
169.Güveni Kıran Kişi: Esnaf / Tüccar
Ticaret insanlık tarihi kadar eski, toplumların temel direklerinden biridir. Esnaf ve tüccar, sadece mal satmakla kalmaz, aynı zamanda toplumsal güvenin ve saygının taşıyıcısıdır. Ancak ne yazık ki, günümüzde ticaret ve esnaflık deyince akla çoğu zaman “kandırmak”, “aldatmak”, “hile yapmak” gibi olumsuz kavramlar gelir. İnsanlar, dinle kandırılır, yeminle kandırılır, bilgiyle kandırılır. Sözüm ona “pazarlık” dedikleri işler aslında çoğu zaman dürüstlükten uzak, karşılıklı güveni sarsan ilişkiler zinciridir.
Esnaflık sadece para kazanma aracı değil, aynı zamanda bir ahlak ve edebiyattır. İnsanlar, alışverişte sadece mal almak istemez; güven, samimiyet ve saygı bekler. Çünkü bilinir ki; ürününde hile yapan, kısa vadede kar etse de uzun vadede itibarını kaybeder. Güven biterse ticaret biter, esnafın çarşısı kapanır.
Günümüzde o kadar çok yarı yarıya, katkılı, ne olduğu belirsiz ürünler pazarlanıyor ki, çoğumuz doğal ve orijinal ürünü bulamayacağımıza inanmış, yarı katkılı ürünleri kanıksamışız. Bu durum sadece tüketici açısından değil, üretici, esnaf ve toplum açısından da büyük bir kayıptır.
İşte bu yüzden “ticaretin ahlakı” dediğimiz şey; dürüstlük, samimiyet, bilgi ve saygı üzerine kuruludur. Bu ahlaktan sapmak, sadece bireysel bir hata değil, toplumun tümü üzerinde derin etkiler bırakır. İnsanlar birbirine güvenemez, esnaf-kasap, müşteri ilişkisi zedelenir, sosyal bağlar zayıflar.
Gelin şimdi, Kayseri değil, “Gayseri” diyoruz, oranın kendine has mizahıyla esnaf-ticaret ilişkisinin bir yansımasını anlattığımız bu fıkraya bakalım. Çünkü her ne kadar gülerken eğlensek de, içinde önemli mesajlar ve dersler saklı.
Zaman odur ki,
Bizim Gayserili’nin (Kayserili değil), misafiri gelecektir. En güzel şekilde ağırlamak ister. Meşhur pastırmalarından tattırmadan olmaz tabi ki. Gayserili, komşu kasabaya gider ve der ki:
— Bana 1 kilo pastırma verir misin? En iyisinden olsun.
Kasap cevap verir:
— Madem misafirin gelecek, sana pastırma değil, hindi sucuğu vereyim. Yeni yaptım. Hem daha lezzetli hem daha güzeldir. Sen yabancı değilsin, güven bana.
Gayserili sorar:
— Neden pastırma değil de sucuk?
Kasap güler:
— Pastırma biraz karışık, saf değil. Sen beni dinle, sucuk al.
Gayserili:
— Peki, hindi sucuğu alayım ama inşallah içine bir şey karıştırmadın, doğal olsun.
Kasap:
— Yalanı sevmem bilirsin, çok doğal. Katkılı yem hiç yemediler hayvanlar. Sadece biraz eşek eti var.
Gayserili şaşırır:
— Ne kadar?
Kasap gülerek:
— Çok az, yarı yarıya. Bir hindiye bir eşek.
Fıkradan Anladıklarımız:
1. “Emanet yere düşmez, düşerse sahibini arar.” (Anadolu irfan sözü) — Güven bir kez verildi mi, insan onu korumakla yükümlüdür.
2. “Bozuk terazi pazarı dağıtır.” (eski çarşı sözü) — Adalet ve dürüstlük bozulduğunda sadece bir kişi değil bütün düzen zarar görür.
3. “Kurt puslu havayı sever.” (Türk dünyası sözü) — Belirsizlik ve bilgisizlik, kötü niyetli kişilerin işine yarar.
4. “İçi eğri ağacın gölgesi düz düşmez.” (Anadolu sözü) — Karakter bozuksa davranışların düzgün görünmesi uzun sürmez.
5. “Ağızdan çıkan ok, yaydan çıkandan tez gider.” (Kıpçak/Türk irfan sözü) — Söz ve vaat, insan ilişkilerinde geri alınması en zor şeylerdir.
6. “Kazan kaynarsa kapak oynar.” (yöresel söz) — İçteki bozulma dışarıya mutlaka yansır.
7. “Diken eken gül dermeyi ummasın.” (Osmanlı irfan sözü) — Kötü niyetle başlayan işten hayır beklenmez.
8. “Kuru dal çabuk kırılır, yaş dal eğilir.” (Türk dünyası sözü) — Esnek ve dürüst insan krizleri daha kolay aşar.
9. “Çürük maya hamuru da bozar.” (Anadolu sözü) — Bir kişinin hilesi bütün yapıyı zedeler.
10. “Saklı ateş külünden belli olur.” (Türkmen sözü) — Gizlenen yanlışlar zamanla ortaya çıkar.
11. “Kepçe kazana ne derse kendi içindedir.” (yöresel söz) — İnsan başkasında gördüğü kusuru çoğu zaman kendinde taşır.
12. “Suyu bulanık olanın dibi görünmez.” (Türk halk sözü) — Şeffaf olmayan işlerde güven de oluşmaz.
13. “Yüzü ak olanın sözü tok olur.” (eski Anadolu sözü) — Dürüst insanın sözü daha etkili ve inandırıcıdır.
14. “Bir çivi gevşerse kapı sallanır.” (Türk dünyası sözü) — Küçük ihmaller büyük sorunlara dönüşebilir.
15. “Ham odun geç tutuşur, çok duman eder.” (Karadeniz yöresel sözü) — Eğitimsiz ve hazırlıksız toplumlarda sorunlar daha büyür.
16. “Çanak çatlamadan ses vermez.” (Anadolu sözü) — Sorunlar ortaya çıkmadan önce mutlaka işaret verir.
17. “Kervanı çalan izini de siler.” (eski halk sözü) — Hile yapan kişi çoğu zaman yanlışını gizlemeye çalışır.
18. “Koku çıkan yerden şüphe eksik olmaz.” (çarşı sözü) — Güvensizlik bir kez başladı mı yayılır.
19. “Ağır taş suyu bulandırmaz.” (Türk dünyası sözü) — Karakter sahibi insan kolay kolay sarsılmaz.
20. “İnce yerden kopan ip çabuk çözülür.” (yöresel söz) — Zayıf temeller üzerine kurulan güven uzun sürmez.
21. “Kışlık odun yazdan seçilir.” (Anadolu sözü) — Sağlam gelecek, erken alınan doğru kararlarla kurulur.
22. “Kör terazi hep sahibini tartar.” (eski esnaf sözü) — Adaletsizlik eninde sonunda dönüp yapanı vurur.
23. “Dilsiz duvar bile nemden konuşur.” (yöresel söz) — Gizli yanlışlar zamanla kendini ele verir.
24. “Gölgesiz ağaç meyve vermez.” (Türk halk sözü) — İnsanın itibarı, görünmeyen ahlaki köklerinden gelir.
25. “İnce buz üstünde ağır adım atılmaz.” (Kazak Türk sözü) — Kırılgan güven ilişkilerinde dikkatli davranmak gerekir.
Metin KOCA