136.Biz Burada Delilikten Yatıyoruz, Salaklıktan Değil !

salaklık

136.Biz Burada Delilikten Yatıyoruz, Salaklıktan Değil !

Ne yazık ki imkanlar insanlara eşit dağıtılmıyor. Yanlış yönetimler bu eşitsizliği daha fazla artırıyor.

Coğrafya kader midir ? İnsanın nerede doğduğu, hangi ortamda büyüdüğü, hangi imkanların O’na verilip verilmediği kader midir tartışıla dursun.

Bizler zeki insanları ne yazık ki kafeslere koymayı, farklı düşünen insanlara deli demeyi akıllılık olarak görmüş  garip insanlarız. Acaba senin sahip olduğun imkanlar, başkasında olsa ne olurdu? diye sormak gerekiyor çoğu zaman.

Ülkeleri az sayıdaki farklı insanlar geliştirir. Bu insanları bulup, değerlendirmek, Onların farklılıklarını kabullenmek gelişebilmenin ön şartı olmaktadır.  Aynı düşünceyi taşımak sadece robotların ve robot gibi yetiştirilenlerin özelliği olduğunu unutmamak gerekir.

Zaman Odur ki

Çok okumuş, az bilmişin birisi, arabasını almış, müziği açmış, keyifli keyifli yolculuk yapıyordu. Ne yolda ki,  su birikintilerine dikkat ediyor, ne de yaşlılara ve çocuklara. Sokaklarda zikzaklar yaparak ilerliyordu. Bir anda araba yalpalamaya başladı. Arabayı bir süre daha gidince kenara çekti . İndi. Ne görsün !. Arabanın tekerinin birisi düşmüş. Geride yol kenarında duruyor…

Sinirli hareketlerle geri gitti, zor bela tekeri getirdi, arabadaki ıslak mendille ve kolonya ile defalarca ellerini temizledi. Orada kara kara düşünürken, tel örgüler içinde, güneşe doğru yere uzanmış adama, selam verip, saatinin olup olmadığını sordu.

Bunu duyan adam hemen kalktı. Binaya gitti.  Kağıt, kalem, cetvel ,gönye getirdi. Kısa süre içinde titizlikle güneşin açısını gölge boyunu ölçtü ve şöföre dönerek:

-Saat şuan tam olarak 4: 18 geçiyor dedi

Şöför hayretler içerisinde kaldı. Okumuş çocuk, eleştirmeden yapamazdı.

-Güneş varken ölçümü yaptınız. Ya güneş yok iken ve geceleyin zamanı nasıl hesaplarsınız veya öğrenirsiniz deyince, tel örgüler içinde yine güneşe doğru oturmuş  kemiklerini ısıtan adam ; Şoföre döner kolunu açar ve :

-O zaman da kolumdaki bu saate bakar öğrenirim deyince, Okumuş ve arabasıyla hava atan genç şaşkın kalmıştır. Telefonunu alır, ancak şebekenin çekmediğini anlar. O kadar da para veriyoruz bu hatlara. Lazım olan yerlerde çekmez. Bir kaç küfür sallar ve telefonu arabaya fırlatır. Orada ileri geri dolanmaya başlar. Başka araba da gelmez.

Şoför ne yapacağını kara kara düşünürken, Üçüncü kattan bir adam, O’na seslenir.

Hey! Şöför! 

Binaya bakar: Deliler hastanesidir. ve  bir adam kendisine sesleniyor. Korkmaya başlar. Yapacak bişey de yoktur. Başını kaldırırve sesin sahibine :

-Buyrun, Bana mı seslendiniz.

-Tabiikii sana seslendim senden başka adam mı var orada. Diğer tekerlerden birer bujiyi sök Kopan tekere tak. üçer Somun seni en yakın lastikçiye kadar götürür.

Şoför hayretler içinde seslenir.

Sizleri nasıl buraya hapsetmişler anlamıyorum deyince, bahçedeki güneşlenen adam sırtı dönük bir şekilde  cevap verir:

-Bizler Akıl hastasıyız, senin gibi salak değiliz!

Fıkradan Anladıklarımız

  1. “Akıl yaşta değil baştadır.” (Türk atasözü) Bilgelik diploma ve görünüşten değil, doğru düşünmeden gelir.
  2. “Çok okuyan mı bilir, çok gezen mi? Çok yaşayan bilir.” (Türk atasözü) Hayat tecrübesi teorik bilgiyi tamamlar.
  3. “Aklın yolu birdir.” (Türk atasözü) Çözüm çoğu zaman sade düşünmede saklıdır.
  4. “Her sakallıyı deden sanma.” (Türk atasözü) Görünüş ve unvan insanın gerçek değerini göstermez.
  5. “Deliye her gün bayram.” (Türk atasözü) Toplum çoğu zaman farklı olanı kolayca etiketler.
  6. “Akıllı düşman, deli dosttan iyidir.” (Türk atasözü) Sağduyu ve çözüm odaklı düşünce her zaman kıymetlidir.
  7. “İş bilenin, kılıç kuşananın.” (Türk atasözü) Pratik bilgi, gerektiği anda hayat kurtarır.
  8. “Bir bilen, bin bilmeyene bedeldir.” (Türk atasözü) Doğru fikir bazen tek bir kişiden çıkar.
  9. “Her deli sözünde bir hikmet vardır.” (Türk atasözü) İnsanları görünüşlerine göre küçümsememek gerekir.
  10. “Acele işe şeytan karışır.” (Türk atasözü) Dikkatsizlik ve gösteriş insanı hataya sürükler.
  11. “Göz var izan var.” (Türk atasözü) İnsan çevresini ve sorumluluğunu fark etmelidir.
  12. “Ayağını yorganına göre uzat.” (Türk atasözü) İmkân ve bilgi doğru kullanılmalıdır.
  13. “İnsan hata yapar, akıllı ders çıkarır.” (Türk hikmet sözü) Önemli olan yanlıştan öğrenmektir.
  14. “Kılavuzu karga olanın burnu pislikten çıkmaz.” (Türk atasözü) Yanlış düşünce ve kibir insanı çıkmaza sokar.
  15. “Her işin bir ehli vardır.” (Türk atasözü) Bilgiye ve uzmanlığa değer verilmelidir.
  16. “Küçük akıl büyük başı yorar.” (Türk atasözü) Basit çözümü görememek gereksiz yük oluşturur.
  17. “Bir musibet bin nasihatten iyidir.” (Türk atasözü) Yaşanan aksilikler insana en iyi öğretmendir.
  18. “İnsan insana ayna olur.” (Türk atasözü) Başkalarının bakışı çoğu zaman kendi eksikliğimizi gösterir.
  19. “Kibir aklın düşmanıdır.” (Türk hikmet sözü) Kendini üstün görmek doğruyu görmeyi engeller.
  20. “Akıl nimeti doğru kullanılırsa berekettir.” (Türk atasözü) Farklı düşünceler topluma gelişim sağlar.

Şu Yazıya da Bakabilirsiniz

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk!

3.Bir Keselik Vicdan, Bir Keselik Hukuk !   Bir memlekette hukuk terazisi şaşarsa, adalet terazisiyle …

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir