
167.Gardaş! Neyine Güvenirsen ?
İnsanlık tarihi kadar eski bir mevzu vardır: “Kendini bilmek.” Ama ne yazık ki bazen öyle anlar olur ki, karşıdaki insanı aptal yerine koymak neredeyse bir spor haline gelir.
Hele bu iş siyasete bulaştı mı, işte o zaman “Köy belli, yol belli” diye bağırmakla kalmaz, herkesi kendi bildiğine mecbur etmeye kalkarız. Siyasilerden mahalle bakkalına, iş yerindeki patronundan çay ocağındaki müdavime kadar herkes aynı dili konuşur: “Ben bilirim, sen sus!” Bu dil ne yazık ki, iletişimin ve toplumsal saygının büyük düşmanıdır.
Peki, gerçekten gardaş, “neyine güveniyorsun?” Hayatımıza bakarsak, çoğu zaman yetenek ve bilgi yerine şov, gürültü ve kendini kanıtlama uğruna gereksiz atışmalarla zaman harcarız.
Oysa güvenmek, sadece fiziksel güç veya yüksek sesle bağırmak değildir. Gerçek güven, önce kendini tanımaktan, sonra karşındakine saygı duymaktan geçer.
Yoksa karşındaki horlayınca sinirlenip dövüşmeye kalkmak, sonra da “Ben boksörüm” diye hava atmak, çok da akıllıca değil. Ama bazıları için “horlama” bile bir tür güç gösterisidir.
Şimdi, bu mevzuyu Erzurum’un soğuk ama yürekli insanlarından birinin yaşadığı komik ama düşündürücü bir olayla süsleyelim. Çünkü bazen en sert kabukların altında bile bir parça samimiyet ve insanlık vardır. Ve o hikâye, bize hem kendimizi hem karşımızdakini tanımanın, empati kurmanın önemini anlatır.
Zaman odur ki:
Erzurum’un o meşhur dadaş diyarında, şehirlerarası bir yolcu otobüsünde geçiyor hikâye.
Bir yolcu var, horluyor resmen horluyor. Muavin, insanları rahatsız ettiği için kibarca uyandırıyor. Adam “tamam” deyip tekrar uyuyor, ama yine horlamaya başlıyor. İkinci uyarı, sonra muavinle yolcu arasında tartışma büyüyor. O tartışma kavgaya, kavga dövüşe dönüşüyor. Yolcu muavini, şoförü, hatta yedek şoförü bile yumrukluyor. Otobüste sessizlik—hani korkudan değil, şoktan.
Sonunda adam inerken kendini tanıtıyor: “Ben boksörüm!” diye hava atıyor. E haliyle otobüste kimse kolay kolay bu gardaşa karşı koyamaz.
Ertesi gün, aynı muavin yine horlayan yolcunun yanına gidiyor. Bu sefer çok daha kibar:
– Gardaş, boksör müsün?
– Hayır.
– Karateci misin?
– Hayır.
– Tekvandocu musun?
– Hayır.
– Peki, kungfocu musun?
– Hayır.
– Hmm, peki gardaş, neyine güvenip horluyorsun o zaman?
Fıkradan anladıklarımız:
- Kişi kendini bilmek kadar arif olmaz. (Anadolu) — İnsan önce kendi sınırlarını ve gücünü tanımalıdır.
- Boş teneke çok ses çıkarır. (Türk atasözü) — İçeriği zayıf olan kişiler çoğu zaman daha fazla gösteriş yapar.
- Öfkeyle kalkan zararla oturur. (Türk atasözü) — Ani tepki ve öfke çoğu zaman kişiye zarar verir.
- Akıllı düşman, akılsız dosttan yeğdir. (Türk atasözü) — Bilinçli eleştiri, kör destekten daha faydalıdır.
- Söz gümüşse sükût altındır. (Türk atasözü) — Her durumda konuşmak yerine bazen susmak daha değerlidir.
- Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır. (Türk atasözü) — İnsanların davranış ve yaklaşım biçimleri farklı olabilir.
- Ağır otur, batman gel. (Türk atasözü) — Ölçülü ve sakin davranış kişiye saygınlık kazandırır.
- Yiğitlik vurmakla değil, durmakla belli olur. (Yöresel) — Gerçek güç, kendini kontrol edebilme becerisidir.
- Kendini övenin işi yokuşa sürer. (Anadolu) — Aşırı özgüven ve övünme kişiyi zor duruma düşürebilir.
- Keskin sirke küpüne zarar. (Türk atasözü) — Sert ve kırıcı tavırlar önce sahibine zarar verir.
- Büyük lokma ye, büyük söz söyleme. (Türk atasözü) — İddialı konuşmadan önce sonucu düşünmek gerekir.
- Davulun sesi uzaktan hoş gelir. (Türk atasözü) — Görünüşte güçlü duran şeyler yakından farklı olabilir.
- Dağ ne kadar yüce olsa yol üstünden aşar. (Türk atasözü) — Her güç ve otoritenin aşılabileceği bir sınırı vardır.
- Akıl yaşta değil baştadır. (Türk atasözü) — Değer, yaşla değil düşünce olgunluğuyla ölçülür.
- At sahibine göre kişner. (Türk atasözü) — İnsanların tavrı karşısındakinin tutumuna göre şekillenebilir.
- Yiğit meydanda belli olur. (Türk atasözü) — Gerçek karakter olay anında ortaya çıkar.
- El elden üstündür. (Türk atasözü) — Her zaman daha güçlü veya daha bilgili biri bulunabilir.
- Kibirin sonu hüsrandır. (İrfan geleneği) — Kibir ve kendini üstün görme çoğu zaman kayıpla sonuçlanır.
- Sabrın sonu selamettir. (Türk atasözü) — Sakinlik ve sabır sorunları çözmede en etkili yoldur.
- Adam adamdır olmasa da pulu, eşek eşektir atlas olsa da çulu. (Türk atasözü) — İnsanın değeri gösterişle değil özüyle belirlenir.
Metin KOCA