163.Ya Köpek Havlarsa…Avukat Bey, Kurtar Beni!

163.Ya Köpek Havlarsa…Avukat Bey, Kurtar Beni!

Günümüz dünya insanı, yüzyüze gelip dert ve sıkıntılarını paylaşmada sorun yaşıyor. Bunun yanında güzellikleri de doyasıya birlikte yaşayamıyor. O kadar çok meşguliyetlerimiz var ki, çoğu gereksiz aslında. Buna zaman yok. Sadece zamana bağlamamak lazım belki de. Kişisel kuruntularımız da bizleri bir araya getirmeye en büyük engel. Bu kuruntularımıza, yaşadıklarımız, şüpheler ve modern zaman sıkıntıları da eklenince yalnızlıklar  girdaba dönüşüyor. Hiçbir şey beklentimizi karşılamıyor. Karşılayamaz da. Çünkü sorun karşımızdakinde değil, bizdedir. Karşımızdakinin de bizden bir farkı yoktur aslında…

Bizler onları direkt sorgularız. Empati yapmayı sadece tavsiye ederiz. Ama biz yapmayız. Belki biz, sorguladıklarımızdan daha kötü durumdayız.

Zaman Odur ki;

Telaşlı bir şekilde,  Avukat olan Temel’in odasına girdi.

-Avukat bey! Kurtar beni. Ben şimdi ne yapacağım. Hapiste zaman nasıl geçer!

-Ne oldu İdris Bey.

-Komşum tatile gidecekmiş!

-İyi de bundan sana ne. İstediği yere gidebilir.

-Olur mu? Onun evde bir köpeği var ve o köpeği evde bırakacakmış.

-Olabilir!

-Anlatamadım galiba! Avukat Bey, o köpek evde havlar. Ben rahatsız olurum. Dayanamam havlamalarına. Komşumun kapısını kırar, içeri girerim. Köpeğe zarar veririm veya onu dışarı serbest bırakırım. Komşum tatilden dönüşte durumu öğrenir, tartışırız. Ben onun kaba konuşmasına dayanamam. Ona zarar verir, onu öldürürüm. Ben şimdi katil oldum. Ne yapayım. Hapishanede zaman geçmez. 5 kişilik yerde 15 kişi kalıyormuş orada. Ben oraya dayanamam. Ne olur kurtar beni!

Olayın hayal ürünü olduğunu düşünen, ve anlayan Avukat olan Temel der ki:

-İdris Bey, senin olay benim yaşadığım olaya çok benziyor:

“Benim, bir gün dağ başında arabamın tekeri patladı. Kriko yok ki, tekerleği değiştireyim. Saatlerce yürüdüm. Uzakta bir ışık gördüm. Yardım veya kriko almak için oraya gitmeye karar verdim. Oraya giderken şöyle düşündüm. O evden kriko isterim. Onlar, emanet vermez, satmak ister ve 1000 tl ister. Ben de pazarlık isterim. En fazla 500 e iner. Ben 300 den fazla vermem. O inmez. Başlarız kavgaya. Ailesi jandarma çağırır ve sıkıntı yaşarız. Ben bunları düşünürken kapı ziline bastım. Başımı belaya sokmamak için, yukarıdan “kim o” diyen adama : Krikonda senin olsun paran da senin olsun. Ona biraz daha bağırdım, çağırdım. Döndüm geri. Adam arkamdan konuştu biraz. Ama ben bir şey demedim. Sabrettim.

Geri geldim. Üç gün arabada bekledim. Oradan ayrılmadım. Ben eve gitmeyince, jandarma beni buldu. O günden bu güne arabaya da binmiyorum teker patlar diye”

Sen sakin ol. Rahat ol İdris Bey. Olay henüz olmamış. Az bir ceza ile seni bu cinayetten kurtarırız…

(Bunları dinleyen sekreter, İdris Bey ve Temel Bey’e acil koduyla psikiyatristen randevu aldı.)

Fıkradan Anladıklarımız:

  1. “Kuruntu dağdan büyük olur.” (Anadolu sözü) — İnsan bazen yaşanmamış olayları zihninde büyüterek kendini tüketir.
  2. “Evham, aklın düşmanıdır.” (Yöresel Anadolu sözü) — Aşırı şüphe sağlıklı düşünmeyi engeller.
  3. “Olmamış işe hüküm verilmez.” (Türk atasözü) — Gerçekleşmemiş olaylar üzerinden kesin sonuçlara varmak yanlıştır.
  4. “Korkunun ecele faydası yoktur.” (Türk atasözü) — Sürekli kötü ihtimalleri düşünmek sonucu değiştirmez.
  5. “Kendi düşen ağlamaz.” (Türk atasözü) — İnsan bazen kendi kuruntularının kurbanı olur.
  6. “Dağ fare doğurdu.” (Türk atasözü) — Zihinde büyütülen sorunlar çoğu zaman gerçekte küçüktür.
  7. “Sabreden derviş muradına ermiş.” (Türk atasözü) — Acele öfke ve kuruntu yerine sabır çözüm getirir.
  8. “Her duyduğuna, her düşündüğüne inanma.” (Türkmen sözü) — Zihin her zaman gerçeği yansıtmaz.
  9. “Gönül neyi düşünürse göz onu görür.” (Tasavvuf geleneği) — İç dünyası karışık olan kişi çevresinde de sorun görür.
  10. “İyi bakarsan iyi görürsün.” (Anadolu sözü) — Bakış açısı, yaşananların anlamını belirler.
  11. “Dert paylaştıkça azalır.” (Türk atasözü) — Sağlıklı iletişim zihinsel yükü hafifletir.
  12. “Kendi evini süpür, komşunun tozuna bakma.” (Yörük sözü) — Başkalarının hayatına odaklanmak yerine kişi önce kendine dönmelidir.
  13. “Boş kafa şeytanın değirmenidir.” (Türk atasözü) — Zihni gereksiz düşüncelerle doldurmak insanı yorar.
  14. “Öfkeyle kalkan zararla oturur.” (Türk atasözü) — Anlık tepkiler büyük pişmanlıklara dönüşebilir.
  15. “Şüphe, dostu düşman eder.” (Azeri sözü) — Temelsiz kuşkular ilişkileri bozar.
  16. “Bir fincan sabır, bir çuval akıldan iyidir.” (Karadeniz yöresi) — Sakin kalmak çoğu zaman en doğru çözümdür.
  17. “Zihin bulanırsa dünya da bulanır.” (Yöresel Anadolu sözü) — İç huzursuzluk dış dünyayı olduğundan kötü gösterir.
  18. “Her kapıyı çalan bela değildir.” (Anadolu sözü) — Olasılıkları hemen felakete yormamak gerekir.
  19. “Akıl akıldan üstündür.” (Türk atasözü) — Dertleşmek faydalıdır; ancak doğru kişiyle konuşmak önemlidir.
  20. “Kendini bilen, dünyayı doğru okur.” (Türk-İslam irfan geleneği) — İnsan kendi iç dünyasıyla barışmadan dış dünyada huzur bulamaz.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

2 Yorumlar

  1. an da olmak demek, şu an tamda oldupun zamanda ve yerde güvende ve huzurda isen 5 dakika sonrası için kaygı gütmeden yaşamak demektir. An da kalalım, Z an da değil:=)

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir