126.Baytar Efendi ! Bu Katır Neden Öldü! Bana Onu söyle!

126.Baytar Efendi ! Bu Katır Neden Öldü! Bana Onu söyle!

Terim anlam: bir bilim, sanat, meslek dalıyla ya da bir konuyla ilgili özel ve belirli anlamı olan sözcüktür.

Terminoloji: Terim bilim denilse de terimler ve onların kullanımıyla ilgili bir bilim dalıdır. Mesela ‘’Gol’’ bir futbol terimidir.

‘’Makale, deneme…’’ bir edebiyat terimi iken, ‘’ sahne’’ sanat terimidir.

İnsanlar belli eğitimleri alırlar doğumdan ölüme kadar. Bu eğitimlerin en önemlisi ve güzeli ailede alınan eğitimdir.

Diploma, insan hayatı için, günümüzde, sadece zaman kaybı için oluşturulan bir bir eğitim terimidir.

Yani diplomalı olmak bizim o alanda yeterli düzeyde eğitimli olduğumuzu da göstermez. İnsanlar bir konu veya meseleyi açıklayamayınca veya karsısındakini ikna edemeyince, karşısındakinin anlamayacağı kelimeleri / terimleri kullanarak üstünlük kurmaya çalışır. Buna zaman kazanmak da diyebiliriz. Bu terimleri kullanmaz ise muhtemelen başarısızlığını veya hatalarını başkalarını suçlamakla kapatmaya çalışacaktır.

Bir insan, ben bu işi başaramadım diyemez ise terimlerle üstünlük kurmaya çalışır ki bu da sadece bir komedi olur. Meşhur bir siyasetçimiz ekonomik başarısızlığı anlatırken bir konuşmasında:

Neo klasik ekonomi düşüncesinden, epistemolojik bir kopuşu temsil eden heteredoks yaklaşım, günümüzde giderek ön plana çıkan; davranışsal ekonomi ve nöro ekonomiyle daha fazla önem kazanmaktadır’’ ,der. Ben bunu başaramadım diyememektedir. Beceriksizlik bende diyemez. Böyle terimler kullanır ki dinleyici :

’ vayy bee. Demek ki böyleymiş….deyip ağzı açık dinlese de, o, da ne olduğunu anlamaz aslında.

İnsanları kandırmanın çok yolları vardır. Buna halk arasında laf salatası da denmektedir. Demogoji diyenler de vardır.

İnsan neden laf salatası yapar?

Neden terim anlamları kullanır, onlara sığınır?

Neden dinleyicinin anlamasını değil de kelimelere takılmasını sağlar veya ister ki!

Bunların birçok nedeni olsa da ben bunu aşağılık kompleksi, kendini üstün görme, beceriksizliğini kapatma, çok okumuş ve bilgili densin mantığı….tatmin edici bir gerekçe sunamama diyebilirim !

Zaman Odur ki

Osmanlı da Yakup Şevki Paşa Kurtuluş Savaşının önemli komutanlarından birisidir. Balkan Savaşlarında, !. Dünya savaşında da görev yapan önemli komutanlardan birisidir. 1. Dünya Savaşının başarılı komutanlarından olduğu için, İngilizlerce, Malta’ya sürgün edilir. Oradan kurtulunca da kurtuluş savaşına katılır. O’nun yaşadığı gerçek olaylardan bir tanesi şöyledir:

Katır, geçmişte çok önemlidir. Haliyle,   Kurtuluş savaşında çok daha önemlidir.  Ulaşım ve cephane taşımada kullanılır. Bazen bir tanktır. Bazen bir kamyondur katır. Zaten yokluklar ile mücadele edilen bir dönemdir. Batı cephesinde görevli iken katır ölümleri olur. Devamlı yorulan ve iyi besin alamayan hayvanlar…geceleri yapılan cephane taşımacılığı hayvanları telef eder. Yollar da iyi değildir çünkü. Yine, önemli bir hazırlıkta iken bir katır daha ölür ve buna sinirlenen Yakup Şevki Paşa, ölümleri öğrenmek için araştırma ekibi kurar.

Ekibin başında bir baytar ve birkaç komutan vardır. ‘’Katır neden öldü / ölüyor’’ araştırılacaktır. Katırın görevlileri,  ekip başı Baytara ( veteriner) yalvarır. ‘’ ne olur bizi yakma. Komutanın gazabından bizi kurtar. Biz elimizden geleni yaptık ama yine de ölümüne engel olamadık…..’’)

Herkes üzerine düşen görevi yapar aslında. Gariban köylü her zaman ve her dönemde ne yazık ki fazla bedel ödeyen olmuştur. Durumdan heyetin haberi de vardır. Yukarıların gazının alınması gerekmektedir. Heyet raporunu hazırlar ve komutana sunar :

Raporda yazılanlar….

 ( …..mandibula ve maxibulada  fraktür oluşumu mevcuttur. Vena arter kapaklarında sızıntı mevcuttur. Tetraplegia oluşmuş ve ve gövde hareketi kısıtlanmıştır. Heparda kanlanma olup bünyede Rigor mortis oluşumu ile İnspiriyum durmuştur ve  ex oluşumu oluşmuştur…..)

Paşa raporu okumuştur ve yanına bir not yazmıştır:

-Baytar Efendi: Istılahı fenniyen başında paralansın. Bu katır niye öldü. Anlayacağım dilde, bana ,onu yaz!

Fıkradan Anladıklarımız:

  1. “Sözünü bil, pişir; ağzını der, devşir.” (Türk atasözü) Anlaşılır ve yerinde konuşmak bilgi kadar değerlidir.
  2. “İğneyi kendine, çuvaldızı başkasına batır.” (Türk atasözü) Başkasını suçlamadan önce kendi eksikliğini görmek gerekir.
  3. “Eğri otur, doğru söyle.” (Türk atasözü) Sorunun üzerini örtmek yerine açıkça ifade etmek gerekir.
  4. “Arpa eken buğday biçmez.” (Türk atasözü) Sebebi yanlış kurulan işten doğru sonuç beklenmez.
  5. “Söz var dağa çıkarır, söz var dağdan indirir.” (Türk atasözü) Kullanılan dil çözümün anahtarı olabilir.
  6. “Yarım hekim candan eder, yarım hoca dinden eder.” (Türk atasözü) Eksik bilgi büyük zararlara yol açabilir.
  7. “Kılavuzu karga olanın burnu pislikten çıkmaz.” (Türk atasözü) Yanlış rehberlik yanlış sonuçlar doğurur.
  8. “İşin başı sağlam olursa sonu selamet olur.” (Türk atasözü) Teşhis ve planlama her işin temelidir.
  9. “Sözü eğip bükmek işi bozmak olur.” (Türk atasözü) Gerçekleri karmaşıklaştırmak çözümü geciktirir.
  10. “Her yiğidin bir yoğurt yiyişi vardır.” (Türk atasözü) Her meselenin kendine özgü çözüm yöntemi bulunur.
  11. “Kör taşı taşır, gören yolunu bulur.” (Türk atasözü) Bilgi ancak faydaya dönüştüğünde anlamlıdır.
  12. “Dert anlatılınca hafifler.” (Türk atasözü) Sorunlar açık konuşuldukça çözüm kolaylaşır.
  13. “Kuru kalabalık iş bitirmez.” (Türk atasözü) Rapordan çok işe yarayan sonuç önemlidir.
  14. “Her taş yerinde ağırdır.” (Türk atasözü) Uzmanlık kendi alanında değer kazanır.
  15. “Ağzı laf yapan değil, eli iş yapan makbuldür.” (Türk atasözü) Sonuç üreten bilgi esastır.
  16. “Doğru kapıdan giren eğri çıkmaz.” (Türk atasözü) Şeffaflık güveni artırır.
  17. “Bilene danış, bilenle yarışma.” (Türk atasözü) Ortak akıl başarıyı büyütür.
  18. “Sözün özü, işin gözü.” (Türk atasözü) Gereksiz terimler yerine netlik gerekir.
  19. “Hekimden sual olmaz, ilimden sual olur.” (Türk atasözü) Bilgi sorgulanabilir ve açıklanabilir olmalıdır.
  20. “Sebebi gören, sonucu yönetir.” (Türk atasözü) Kalıcı çözüm nedenleri doğru anlamaktan geçer.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir