185.Korkma Bir Şey Yapmaz!

Sokak Köpekleri
Sokak Köpekleri

185.Korkma Bir Şey Yapmaz!

Bir memleketin medeniyeti, kaldırım taşıyla değil, kaldırımda yürüyen insanın güvenliğiyle ölçülür.

Ne yazık ki bu ölçüde sınıfta kalmış bir düzende yaşıyoruz. Taşlar yerli yerinde, zincirle bağlı; köpeklerse, başıboş. Ama meselenin özü ne sadece taştır ne de köpektir. Mesele, sistemin ta kendisidir.

Sokaklarda başıboş gezen köpekler sadece dişini değil, sistemin dişlilerini de gösteriyor bize.

Bir zamanlar “çocuğumuz gibi bakarız” diyerek evine köpek alanlar, ilk sıkıntıda o hayvanı sokağa terk ediyor.

Vicdansızlık, mama kabıyla değil; sorumlulukla ölçülür. Oysa köpek ne bilsin ayrılığı? Sahibi terk etmiş, sokak sahiplenmiş…

Bir de köyler meselesi var. Hani şu “verimli değil“, “gelişmiyor“, ”şehirde çocuklarınız okur” “yatırım yapılmayacak” denilerek boşaltılan köyler… İnsan gitmiş ama hayvan kalmış. Aç kalan, susuz kalan köpekler şehirlerin ışıklarına yönelmiş.

Açlık insanı da kudurtur, köpeği de…

Bütün bu sorunları çözmesi gerekenler ne yapıyor peki?

Bazısı bu işi reklam tabelasına dönüştürmüş: “Hayvana sahip çıkıyoruz” deyip, bütçeyi hayvanlarla  paylaşmadan köşeyi dönmüş. Bazısı kural koymuş ama kendi köpeğini gezdirirken tasma takmamış. Bazısı “hayvan hakları” diye bağırırken insan hakkını ısırmış, geçip gitmiş.

Bir de ortada kalan gariban var. Çocuk okula gitmekten korkar olmuş, yaşlı sabah yürüyüşünü bırakmış. “Korkma evladım, bir şey yapmaz” diyen de genelde bir ısırık sonra gözden kaybolan oluyor.

Garibanın elinde ne sopa var ne sesini duyuracak yer. Taş bulsa suç olur, bulmasa ısırılır.

Ve mesele sadece köpek de değil. Sokakta dört ayaklısı var, bir de iki ayaklısı… Biri havlar, diğeri emir verir. Biri dişini geçirir, diğeri  kurallar koyar. Biri saldırır, diğeri saldırıyı savunur. Ama ikisi de “köpek sıfatlı” diye anılır halk arasında.

Kısacası; köpeklerin salındığı, taşların zincirlendiği bir düzende en büyük zararı yine düşünen ama konuşamayan insan görür. Ve en çok bağıran, en az sorumluluk alan olur. O zaman şu soruyu sormak farz olur:

“Taşları bağladınız, köpekleri saldınız… Peki, insanı nereye zincirlediniz?”

Zaman Odur ki

Zamanın birinde köylünün biri, azığını sırtına vurmuş, cebine de üç beş kuruş koymuş, şehre doğru yollanmış.

Gitti, gezdi, dolandı… Hayat pahalıydı ama zaruri ihtiyaçlarını karşıladı.

Tam dönmeye niyetlenmişti ki sokakta bir uğultu duydu. Bir döndü…

Hop!

Sürü sürü köpek üstüne gelmesin mi?

Can havliyle kaçmaya başladı. Bir yandan ayakkabıyı kaybetti, öte yandan onurunu… Kendini savunmak için bir taş, bir sopa aradı ama nafile. Ne bir taş bulabildi ne de bir vatandaş “korkma dayı, ben varım” dedi.

Hatta bir noktada kaldırım taşlarını sökmeye kalktı ama onlar da zincirlemişti sanki.

Köpekler hırlıyor, o bağırıyor:
— “Heytt! Git git! Defol…”

Ama hayvanlar seçici değildi, parfümlüyü de ısırıyorlardı, çamurluyu da…

Köylü en sonunda bir duvarın dibine oturdu, pantolon paçasını yırtık, kalbi de paramparça… Ağzından şu söz döküldü:

— “Burası nasıl bir şehir? Taşları bağlamışlar, köpekleri insanların üstüne salmışlar! Ya ben n’apayım şimdi, kendimi meclis konuşmasıyla mı savunayım?”

Fıkradan Anladıklarımız

1. “Başıboş gezen kurt sürüye zarar verir.” (Anadolu halk sözü, Erzincan yöresi) — Kontrolsüz bırakılan her sorun büyüyerek topluma döner.

2. “Aç it fırın deler.” (Türk atasözü, Anadolu geneli) — Açlık ve ihmal canlıyı saldırganlaştırır.

3. “İhmal edilen dert büyür.” (Anadolu halk sözü, Konya yöresi) — Küçük görülen sorunlar zamanla büyük güvenlik krizine dönüşür.

4. “Sahipsiz mal ya kaçar ya çürür.” (Türk halk sözü, İç Anadolu) — Terk edilen hayvan da toplum da zarar görür.

5. “Kurt aç kalınca köye iner.” (Türk atasözü, Anadolu geneli) — Doğal dengesi bozulan canlılar yaşam alanı değiştirir.

6. “Köy boşalırsa dağ konuşur.” (Karadeniz halk sözü, Ordu yöresi) — İnsan çekilince doğadaki denge de bozulur.

7. “Korkunun olduğu yerde huzur olmaz.” (Anadolu irfan geleneği) — Güvenlik medeniyetin temel şartıdır.

8. “İt ürür, kervan yürür.” (Türk atasözü) — Gürültü çözüm değildir; asıl olan düzenin işlemesidir.

9. “Bağlı taş işe yaramaz.” (Trakya halk sözü, Edirne yöresi) — İnsan kendini savunamaz hale gelirse adalet eksiktir.

10. “Sahibini bulan köpek saldırmaz.” (Kars yöresi halk sözü) — Sahiplenme ve bakım saldırganlığı azaltır.

11. “Boş kalan meydanı başıboş doldurur.” (Anadolu halk sözü, Sivas yöresi) — Yönetim boşluğu her zaman sorun üretir.

12. “Ağlayan çocuğa değil, düşen çocuğa bakılır.” (Anadolu hikmet sözü) — Söylem değil gerçek mağduriyet önemlidir.

13. “Sokak güvenliyse şehir medenidir.” (Anadolu irfan geleneği) — Medeniyet insanın huzurla yürüyebildiği yerde başlar.

14. “İnsanı korkutan düzen, devleti yorar.” (Balkan Türkleri halk sözü) — Toplumsal korku kurumsal çürümeyi gösterir.

15. “Aç kalan hayvan da insan da sertleşir.” (Türkmen halk sözü) — Sosyal ve doğal ihtiyaçlar karşılanmalıdır.

16. “Çözüm afişte değil, iştedir.” (Anadolu halk sözü, Kayseri yöresi) — Gösteriş değil somut çözüm gerekir.

17. “Kural koyan önce kendisi uyar.” (Osmanlı hikmet geleneği) — Otoritenin örnek olması şarttır.

18. “Garibanın taşı yoksa sesi olur.” (Karadeniz halk sözü, Trabzon yöresi) — Halkın güvenlik talebi duyulmalıdır.

19. “İhmalin dişi görünmez, yarası görünür.” (Anadolu irfan sözü) — Sorunun sebebi değil sonucu önce fark edilir.

20. “Her can emanet, her sokak mesuliyettir.” (Anadolu tasavvuf geleneği) — Hem insanın hem hayvanın güvenliği sorumluluktur.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir