adaletli değildir.
  2. “Zan ile hüküm verilmez.” (İslam hikmeti) Şüphe, delilin yerini tutmaz.
  3. “Ateş olmayan yerden duman çıkmaz.” (Türk atasözü) Her görünene hemen suç anlamı yüklemek doğru değildir; önce hakikat araştırılmalıdır.
  4. “Keser döner, sap döner; gün gelir hesap döner.” (Türk atasözü) Haksız kararlar bir gün karar vereni de etkiler.
  5. “Doğru tartı doğru karar getirir.” (Türk atasözü) Adalet ancak tarafsız değerlendirme ile sağlanır.
  6. “Suç sabit olmadan ceza olmaz.” (Hukuk ilkesi olarak yaygın söz) İnsan ancak ispat edilen fiilden sorumlu tutulmalıdır.
  7. “Her gördüğün sakallıyı deden sanma.” (Türk atasözü) Görünüşe bakarak hüküm vermek yanıltıcıdır.
  8. “Kılı kırk yarmak.” (Türk deyimi) Karar vermeden önce her yönü dikkatle incelemek gerekir.
  9. “Adalet topaldır, ağır yürür ama yerine varır.” (Türk hikmet sözü) Sağlıklı karar aceleyle değil, delille verilir.
  10. “İftira sahibini yakar.” (Türk atasözü) Haksız suçlama toplumsal güveni bozar.
  11. “Her taşın altından suç çıkmaz.” (Türk atasözü) Her araç veya imkân suç niyeti anlamına gelmez.
  12. “Doğru söz sahibini korur.” (Türk atasözü) Dürüstlük zor anlarda en büyük güvencedir.
  13. “Kul hakkı ağırdır.” (Hadis meali olarak yaygın söz) Haksız yere suçlamak en ağır hak ihlallerindendir.
  14. “Hüküm vermek kolay, adil olmak zordur.” (Türk hikmet sözü) Yetki sahibi olmak tarafsızlığı gerektirir.
  15. “Söz ağızdan çıkar, kader olur.” (Türk atasözü) Söylenen suçlamalar insan hayatını derinden etkileyebilir.
  16. “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.” (Türk atasözü) İnsanların davranışları tek kalıpla değerlendirilemez.
  17. “Ölçüsüz güç zulüm getirir.” (Türk hikmet sözü) Denetlenmeyen yetki huzursuzluk üretir.
  18. “Haklı ile haksız bir terazide tartılır.” (Türk atasözü) Kanun herkes için eşit uygulanmalıdır.
  19. “Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır.” (Türk atasözü) Sorunlar önce iletişim ve anlayışla çözülmelidir.
  20. “İnsanı söz değil, adalet yaşatır.” (Türk hikmet sözü) Toplumsal huzurun temeli güven veren adalet sistemidir.

 

 

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

 5.Gül, Geç!

 5.Gül, Geç! Zamane insanı, hele hele zamane ergenleri, sanki dünyaya “acil koduyla” gönderilmiş gibi yaşıyor. …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir