133.Ördek mi Örnek mi Olmalı Hocam!
Örnek olmak, ördek olmaktan farklıdır.
Ne ilgisi var! İki kelimeyi birbiriyle buluşturmak mantıksız! diyebilirsiniz.
Örnek olmak; hal, tavır ve davranışlarla doğruyu yaşamak ve yaşatmaktır.
Ördek olmak ise; sığ sularda avlanırken büyük konuşmalar yapıp, hal tavır ve davranışlarına o konuşmayı yansıtmamaktır.
Toplumsal olarak konuşmayı pek bir severiz. Örnek olmaktır (!!!..) hedefimiz.
Her alanda kendi uzmanlıklarımız vardır. Psikolojiyi biliriz. Kişisel sorunları çözeriz. Sosyolojiyi bilir toplumsal sorunları çözeriz. Ekonomiyi siyaseti hatta tıbbı bilir mutlaka kendimize göre mükemmel gördüğümüz önerilerimiz vardır. Din konusunda zaten hepimiz uzmanız.
Bütün bilgilerimiz çoğunlukla sosyal medya kaynaklı olduğu için dayanaktan uzaktır. Azıcık mürekkep yalamış insanla, bizleri bundan dolayı çok kolay kandırabilmektedir.
Konuşmak, kuru gürültü bilmek değildir. İşte bu Ördek olmak deyimiyle anlatılabilir. Ördek olmamak ve örnek olmak için donanımlı olmamız gerekir. Bu donanımlar: okumak, eleştirel düşünmek, Ya böyle değilse…seklinde sorular sormak, bilen insanları dinlemek gibi çoğaltılabilir.
Okumak ta bilmek değildir ama bilmenin kapısını aralamaktır. Soru ve sorunlara kalıcı çözümler bulmaktır okumak. Bu okumadan kastımız elbette diploma sahibi olmak veya makam mevki sahibi olmak da değildir.
Okumak insanın belki de kendini ve kendindeki kirlenmemiş özün arama mücadelesidir. Kirlenmiş ise öz ,onun temizlenme sürecidir. Doğayı, insanı, olay ve olguları inceleme ve sorgulamaktır belki de okumak.
Dinin ilk emrinin ‘’oku’’ olması, arkasından insanı düşünmeye sevk etmesi , İnsanın Olay ve olgulara bakışını ortaya koyar. İşte bunu yapabilen ‘’Örnek insan’’ veya ‘’Ördek insan’’ ayırımını yapabilecek ve sorunlar çözüme kavuşacaktır.
Zaman odur ki
Eskiden ilim tahsili almış bir insanın hırsızlıklarından köylü yakınmaya başlamıştır. Amaç insanı kazanmaktır. Hiçbir insan israf olmamalı mantığıyla değerlendirilir.
Köy ahalisi çözümler üretir, tartışır ve en son düşüncede mutabık kalınır. O çözüm şudur:
”Biz bu hırsızı imam yapalım. Hem namazımızı kıldırsın, hem de çocuklarımıza dini öğretsin. Böylece utanır hırsızlık da yapmamış olur.”
Yeterli tahsili almış olan hırsız, imam yapılır ve sorun köylüye göre çözülmüştür.
…
Yıllar sonra köyden uzaklara yerleşmiş Ali ile haala köyde yaşayan Veli, şehirde karşılaşır ve aralarında şu konuşma geçer:
-Veli Gardaşım! Köyde hırsızlık olayı vardı. Onu imam yapmıştınız. Ne oldu o durum. O tekrar hırsızlık yapıyor mu?
Veli çayını yudumlarken gayet sakin ve bilmiş ve çözüme katkı sağlamış olmanın verdiği rahatlıkla:
-Çok şükür imamımız yirmi yıldır hırsızlık yapmıyor kendisi. Şimdi adam tutuyor. Onlar hırsızlık yapıyor. Parayı bölüşüyorlar. Arada da köylüyü toplayıp ziyafet veriyor çok güzel dini sohbet yapıyor.
Fıkradan Anladıklarımız
- “İmam osurursa cemaat sıçar.” (Türk atasözü) Başta duran kişinin davranışı topluma örnek olur; iyi de olsa kötü de olsa etkisi büyüktür.
- “Balık baştan kokar.” (Türk atasözü) Yönetim ve öncülük makamlarındaki bozulma zamanla tabana yayılır.
- “Emanet ehline verilir.” (Hadis) Görev ve makam, sadece bilgili değil aynı zamanda güvenilir olana verilmelidir.
- “Âlimin dediğini yap, yaptığını yapma.” (Türk atasözü) Söz ile davranış arasında tutarlılık şarttır.
- “Davulun sesi uzaktan hoş gelir.” (Türk atasözü) Görünüşte saygın olan her kişi gerçekte örnek olmayabilir.
- “İş bilenin, kılıç kuşananın.” (Türk atasözü) Liyakat makamı değerli kılar, makam kişiyi değil.
- “Körle yatan şaşı kalkar.” (Türk atasözü) Yanlış örnekler toplumun ahlakını bozar.
- “Kılavuzu karga olanın burnu pislikten çıkmaz.” (Türk atasözü) Yanlış rehberlik insanı yanlış yola sürükler.
- “Doğru söz acıdır.” (Türk atasözü) Yanlışı normalleştirmek yerine açıkça görmek gerekir.
- “Yalancının mumu yatsıya kadar yanar.” (Türk atasözü) Hile ve sahte görünüş uzun süre gizli kalmaz.
- “Ne ekersen onu biçersin.” (Türk atasözü) Toplum hangi insanı örnek alırsa onun sonucunu yaşar.
- “Söz başka, öz başka olmasın.” (Türk atasözü) İnanç ve ahlak ancak davranışla anlam kazanır.
- “Oku emri ilk kapıdır.” (Ayet meali) Bilgiye ulaşmanın yolu sorgulama ve öğrenmeden geçer.
- “Bilmemek ayıp değil, öğrenmemek ayıp.” (Türk atasözü) İnsan sürekli kendini geliştirmelidir.
- “Soran yanılmaz.” (Türk atasözü) Sorgulayan toplum kandırılmaya daha az açıktır.
- “Her sakallıyı deden sanma.” (Türk atasözü) Görünüşe göre güven oluşturmak yanıltıcı olabilir.
- “Hırsıza kilit dayanmaz.” (Türk atasözü) Sorun kişinin makamında değil karakterindedir.
- “Kötü örnek tez yayılır.” (Türk atasözü) Yanlış davranışlar toplumda hızlıca normalleşir.
- “Güven bir kez kırılırsa zor onarılır.” (Türk atasözü) Toplumun inanç ve kurumlara olan güveni hassastır.
- “Örnek olan iz bırakır, ördek olan iz sürer.” (Türk hikmet sözü) Gerçek rehberlik yaşantıyla olur, sözle değil.
Metin KOCA
